Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), demografik yapının ve toplumsal refah düzeyinin en önemli göstergelerinden biri sayılan hayat tablolarını yayımladı. Açıklanan son verilere göre Türkiye'de doğuşta beklenen yaşam süresi artış trendini sürdürerek 78,5 yıla ulaştı. Bir önceki değerlendirme döneminde 78,1 yıl olarak kayıtlara geçen bu oran, yeni hesaplamalarla birlikte 0,4 yıllık net bir yükseliş gösterdi.

Toplumun genel sağlık parametreleri ve yaşam kalitesi standartları açısından kritik ipuçları barındıran çalışma, cinsiyetler arasındaki ömür farkını da çarpıcı bir biçimde gözler önüne serdi. Veriler doğrultusunda Türkiye'de dünyaya gelen bir erkeğin ortalama ömrü 75,9 yıl olarak tahmin edilirken, kadınlarda bu rakam 81,1 yıla kadar çıktı. Böylece kadınların erkeklere kıyasla ortalama 5,2 yıl daha uzun bir yaşam sürdürdüğü istatistiksel olarak tescillendi.

Yaş gruplarına göre kalan ömür beklentisi açıklandı

TÜİK tarafından paylaşılan detaylı analizler, sadece yeni doğanları değil farklı yaş gruplarındaki vatandaşların kalan ömür beklentilerini de kapsıyor. Çalışma hayatının ve yetişkinliğin ilk kademesi sayılan 15 yaşındaki bireylerin önündeki ortalama yaşam süresi 64,7 yıl olarak hesaplandı. Bu yaş seviyesindeki erkeklerin ortalama 62,1 yıl, kadınların ise 67,3 yıl daha yaşaması öngörülüyor.

Benzer bir durum olgunluk çağı olarak kabul edilen 30 yaş grubu için de geçerliliğini koruyor. Raporlar, 30 yaşındaki bir yurttaşın önünde ortalama 50,3 yıllık bir ömür bulunduğuna işaret ediyor. Söz konusu yaş diliminde erkeklerin kalan ömrü 47,8 yıl şeklinde tabloya yansırken, kadınlarda ise bu süre 52,7 yıla ulaşıyor. 30 yaşındaki kadınların erkeklerden ortalama 4,9 yıl daha fazla yaşam beklentisine sahip olması, cinsiyetler arasındaki farkın ilerleyen yaşlarda da korunduğunu gösteriyor.

İleri yaş gruplarındaki rakamlar incelendiğinde ise 50 yaşına basmış bir kişinin ortalama 31,3 yıllık bir ömrü kaldığı görülüyor. Bu gruptaki erkeklerin 29 yıl, kadınların ise 33,4 yıl daha hayatta kalması bekleniyor. Emeklilik dönemi ve yaşlılık sınırı olarak kabul gören 65 yaşındaki bireylerde ise kalan yaşam süresi ortalama 18,4 yıl olarak belirlendi. 65 yaşındaki erkeklerde bu süreç 16,7 yıl, kadınlarda ise tam 20 yıl olarak öngörülüyor.

İzmirliler Körfez’de nefes aldı
İzmirliler Körfez’de nefes aldı
İçeriği Görüntüle

Eğitim seviyesi arttıkça ömür süresi uzuyor

Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından birini de eğitim düzeyi ile ortalama ömür arasındaki doğrudan ilişki oluşturdu. TÜİK'in elde ettiği verilere göre eğitim seviyesindeki her artış, bireylerin beklenen ömür süresini doğrudan olumlu etkiliyor.

Özellikle 30 yaşındaki erkek nüfus incelendiğinde, ilköğretim veya altı seviyede eğitime sahip olanlar ile yükseköğretim mezunu olanlar arasındaki beklenen ömür farkı 5,1 yıla kadar çıkıyor. Benzer bir grafik kadınlarda da gözlemleniyor; yükseköğretim diplomasına sahip 30 yaşındaki kadınlar, eğitim seviyesi düşük olan hemcinslerine göre 4,6 yıl daha uzun bir yaşam beklentisine sahip bulunuyor. Uzmanlar bu durumu, yüksek eğitimli bireylerin sağlık bilincinin daha gelişmiş olmasına ve çalışma koşullarının nispeten daha az yıpratıcı olmasına bağlıyor.

Erkeklerin sağlıklı yaşam süresi kadınları geride bıraktı

İstatistiklerde yer alan bir diğer önemli kavram ise sağlıklı yaşam süresi oldu. Bireylerin günlük hayat aktivitelerini herhangi bir kronik hastalık ya da ciddi sağlık sorunu yaşamadan sürdürebildiği dönemi ifade eden bu değer, Türkiye genelinde doğuşta ortalama 58 yıl olarak hesaplandı.

Toplam ömür beklentisinde kadınların gerisinde kalan erkekler, iş kesintisiz ve kaliteli bir sağlıkla yaşanan sürece geldiğinde öne geçti. Verilere göre erkeklerin sağlıklı geçirdiği süre ortalama 59,1 yıl olurken, kadınlarda bu rakam 56,9 yılda kaldı. Erkeklerin sağlıklı yaşam süresinin kadınlardan 2,2 yıl daha uzun çıkması, toplam ömrün uzunluğu kadar o ömrün ne kadar dinç ve hastalıksız geçirildiğinin önemini bir kez daha gösterdi.

Kaynak: HABER MERKEZİ