İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Tunç Soyer, cezaevinden kaleme aldığı mektup ile kent kamuoyuna seslendi. Buca Kırklar'da bulunan İzmir 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu B/63 koğuşundan İzmirlilere mesaj ileten Soyer, son dönemde kent genelinde yaşanan siyasi sarsıntıların halk üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Yaşanan gelişmelerin kendisi için bir sürpriz olmadığını ifade eden Soyer, İzmirlilerin büyük çoğunluğunun bu tabloyu beklenmedik karşıladığını ve oylarının çalındığı duygusuna kapıldığını belirtti. Kent genelinde demokrasi, sandık ve genel manada siyasete olan inancın yıpranma noktasına geldiğinin farkında olduğunu vurgulayan tecrübeli siyasetçi, bu durum karşısında teslim olmamak gerektiğinin altını çizdi.

Siyasi mücadelenin ve toplumsal sorumluluğun kaçınılmazlığına dikkat çeken Soyer, mesajında ünlü Roma İmparatoru ve filozof Marcus Aurelius'un "Hayat başımıza gelenlerden ibaret değildir, onlara verdiğimiz tepkilerle şekillenir" sözüne atıfta bulundu. İçinde bulunulan karamsar tablo karşısında her bir yurttaşın ne yapabileceğini derinlemesine düşünmesi gerektiğini ifade eden eski başkan, umutsuzluğa kapılmak yerine aktif yurttaşlık ve toplumsal irade bilincinin devreye sokulması gerektiğini savundu. Kent halkının sandığa ve demokrasiye olan inancını yeniden kazanabilmesi adına ortak bir aklın ve duruşun sergilenmesi gerektiği mesajını verdi.

Soyer'in sosyal medya hesabından yayınladığı mesajı şöyle:

"Değerli dostlar,

Son günlerde İzmir’de yaşanan büyük sarsıntının, her ne kadar benim için sürpriz olmasa da, İzmirlilerin büyük çoğunluğu için beklenmedik olduğunu biliyorum. Büyük çoğunluk oylarının çalındığını düşünüyor. Bu sarsıntının İzmir’e, demokrasiye, sandığa hatta genel olarak siyasete inanç ve güveni yok etme noktasına geldiğinin de farkındayım. Ama görüyoruz ki biz bıraksak siyaset bizi bırakmıyor. Marcus Aurelius’un dediği gibi; hayat başımıza gelenlerden ibaret değildir, onlara verdiğimiz tepkilerle şekillenir.

Kısacası bu tablo içinde ne yapılabileceğini her birimizin düşünmesi lazım. Bu çerçevede iki dileğimi sizlerle de paylaşmak istiyorum.

Biri İzmir Büyükşehir Belediyesi çalışanları diğeri tüm İzmirliler ile ilgili.

Okullar yarın da tatil edildi!
Okullar yarın da tatil edildi!
İçeriği Görüntüle

İzmir Büyükşehir Belediyesi uzun yıllar muhalif belediye başkanları tarafından yönetilmiştir. Belediye kadroları işte bu bilinçle, en iyi hizmeti üretme sorumluluğuyla pişmiş insanlardır. Çeşitli imkansızlıklar ve sorunlar nedeniyle işleri daima zor olmuş ama gayretleri ve onurlarıyla bunların altından kalkmayı başarmışlardır. Her koşulda en kaliteli hizmeti üretme kültürü biraz da bu zorluklar nedeniyle Türkiye’ye örnek bir yerel yönetim modeline dönüşmüştür. Pandemide, depremde bu modelin en güzel örneklerini sergileyen her bir emekçi için duyduğum gururu hayatımın sonuna kadar unutmayacağım. İşte bu emekçilerin ürettiği hizmetin takdiri de İzmirlilerin oy tercihlerinde daima rol oynamıştır.
2,5 yıldır uğradıkları haksızlıkları, baskıları görüyorum. Dilerim bundan sonra bu kültürün ve onun uygulayıcısı olan kadroların kıymeti bilinir. İzmirliler bu deneyimli kadroların hizmetinden mahrum edilmez.

İkinci dileğim İzmirliler için.
Yürürlükteki yerel yönetim mevzuatı, büyükşehir meclisine belediye başkanından daha güçlü yetki ve sorumluluklar yükler. Bilindiği gibi meclis 30 ilçenin meclis üyeleri arasından seçilerek gelmiş üyelerden oluşur. Büyükşehir nezdinde seçildikleri ilçelerin hakkını ve hukukunu korumak en çok onların sorumluluğundadır. Şimdi bu sorumluluk bir kat daha artmıştır. Her birinin hem kendi ilçelerine hem de İzmir’e ve İzmir Duruşuna sahip çıkacaklarından hiç kuşkum yok. Ancak yine de, İzmirliler hangi ilçede yaşıyorlarsa, o ilçenin büyükşehir meclis üyelerinin iradesinin kendilerini temsil sorumluluğu taşıdığını hatırlatmalı, belki de bu iletişimi temin için yeni koordinasyon mekanizmaları geliştirmelidirler.

Demokrasi belki de zorluklarla mücadele edilerek güçlendiğinde daha faydalı daha değerli bir yönetim biçimine dönüşür. İzmirlilerin bunun için ellerinden geleni yapacağına inanıyorum. Zaten elden gelen bir şey varsa umuda da daima yer vardır. İzmirlilerin daha güzel bir İzmir umudunu kaybetmemesini diliyorum.

Zaten çoğu gitti azı kaldı..!

Yarın sabah, Aliağa Şakran Cezaevinde saat 10’da duruşmam var. Vicdanım rahat, sizlerle kavuşacağım günü bekliyorum.

Selam sevgi ve saygılarımla,
Sağlıcakla kalın.

#cogugittiazikaldi

İzmir 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli, Ceza İnfaz Kurumu - Koğuş B/63, Buca - Kırklar"

Kaynak: HABER MERKEZİ