İzmir'in yaklaşık 40 yıldır çözülemeyen sorunlarından biri olan Basmane Çukuru'nda satış süreci yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Ege Dünya Ticaret Merkezi projesi kapsamındaki haczedilmiş taşınmazları ve sözleşmeleri 75 milyon dolar muhammen bedelle satışa çıkardı. İhalenin 2 Aralık'ta yapılması planlanırken, İzmir Büyükşehir Belediyesi satışın kendi taşınmazlarını ve projeden kaynaklanan yüzde 30'luk sözleşmesel hakkını kapsamadığını açıkladı.

Satış sürecine tepki gösteren TİP İzmir İl Örütü arazinin tamamının kamuya kazandırılması gerektiğini savundu. TİP İzmir İl Başkanı Orhan Kiper, belediye ile şirketler arasında imzalanan protokolün içeriğinin kamuoyundan gizlendiğini belirterek sürece ilişkin eleştirilerini dile getirdi.

'KAMUNUN ELİNDE CİDDİ BİR HUKUKİ İMKÂN VARDI'

Kiper, Basmane Çukuru'nun geçmişine ve arazinin tamamının kamuya kazandırılması için yürütülen hukuki mücadeleye dikkat çekti. Tapu davasında alınan üç ayrı bilirkişi raporunda arazinin tamamının belediyeye devri yönünde görüş bildirildiğini belirten Kiper, dava karar aşamasına gelmişken protokol imzalanmasını eleştirdi.

İzmir'e 3 gün üst üste sağanak uyarısı! Meteoroloji tarih verdi
İzmir'e 3 gün üst üste sağanak uyarısı! Meteoroloji tarih verdi
İçeriği Görüntüle

Kiper, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

İzmir'in tam merkezindeyiz. İçinde bulunduğumuz bu arazi, İzmir'in 40 yıldır çözülemeyen meselesi: Basmane Çukuru olarak bildiğimiz alan. Bugün İzmir'in kalbinde bu arazi satışa çıkarılıyor.

Oysa burası yıllardır kamunun mülkiyetine kazandırılması için mücadele edilen, İzmir'in geleceği açısından son derece önemli bir alan. Şimdi bu alanın geleceği, kamunun değil, özel çıkarların belirleyici olduğu bir sürecin içinde.

İşçi düşmanlığıyla tanıdığımız Cemil Tugay, şimdi de kent suçu işlemeye kuşanmış görünüyor. İzmir'in işçisine sırtını dönen, şimdi de İzmir'in kamusal varlıklarına sırtını dönüyor.

Basmane'de yaşananların geçmişine bakalım. Bu arazinin tamamını kamuya kazandırmak için, başta İzmir Büyükşehir Belediyesi olmak üzere, odalardan çevre platformlarına yıllardır hukuki mücadele yürütülüyordu. Üstelik tapu davasında alınan 3 ayrı bilirkişi raporunda da arazinin tamamını belediyeye devri yönünde görüş bildirilmişti. Dava karar aşamasına gelmişti. Yani kamunun elinde bu alanın tamamını geri kazanmak için ciddi bir hukuki imkân vardı.

Tam da böyle bir aşamada, 16 Ocak 2026'da Belediye Meclisi içeriğini ve doğuracağı yükümlülükleri bilmediği bir protokol için Cemil Tugay'a tek başına imza yetkisi verdi. Ardından 10 Eylül'de arazinin yalnızca yüzde 30'unu belediyeye bırakan, geri kalan yüzde 70'ini özel ve ticari kullanıma açan protokol kamuoyuna duyuruldu.

Şimdi soruyoruz: Bir kentin hakkı neden dava sonuçlanmadan masaya koyulur? Üstelik bu protokolün tam metni ve ekleri neden hâlâ İzmir halkından saklanır? Meclis üyelerinin dahi içeriğini bilmediği bir anlaşmayla kentin geleceği nasıl belirlenir?

Whatsapp Image 2026 11 02 At 11.18.40

'TMSF SATIŞ SÜRECİNİ DURDURMALIDIR'

Basmane'de kamunun kullanımına açık bir alan yaratılabileceğini savunan Kiper, protokolün taraflarına ve satış sürecine tepki gösterdi. Arazinin geleceğine İzmir halkının, meslek odalarının ve kent örgütlerinin katılımıyla karar verilmesi gerektiğini belirten Kiper, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:

İzmir'in merkezinde herkesin özgürce kullanabileceği, kentin hayatına katılabileceği bir kamusal alan yaratmak mümkün. Bir kentin merkezindeki her boşluğu binaya, her ortak değeri ticari kazanca dönüştürmek zorunda değiliz.

Cemil Tugay'a ve bu protokole onay verenlere açıkça söylüyoruz: Bu kentin ortak varlıkları sizin şahsi mülkünüz değildir. İzmir halkının hakkından vazgeçmek için size kimse yetki vermedi. Ama Cemil Tugay rantta ne kadar inat ederse etsin, biz de İzmir'in kaynaklarının yağmalanmasına karşı mücadelede inat edeceğiz.

TMSF satış sürecini durdurmalıdır. Hukuki mücadele sonuçlanmadan Basmane'nin geleceği kapalı kapılar ardında belirlenmemelidir. Bu alanın tamamı kamuya kazandırılmalı. Nasıl kullanılacağına İzmir halkı, meslek odaları ve kent örgütleriyle birlikte karar verilmelidir. Çünkü Basmane'nin çukuru halkındır, satılamaz.

Kaynak: BÜLTEN