Mordoğan’daki imar planına itiraz!
Mordoğan’daki imar planına itiraz!
İçeriği Görüntüle

KAZİM BOZKURT/Enerji piyasasında yenilenebilir kaynaklara yönelik yatırımlar hız kesmeden devam ederken, İzmir'in Menemen ilçesine bağlı Kır Mahallesi sınırları içerisinde yapılması planlanan dev tesis, çevresel hassasiyetlere takıldı. Mirhan Enerji tarafından hayata geçirilmek istenen ve toplam 264 milyon TL yatırım bedeli biçilen Bornova-1 GES ile Elektrik Depolama Tesisi projesi, 30,58 hektarlık geniş bir alanda elektrik üretimi ve depolaması yapmayı hedefliyordu. 20 MWe kurulu güce sahip olması, 40 bin adet tek kristalli fotovoltaik panel kullanılması ve lityum-iyon bataryalarla desteklenerek yıllık 40 milyon kWh enerji üretmesi öngörülen tesis için Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'ndan ön lisans dahi alınmıştı. Arazi hazırlık ve montaj süreçleri için detaylı mühendislik hesapları yapılmış, bir yıllık inşaat takvimi oluşturulmuştu. Ancak projenin kaderi, sahadaki ekolojik ve hidrolojik gerçeklerin kağıt üzerindeki planlarla uyuşmaması nedeniyle değişti. Bölgenin çevre düzeni planlarında tarım arazisi ve orman alanı statüsünde bulunması, sivil toplumun ve yerel halkın dikkatini çekerken, asıl kırılma noktası yeraltı ve yerüstü su rezervleri oldu.

Kurumlar arası yazışmalar iptali getirdi

Proje için 2025 yılının Mart ayında Çevrimiçi Çevresel Etki Değerlendirmesi sistemine yapılan başvurunun ardından uzun ve çetin bir bürokratik maraton başladı. Haziran ayında halkın katılım toplantıları düzenlendi, yöre halkının mera ve tarım arazileriyle ilgili endişeleri tutanaklara geçti. Ardından komisyon üyesi kurumlardan görüşler istendi. Nisan 2026'da toplanan İnceleme Değerlendirme Komisyonu'nda dosya masaya yatırıldı. Tam bu aşamada, kentin su güvenliğini sağlayan en önemli kurumlardan biri olan İZSU devreye girdi. İdarenin Ruhsat Denetim Koruma Şube Müdürlüğü tarafından bakanlığa gönderilen kritik yazıda, sahanın memba kaptajlarına tehlikeli derecede yakın olduğu vurgulandı. Yapılacak hafriyat, kazı ve temel betonu dökme işlemlerinin, bölgenin can damarı olan su kaynakları üzerinde geri dönüşü olmayan tahribatlar yaratabileceği ve kaptajların tamamen kaybolma riski taşıdığı açıkça belirtildi. Bu teknik ve hayati uyarı, bakanlığın karar mekanizmasını doğrudan etkiledi ve dosyanın akıbetini belirledi.

Yönetmeliğin kritik maddesi devreye girdi

İlgili idarenin olumsuz ve risk belirten görüşü üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin en keskin maddelerinden birini uyguladı. Yönetmeliğin 5. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi, bir projenin ilgili mevzuat bakımından uygun olmadığının tespit edilmesi halinde, sürecin hangi aşamada olduğuna bakılmaksızın derhal sonlandırılmasını emrediyor. Ağustos 2026 tarihinde bakanlık tarafından proje sahibine ve tüm ilgili kurumlara gönderilen resmi yazıyla, ÇED süreci tamamen iptal edildi. Dosya sistemden düşürülürken, enerji depolama ve panel kurulumu için hazırlanan tüm flora, fauna, akustik ve jeolojik raporları da rafa kaldırılmış oldu. Karar, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu başta olmak üzere tüm bakanlıklara ve valilik makamlarına tebliğ edildi. Yenilenebilir enerji üretimi her ne kadar küresel iklim kriziyle mücadelede kritik bir öneme sahip olsa da, yerel ekosistemin ve içme suyu havzalarının korunmasının, beton ve çelik yığınlarından çok daha öncelikli olduğu bir kez daha tescillenmiş oldu.

Kaynak: HABER MERKEZİ