Orta Doğu’da tırmanan gerilim piyasaları sarsarken yatırımcıların ilk refleksi yine altın fiyatları oldu. Ancak bu kez tablo alışılmışın dışında gelişti. İsrail, ABD ve İran arasında başlayan çatışmaların bölge geneline yayılmasıyla güvenli liman talebinin artması beklenirken, 3 Mart 2026 Salı günü altın cephesinde sert bir geri çekilme yaşandı.
Uluslararası piyasalarda ons altın yüzde 1’in üzerinde düşüşle 5.277 dolar seviyesine gerilerken, yurt içinde gram altın 7.178 TL bandına kadar çekildi. Küresel kriz dönemlerinde yükseliş eğilimi gösteren altının neden bu kez ters yönde hareket ettiği sorusu yatırımcıların gündemine oturdu.
Kar satışları devreye girdi
Piyasa uzmanlarına göre düşüşün ilk nedeni, savaş ihtimalinin günler öncesinden fiyatlanmış olması. 28 Şubat’ta başlayan saldırıların ardından altın hızlı bir yükseliş gösterdi. Ancak fiyatların kısa sürede zirve seviyelere ulaşması, yatırımcıları kâr realizasyonuna yöneltti.
Jeopolitik riskin artmasıyla birlikte yukarı yönlü hareket eden değerli metaller, beklentinin gerçekleşmesiyle birlikte satış baskısıyla karşılaştı. Yani piyasa, “haberi al, yükselt; gerçekleşince sat” refleksi gösterdi.
Dolar güç kazandı
Altındaki düşüşün bir diğer önemli nedeni ise ABD doları. Savaş gibi küresel kriz anlarında yatırımcıların yöneldiği iki temel güvenli liman bulunuyor: altın ve dolar. Son gelişmelerde dolar endeksinin güç kazanması, altın üzerinde baskı oluşturdu.
Bölgesel savaşın enerji fiyatları ve enflasyon üzerinde yukarı yönlü risk yaratabileceği beklentisi, ABD Merkez Bankası’nın faiz politikalarına ilişkin öngörüleri değiştirdi. Daha yüksek faiz ihtimali, doları cazip hale getirirken, faiz getirisi olmayan altının cazibesi görece zayıfladı.
Bu durum, özellikle kısa vadeli pozisyonlarda altından çıkışı hızlandırdı.
Kapalıçarşı’da makas açıldı
Yurt içinde ise tablo daha da çarpıcı. Kapalıçarşı altın fiyatları ile bankalararası piyasa arasında ciddi fark oluştu. Gram altın 7.178 TL seviyelerine gerilerken, Kapalıçarşı’da satış fiyatı 7.641 TL’ye kadar çıktı.
Çeyrek altın 12.474 TL, yarım altın 24.933 TL, tam altın ise 49.631 TL’den işlem görüyor. Makas aralığındaki genişleme, piyasadaki oynaklığın bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlar temkinli konuşuyor
Piyasalardaki yüksek volatiliteye dikkat çeken uzmanlar, altındaki geri çekilmenin kalıcı olup olmayacağı konusunda net bir görüş birliği içinde değil. Finans analisti İslam Memiş, ons tarafında yükseliş görülürken gram altındaki geri çekilmeyi talep zayıflığına ve panik alımlarının azalmasına bağlıyor. Memiş’e göre düşüşler kalıcı olmayabilir.
Ekonomist Tuna Kaya ise teknik seviyelere işaret ediyor. Kaya, 5.255 dolar seviyesinin önemli bir destek noktası olduğunu, ana desteğin ise 5.150 dolar bandında bulunduğunu belirtiyor. Bu seviyelerin üzerinde kalındığı sürece yükseliş trendinin devam edebileceğini savunuyor.
Enflasyon ve faiz beklentisi etkili
Uluslararası finans çevreleri de düşüşü farklı bir açıdan yorumluyor. Commerzbank analisti Thu Lan Nguyen, piyasanın Ortadoğu’daki savaşın yaratabileceği enflasyon baskısına daha fazla odaklandığını ve bunun faiz beklentilerini yukarı çektiğini belirtiyor.
Yükselen faiz beklentisi, dolar endeksini desteklerken altın fiyatlarını baskı altında bırakıyor. Bu durum, yatırımcıların kısa vadede pozisyonlarını yeniden gözden geçirmesine neden oldu.
Savaşın seyri belirleyici olacak
Jeopolitik tansiyonun seyri, altının yönünü tayin edecek en önemli unsur olmaya devam ediyor. Enerji hatları, petrol fiyatları ve küresel ticaret akışındaki olası aksamalar piyasaların odağında.
Uzmanlar, belirsizliğin sürdüğü dönemlerde ani yön değişimlerinin yaşanabileceği uyarısında bulunuyor. Kısa vadeli sert düşüşlerin ardından yeniden yukarı yönlü hareketlerin gelmesi ihtimal dahilinde görülüyor.
Altın cephesinde yaşanan bu geri çekilme, savaş dönemlerinde dahi piyasa dinamiklerinin tek yönlü işlemediğini bir kez daha gösterdi.