Küresel jeopolitik dengelerin yeniden şekillendiği bir dönemde, başkent Ankara askeri ve diplomatik tarihinin en yoğun günlerinden birini yaşıyor. NATO Liderler Zirvesi vesilesiyle Türkiye'ye resmi bir ziyaret gerçekleştiren ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın buluşması, dünya basını tarafından da anlık verilerle takip ediliyor. İki lider, heyetler arası ve baş başa gerçekleştirecekleri kritik stratejik görüşme öncesinde kameraların karşısına geçerek savunma sanayiinin geleceğine yön verecek parametreleri paylaştı. Görüşmenin odağında, uzun süredir iki ülke arasında diplomatik tıkanıklığa yol açan askeri tedarik süreçleri ve mevzuat engelleri yer aldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, müttefiklik hukukuna vurgu yaptığı konuşmasında, iki ülke arasındaki askeri iş birliğinin köklü geçmişine dikkat çekti. Savunma ekosistemindeki aksaklıkların diyalog yoluyla aşılabileceğini belirten Erdoğan, F-35 programının Türkiye açısından anlık ya da yeni bir gündem maddesi olmadığını, geçmişten bu yana iki devlet arasında kurumsal düzeyde müzakerelerin titizlikle yürütüldüğünü ifade etti. Liderlerin karşılıklı güvene dayalı diplomasi yürütmesinin sahadaki sorunları çözeceğini aktaran Erdoğan, stratejik ortaklığın gerektirdiği tescil adımlarının bu zirvede atılacağına olan inancını dile getirdi.
Hangarlarda bekleyen beş savaş uçağı için Ankara’da hayırlı beklenti
Müttefiklik ruhunun yeniden canlandırılması adına masaya getirilen en somut başlık, mülkiyeti Türkiye'ye ait olan ancak siyasi krizler nedeniyle okyanus ötesinde tutulan lojistik uçakların akıbeti oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Hava Kuvvetleri'nin modernizasyon planlamalarında önemli yer tutan uçakların teslimat takvimine ilişkin net mesajlar verdi. Geçmiş dönemlerde yürütülen üst düzey diplomasinin meyvelerini bu zirvede toplamayı hedeflediklerini kaydeden Erdoğan, "F-35 konusu bizim için yeni bir konu değil ve bunu bizler Amerika ile daha önce görüştük. Biz 5 uçağın da sözünü aldık. İnşallah F-35 konusunda bu Liderler Zirvesi’nden hayırlı bir karar çıkacağına inanıyorum. Sayın Trump her zaman sözünün arkasındadır" sözleriyle Washington yönetimine olan güvenini ve kentsel beklentilerini kamuoyuna ilan etti.
Türkiye, küresel F-35 Müşterek Taarruz Uçağı Programı’nın kurucu ve üretici ortak ülkeleri arasında stratejik bir rol üstlenmiş, Türk Hava Kuvvetleri komutanlığının operasyonel kabiliyetini artırmak amacıyla ilk etapta 30 adet F-35A Lightning II savaş uçağı siparişi yasal olarak tescil edilmişti. Bu devasa üretim programı kapsamında, Türk mühendislerinin ve savunma şirketlerinin de parça tedarikinde yer aldığı süreçte, Türkiye adına üretilen 18-0001, 18-0002, 18-0003, 18-0004 ve 18-0005 kuyruk numaralı 5 adet F-35A savaş uçağının imalat bandından çıkış tescili başarıyla tamamlanmıştı. Hatta projenin ilk teslimat seremonisi Haziran 2018’de icra edilmiş ve hemen ardından Ağustos 2018’de ilk Türk savaş pilotu ABD topraklarında bu jetlerle ilk başarılı uçuş tescilini gerçekleştirmişti. Ancak Türkiye’nin ulusal güvenlik ihtiyaçları doğrultusunda Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi tedarik etmesinin ardından, Washington bürokrasisi 2019 yılında haksız bir kararla Türkiye’yi programdan çıkarmış ve üretilen jetler yaklaşık 8 yıldır ABD askeri üslerinde depolanmaya başlanmıştı.
