Türkiye’nin nüfus haritası, TÜİK tarafından hazırlanan dikkat çekici bir simülasyonla yeniden gündeme geldi. “Herkes kendi memleketinde yaşasaydı Türkiye’nin nüfus dağılımı nasıl olurdu?” sorusuna yanıt arayan çalışmada, yıllardır yoğun göç alan büyükşehirlerin sıralamadaki yerleri değişti.
Simülasyonda kişilerin ikamet ettiği şehir değil, nüfus kayıtlarında bağlı oldukları memleketleri dikkate alındı. Ortaya çıkan tablo, Türkiye’deki iç göç hareketlerinin şehirlerin gerçek nüfus ağırlığı üzerindeki etkisini gözler önüne serdi.
Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi ekonomik merkezlerde yaşayan milyonlarca kişinin kendi memleketlerine dönmesi halinde büyükşehirlerin nüfus sıralamasında gerileyeceği görüldü. Buna karşılık uzun yıllardır dışarıya göç veren Anadolu kentleri ise listenin üst sıralarına yükseldi.
İzmir simülasyonda 9. sırada yer aldı
Türkiye’nin en büyük kentlerinden biri olan İzmir, simülasyonda da üst sıralarda kendine yer buldu. Verilere göre herkes nüfus kaydının bulunduğu memlekete dönseydi İzmir’in nüfusu 1 milyon 943 bin 223 kişi olacaktı.
Mevcut durumda milyonlarca kişinin yaşadığı İzmir, sanayi, turizm, tarım ve hizmet sektörlerindeki güçlü yapısıyla Türkiye’nin önemli çekim merkezlerinden biri konumunda bulunuyor. Ancak simülasyon, kentin bugünkü nüfusunun önemli bölümünün farklı şehirlerden gelen vatandaşlardan oluştuğunu ortaya koydu.
Bu hesaplamaya göre İzmir, Türkiye genelinde 9. sırada yer aldı. Kentin önünde ise Şanlıurfa, Konya, İstanbul, Diyarbakır, Ankara, Samsun, Sivas ve Erzurum gibi iller bulundu.
Büyükşehirlerin sıralaması tamamen değişti
Simülasyon sonuçları, Türkiye’de göçün nüfus dengeleri üzerindeki etkisini bir kez daha gösterdi. Yıllardır ekonomik fırsatlar nedeniyle nüfus çeken şehirlerin, hemşehrilerin memleketlerine dönüşü varsayıldığında farklı bir tablo ortaya çıktı.
Bugünkü nüfusuyla Türkiye’nin en kalabalık şehri olan İstanbul, simülasyonda üçüncü sıraya geriledi. Kentin nüfusu bu senaryoda 2 milyon 603 bin 870 olarak hesaplandı.
Başkent Ankara ise 2 milyon 75 bin 894 kişiyle beşinci sırada yer aldı. Türkiye’nin önemli sanayi kentlerinden Bursa ise 1 milyon 854 bin 212 kişilik nüfusla listenin 11’inci basamağında kaldı.
Bu değişim, özellikle 20’nci yüzyılın ikinci yarısından itibaren hızlanan iç göç hareketlerinin Türkiye’nin şehirleşme yapısını nasıl değiştirdiğini ortaya koydu.
Zirvenin sahibi Şanlıurfa oldu
Simülasyonun en dikkat çeken sonucu ise zirvede yaşandı. Herkes kendi memleketinde yaşasaydı Türkiye’nin en kalabalık ili Şanlıurfa olacaktı.
Kent için hesaplanan nüfus 3 milyon 205 bin 103 kişi olarak açıklandı. Şanlıurfa’yı Konya takip etti. Konya’nın simülasyondaki nüfusu 2 milyon 702 bin 482 olarak hesaplandı.
Üçüncü sıradaki İstanbul’un ardından Diyarbakır 2 milyon 486 bin 449 kişiyle dördüncü sırada yer aldı.
Bu sonuçlar, özellikle Güneydoğu ve İç Anadolu’dan büyük kentlere yönelen göç hareketlerinin boyutunu gösterdi.
Anadolu kentleri üst sıralara çıktı
Simülasyonda yalnızca büyükşehirlerde değil, Anadolu illerinde de önemli değişimler yaşandı. Geçmiş yıllarda yoğun şekilde göç veren kentler, nüfus kayıtları esas alındığında daha yüksek sıralara yükseldi.
Örneğin Sivas 1 milyon 988 bin 289 kişiyle yedinci sırada yer aldı. Erzurum ise 1 milyon 987 bin 876 kişiyle sekizinci sıraya çıktı.
Karadeniz ve Doğu Anadolu’dan yıllar içinde İstanbul, İzmir, Ankara gibi merkezlere gerçekleşen göçlerin, bu şehirlerin nüfus potansiyelini artırdığı görüldü.
İzmir’in nüfus yapısında göç etkisi öne çıkıyor
Türkiye’nin üçüncü büyük kenti olan İzmir, tarih boyunca farklı bölgelerden göç alan şehirlerden biri oldu. Sanayi yatırımları, liman kenti olması, eğitim olanakları ve yaşam koşulları kenti cazip hale getirdi.
İzmir nüfusu, yalnızca doğum yeri İzmir olan kişilerden değil, Türkiye’nin farklı illerinden gelen vatandaşların oluşturduğu geniş bir yapıdan meydana geliyor. TÜİK’in simülasyonu da bu hareketliliğin kentlerin nüfus sıralamasına etkisini gösterdi.
Simülasyonda İzmir’in 1 milyon 943 bin 223 kişiyle dokuzuncu sırada yer alması, kentin Türkiye genelindeki demografik ağırlığının korunduğunu ancak göç hareketlerinin mevcut nüfusu ciddi biçimde şekillendirdiğini ortaya koydu.
Listenin sonunda küçük iller yer aldı
Simülasyonda en düşük nüfusa sahip iller arasında ise Türkiye’nin küçük yüzölçümlü ve daha az nüfuslu kentleri yer aldı.
Listenin son sırasında Yalova bulundu. Yalova’nın nüfusu bu senaryoda 131 bin 80 kişi olarak hesaplandı.
Yalova’nın ardından Tunceli 256 bin 768, Bilecik 271 bin 776 ve Bayburt 288 bin 939 kişiyle sıralandı.
Bu tablo, Türkiye’de nüfusun yalnızca doğum oranlarıyla değil, ekonomik imkanlar, istihdam olanakları ve göç tercihleriyle de şekillendiğini gösterdi.




