Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından uzun süredir büyük bir gizlilik içerisinde sürdürülen adli takip, Emniyet Genel Müdürlüğü ekiplerinin eş zamanlı operasyonlarıyla somut bir aşamaya taşındı. Kamuoyunda Süleymancılar olarak bilinen dini yapılanmaya ve bu yapının finansal kanatlarına yönelik başlatılan soruşturmada düğmeye basıldı. Başkent merkezli yürütülen ve aralarında megakentlerin de bulunduğu 17 farklı ilde gerçekleştirilen şafak operasyonlarında, cemaat lideri Alihan Kuriş ile birlikte toplam 49 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Güvenlik güçlerinin belirlenen adreslere düzenlediği baskınlarda Alihan Kuriş ve örgüt hiyerarşisinde üst düzey konumda bulunduğu iddia edilen 37 kişi yakalanarak gözaltına alındı. Emniyet birimlerindeki üç günlük ifade alma, sorgu ve çapraz inceleme süreçlerinin ardından adliyeye sevk edilen cemaat lideri, çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklanarak cezaevine teslim edildi.

Soruşturmanın kapsamı yalnızca kişisel bazlı gözaltılarla sınırlı kalmayıp, yapının iktisadi ayağına da ağır bir darbe indirdi. Ankara merkezli adli makamların kararıyla şüphelilere ait 43 ikamet adresinin yanı sıra cemaatle iltisaklı olduğu değerlendirilen 33 farklı şirkete ait 80 ayrı adreste kapsamlı aramalar gerçekleştirildi. Toplamda 123 adrese eş zamanlı yapılan operasyonlarda çok sayıda dijital materyale, ticari deftere, gizli muhasebe kaydına ve nakit paraya el konuldu. Ele geçirilen dijital dokümanlar ile şifreli belgeler, detaylı siber incelemeler yapılmak üzere Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı'na gönderildi.

Ekrem İmamoğlu Silivri’den Seslendi: "Umut Ve Neşe Sizin, Güzel Günler Çok Yakın!"
Ekrem İmamoğlu Silivri’den Seslendi: "Umut Ve Neşe Sizin, Güzel Günler Çok Yakın!"
İçeriği Görüntüle

Masak raporlarındaki 100 milyar liralık para trafiği soruşturmanın seyrini değiştirdi

Adli sürecin en kritik ayağını ise Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan ve dosyaya giren kapsamlı finansal analiz raporları oluşturdu. Uzman adli muhasebeciler ve finans dedektifleri tarafından aylarca süren tahliller sonucunda, Alihan Kuriş suç örgütü olarak nitelendirilen yapılanmanın ticari şirketler, paravan firmalar ve dernekler üzerinden devasa bir kayıt dışı finans ağı kurduğu belgelendi. Şüpheliler ile bağlantılı şirketlerin hesap hareketlerini mercek altına alan MASAK müfettişleri, piyasa rayiçlerinin üzerinde gösterilen hayali faturalar, bağış adı altında toplanan kayıt dışı nakit akışları ve karmaşık bankacılık işlemleri aracılığıyla 100 milyar TL'yi aşan devasa bir meblağın yurt dışındaki hesaplara transfer edildiğini tespit etti. Kaynağı belirsiz bu sermayenin farklı ülkelerdeki offshore hesaplara aktarılarak izinin kaybettirilmeye çalışıldığı kayıtlara geçti.

Elde edilen somut finansal veriler ve uluslararası para transferi kanıtlarının ardından adli makamlar hızlıca harakete geçti. Haklarında kara para aklama ve vergi kaçakçılığı şüphesi bulunan şirketlerin finansal hareket kabiliyetlerini sınırlandırmak adına kayyum ataması yapıldı. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) bünyesine devredilen ve bağlantılı olduğu belirlenen bu şirketlere kayyum atanması kararıyla birlikte, illegal para trafiğinin tamamen kesilmesi hedeflendi. Mahkeme kararıyla şirketlerin yönetim kurullarına atanan uzman kayyumlar, ticari işletmelerin mevcut varlıklarını ve geçmiş döneme ait hesap dökümlerini incelemeye başladı.

Ağır ceza istemiyle beş ayrı suçtan soruşturma yürütülüyor

Cezaevine gönderilen cemaat lideri Alihan Kuriş ve beraberindeki şüpheliler hakkında hazırlanan sevk yazısında yer alan suçlamaların ağırlığı dikkat çekiyor. Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüphelilerin doğrudan beş farklı ağır ceza maddesi üzerinden yargılanmaları talep ediliyor. Zirvedeki isimlere yöneltilen suçlamalar arasında suç örgütü kurma ve yönetme, örgüt hiyerarşisine dahil olan diğer şüpheliler için suç örgütüne üye olma, illegal yollardan elde edilen gelirlerin aklanmasını kapsayan suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kamu imkanlarının ve muafiyetlerinin haksız çıkar amacıyla kullanıldığını gösteren kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve son olarak ticari defterlerde yapılan sahtecilikleri içeren Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçları yer alıyor.

Gözaltı süreleri boyunca emniyette susma hakkını kullanan ya da suçlamaları reddeden şüphelilerin, mahkeme safhasında da suçlamaların odağındaki şirket evrakları ve banka dekontları karşısında savunma yapmakta zorlandıkları öğrenildi. Soruşturmayı derinleştiren savcılık makamının, yurt dışına kaçırıldığı tespit edilen 100 milyar lirayı aşkın servetin hangi ülkelerdeki bankalarda tutulduğunu belirlemek ve iadesini sağlamak amacıyla uluslararası adli yardımlaşma taleplerinde bulunacağı belirtiliyor. Ayrıca operasyon kapsamında hakkında gözaltı kararı bulunan ancak adreslerinde bulunamayan firari 12 şüphelinin yakalanması için saha çalışmalarının ve teknik takibin aralıksız sürdürüldüğü bildirildi.

Kaynak: DHA