İzmir'in eski Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in avukatları, kentsel dönüşümde kooperatifçilik modeli gerekçesiyle açılan ve birden fazla dosyaya bölünerek sürdürülen yargı süreçlerine tepki gösterdi. Soyer hakkında ilk günden bu yana suç kastını gösterir somut bir varsayım ortaya konulmadığı ve tek kuruş haksız kazanç sağlamadığının MASAK verileriyle kanıtlandığı hatırlatıldı.
"Yedek tutuklama ve yedeğin yedeği uygulaması"
Tunç Soyer'in kooperatifçilik modeli davasında 5 Ocak 2026 tarihinde tahliye olduğu hatırlatılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Ancak tahliyesinden yalnızca 5 gün önce, tahliyesini önlemek için, kooperatiflerin iç işleyişine ilişkin olduğu için ilk davadan ayrılan dosyadan yeniden tutuklanmış yani yedek tutuklama yapılmıştı. Ardından bu dosyadan ayrılan başka bir kooperatifin iç işleyişine ilişkin bir dosyadan da yedek tutuklamanın yedeği olarak tutuklandı."
İkinci dosyada hazırlanan 523 sayfalık iddianamede Soyer hakkında yalnızca bir paragraf yer aldığı ve herhangi bir suç isnat edilmediği belirtilirken, mahkemenin buna rağmen tutukluluk halinin devamına karar verdiği vurgulandı. Üçüncü yani "yedeğin yedeği" olan dosyanın iddianamesinin ise hâlâ yazılmadığına dikkat çekilerek, Soyer'in yeni açılacak olası bir tahliye durumunda bile bu dosya yüzünden cezaevinden çıkamayacağı ifade edildi.
"Hukuki ya da mantıklı bir açıklaması yoktur"
Tüm dosyaların içeriğinin aynı olduğu ve Soyer'in 1 Temmuz 2025'teki emniyet sorgusunda verdiği ifadelerin hâlâ geçerli olduğu belirtilen açıklamada, "Tüm dosyalar 2 yıldır açık. Birinden tahliye olmuşken, diğerinde iddianame yazılmışken bir diğerinde iddianamenin dahi yazılmamış olmasının hukuki ya da mantıklı bir açıklaması yoktur. O nedenle 'yedeğin yedeği' üçüncü tutukluluk dosyasında da iddianame düzenlenmesini bekliyoruz" denildi.
Kooperatifçiliği desteklemenin suç sayılmasının mümkün olmadığını savunan avukatlar, yargı süreçlerinin uzatılarak dosyaların türetildiğini ve Soyer ile sevenlerine zulmedildiğini öne sürdü. Açıklamanın sonunda hukuksuz sürecin son bulması ve Tunç Soyer'in derhal tahliye edilmesi talep edildi.




