İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın sermaye piyasasındaki işlemlere yönelik yürüttüğü fon soruşturmasında dikkat çeken bir karar alındı. Eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya, savcılık sorgusunun ardından sevk edildiği nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Soruşturma dosyasında, Özata Denizcilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (OZATD) hisselerinde gerçekleştirilen işlemler ile Tera Grubu'yla kurulan bağlantılara ilişkin tespitler öne çıktı.
Adliyede saatler süren ifade işlemleri
Soruşturma kapsamında yeniden ifadeleri alınmak üzere çağrılan Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül, saat 11.00 sıralarında İstanbul Adliyesi'ne geldi. Üç ismin savcılıktaki işlemleri akşam saat 20.00 sıralarında tamamlandı. Kaya'nın savcılık ifadesinin yaklaşık 2 saat 15 dakika sürdüğü öğrenildi. Savcılık, Kaya'yı "Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlamalarıyla tutuklanması talebiyle hakimliğe gönderdi.
Eşi ve eski SPK Başkanı serbest bırakıldı
Aynı dosyada şüpheli sıfatıyla ifadelerine başvurulan İlyas Kaya ve eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında ise adli kontrol uygulanması istendi. Nöbetçi hakimlik, iki ismin adli kontrol tedbirleriyle serbest bırakılmasına karar verdi.
Sevk yazısında OZATD hisselerine dikkat çekildi
Fatma Betül Sayan Kaya hakkında hazırlanan tutuklamaya sevk yazısında, Özata Denizcilik hisselerinde gerçekleştirilen alım ve satım işlemlerine ilişkin değerlendirmelere yer verildi. Yazıda, SPK tarafından hazırlanan raporda Kaya'nın kamuya henüz açıklanmamış, sermaye piyasası aracının fiyatını veya yatırımcıların kararlarını etkileyebilecek nitelikte bilgilere sahip olduğuna ilişkin tespitlerin bulunduğu belirtildi. Hisse hareketleri ve Kamuyu Aydınlatma Platformu'ndaki sermaye ve ortaklık yapısına ilişkin kayıtların incelenmesi sonucunda, Tera Grubu bünyesindeki şirket ve fonların OZATD hisselerinde yoğun alım yaptığı kaydedildi.
Tera Grubu yöneticileriyle görüşmeleri dosyada
Sevk yazısına yansıyan ifadelere göre Kaya, Tera Grubu yöneticilerinden Erdin Özel'i önceden tanıdığını, hisse yatırımı sürecinde de aralarındaki görüşmelerin devam ettiğini anlattı. Kaya'nın Tera Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ile de görüştüğünü söylediği aktarıldı. Ayrıca Tera Grubu bünyesinde yatırım hesabı açtığının, dosyadaki işlem kayıtları ve beyanlarla doğrulandığı belirtildi.
Kritik tarih: 16 Eylül 2026
Soruşturmanın önemli başlıklarından birini, Kaya'nın hisse satışının zamanlaması oluşturdu. Sevk yazısında, OZATD hisselerindeki yükselişin Nisan 2026'da başladığı, fiyat hareketlerinin ise Eylül ayında düşüş yönüne döndüğü ifade edildi. Kaya'nın hisseleri Nisan ayında satın aldığı, satış işlemini de fonlarla ilgili tasfiye kararının alınmasından bir gün önce, 16 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirdiği kaydedildi. Hisselerin borsada doğrudan satılmak yerine virman yoluyla Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş.'ye aktarıldığı ve satış bedelinin aynı gün Kaya'nın hesabına yatırıldığı belirtildi.
Normal takas süresi beklenmedi
Sevk yazısında, OZATD hissesindeki işlemlerin normal koşullarda T+2 takas sistemine tabi olduğuna dikkat çekildi. Bu sistemde satıştan elde edilen tutar iki iş günü sonunda kullanılabilir hale gelirken, Kaya'nın hisselerinin T+0 olarak ifade edilen aynı gün valörlü işlemle devredildiği aktarıldı. Dosyadaki tespitlere göre hisse bedeli, virman işleminin yapıldığı gün Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş. tarafından Kaya'nın hesabına aktarıldı. Savcılık, bu işlemin fonların tasfiyesine ilişkin kararın hemen öncesinde yapılmasını soruşturma açısından önemli buldu.
Savcılıktan bilgiye dayalı işlem şüphesi
Sevk yazısında, Kaya'nın Tera Grubu yöneticileriyle temasları, ilk kez borsa yatırımı yapmasına karşın yüksek tutarlı işlem gerçekleştirmesi ve hisse satışının zamanlaması birlikte değerlendirildi. Savcılık, bu unsurlardan hareketle Kaya'nın hisse fiyatındaki hareketleri ve fonların tasfiyesine ilişkin kararı önceden bilerek işlem yaptığı yönünde şüphe bulunduğunu ileri sürdü. Söz konusu değerlendirmeler soruşturma makamlarının iddialarını oluştururken, isnat edilen suçlar hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunmuyor.




