Kırklareli'nde yaşayan Kadriye Şendir, 11 Eylül 1989 tarihinde işe başladığını ve işe giriş bildirgesinin verildiğini belirterek bir günlük çalışmasının tespiti ile bu tarihin tüm sigorta kolları açısından başlangıç sayılması talebiyle 2016 yılında SGK aleyhine dava açtı. Yerel mahkemenin davayı kabul etmesi ve istinafın onamasına rağmen dosya Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'ne taşındı. Yargıtay, o dönemdeki el halıcılığı dokuma işlerinin uzun vadeli sigorta kapsamında olmadığını belirterek kararı bozdu. Bozma kararına uyan yerel mahkeme, davanın reddine karar verdi ve karar Yargıtay tarafından onandı.
Aynı işi yapanların davaları kabul edildi
Yargılama sürecinde Kadriye Şendir, kendisiyle aynı işyerinde ve aynı koşullarda çalışan diğer kişilerin açtığı davaların kabul edildiğini ve bu kararların Yargıtay tarafından onandığını belgeleriyle mahkemeye sundu. Ancak ne yerel mahkeme ne de Yargıtay, başvurucunun sunduğu emsal kararların neden kendi davasında geçerli sayılmadığına dair gerekçeli bir açıklama yapmadı.
AYM: "Emsal kararlar gerekçesiz görmezden gelinemez"
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, davanın sonucunu doğrudan etkileyebilecek nitelikteki emsal kararların ve itirazların mahkemelerce açıklığa kavuşturulmamasını "gerekçeli karar hakkının ihlali" olarak değerlendirdi. Oy birliğiyle alınan kararda, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği belirtilerek dosya yeniden yargılama yapılmak üzere Kırklareli İş Mahkemesi’ne gönderildi. AYM ayrıca başvurucuya 40 bin 487 TL yargılama gideri ödenmesine hükmetti.
Karar ne anlama geliyor?
Resmî Gazete'de yayımlanan karar, emeklilik için kritik öneme sahip sigorta başlangıcı davalarında mahkemelerin emsal kararları gerekçesiz şekilde reddedemeyeceğini ortaya koydu. Karar doğrudan sigorta başlangıcını değiştirmese de, benzer koşullarda çalışan kişiler hakkında verilmiş farklı yargı kararlarının mahkemelerce detaylı ve gerekçeli bir şekilde değerlendirilmesini zorunlu kılıyor.