Amerika Birleşik Devletleri sadakat vurgusuyla ambargolara son verdi
Ankara'daki basın toplantısında en büyük yankıyı uyandıran ve savunma sanayii hisselerinde siber bir hareketlilik yaratan açıklama ise konuk başkan Donald Trump'tan geldi. Türkiye ile olan ikili ilişkilerin tarihsel derinliğine ve Ankara'nın NATO ittifakı içerisindeki stratejik askeri ağırlığına dikkat çeken Trump, geçmiş yönetimlerin imza attığı tek taraflı kısıtlama politikalarını sert bir dille eleştirdi. Türkiye'nin diğer bölge ülkeleriyle kıyaslandığında Washington ile olan taahhütlerine her zaman bağlı ve sadık bir duruş sergilediğini itiraf eden ABD Başkanı, ikili ticari ve askeri mekanizmaları yeniden canlandıracak siber vizyon planını paylaştı.
F-35 uçaklarının dünya üzerindeki en gelişmiş hava platformları olduğunu belirterek Türkiye’nin bu tescilli teknolojiye erişim hakkını savunan Trump, "F-35’ler bildiğiniz gibi en iyi uçaklar ve bu almamız gereken bir karar. Neden olmasın ki? Çünkü Türkiye ile çok iyi bir ilişkimiz var ve Türkiye, başka ülkelere oranla çok daha sadık bir ülke olarak ilişkilerini sürdürüyor bizimle. Bunu tabii ki değerlendiririz" dedi. İki ülkenin kurmayları tarafından hazırlanan yeni lojistik takvimin "şu ana kadar ortaya konulan en iyi planlardan biri" olduğunu vurgulayan Trump, asıl tarihi müjdeyi ise savunma ambargoları üzerinden verdi. Türkiye’ye yönelik uygulanan ve askeri tedarik zincirini sekteye uğratan CAATSA yaptırımlarına ilişkin soruya tarihi bir yanıt veren Trump, "Türkiye’ye uygulanan ambargoları artık kaldırıyoruz. Biz dostlarımızın ambargolu olmasını istemiyoruz" ifadeleriyle, Amerikan devlet aygıtının ambargo politikasından tamamen vazgeçtiğini resmen ilan etti.
Milli muharip uçak KAAN için motor tedarikinde müjdeli takvim
Ankara zirvesinin perde arkasındaki bir diğer hayati başlık ise Türkiye’nin siber havacılık tarihinin en büyük projesi olan ve kentsel savunma sanayii üssü TUSAŞ tarafından geliştirilen beşinci nesil milli muharip uçak KAAN’ın seri üretim aşamaları oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, uçağın operasyonel gücünü belirleyecek olan motor tedariki ve ortak üretim süreçlerinin de bu zirve kapsamında Trump ile yapılacak baş başa görüşmede nihai bir karara bağlanacağını açıkladı. Yerli imkanlarla prototipleri üretilen uçağın küresel pazarlara ihraç edilebilmesi adına Amerikan menşeli motor üreticileriyle yürütülen lojistik müzakerelerin olumlu bir evreye taşındığı tescillendi.
Erdoğan, daha önce de Trump ile bu konuda stratejik bir mutabakata vardıklarını anımsatarak, "KAAN’la ilgili motorlar noktasında Liderler Zirvesi’nde bu konuyu tekrar görüşeceğiz. İnanıyorum ki bununla ilgili bize verdiği müjdeyi burada da verecektir ve bu müjde ile de Liderler Zirvesi’nde kendisine teşekkür edeceğiz" diyerek savunma sanayiinde yerli ve milli hamlelerin Amerikan teknolojisiyle lojistik olarak destekleneceğinin sinyalini verdi. ABD Başkanı Donald Trump ise Amerikan menşeli jet motorlarının bakım, onarım, idame ve tescil süreçlerine dair Washington’ın kurumsal taahhütlerine sadık kalacağını net bir dille taahhüt etti. Amerika'dan askeri teknoloji transferi yapan müttefiklerin lojistik açıdan asla yarı yolda bırakılmayacağını savunan Trump, "Eğer Amerika’dan uçak satın alıyorsanız, bunların bakımı da yapılıyorsa ve bu uçakları Amerika’dan aldıysanız bakımını da yapmak bizim sorumluluğumuz" diyerek, Ege ve Akdeniz’deki savunma dengelerini kökten sarsacak yeni iş birliği protokolünün hukuki zeminini tescillemiş oldu.



