Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yürütülen güncel çalışmalar çerçevesinde, ülkenin çeyrek dönemlik dinamiklerini gözler önüne seren yeni veriler kamuoyuyla paylaşıldı. Büyüme ve demografik değişim süreçlerinin yakından izlenmesine olanak sağlayan dönemlik nüfus istatistikleri sonuçlarına göre, ülke genelindeki yerleşik nüfusta düzenli artış eğiliminin devam ettiği görüldü. 2025 yılı sonu itibarıyla 86 milyon 92 bin 168 kişi olarak kayıtlara geçen Türkiye nüfusu, bu yılın ilk dokuz aylık zaman diliminde 410 bin 118 kişilik net bir artış sergiledi. Yılın üçüncü çeyreğini kapsayan 1 Temmuz ile 1 Ekim tarihleri arasındaki üç aylık dönemde yaşanan nüfus artışı ise 181 bin 684 kişi olarak hesaplandı. Yapılan son güncellemelerle birlikte toplam nüfus 1 Ekim itibarıyla 86 milyon 502 bin 286 kişiye ulaştı.

Toplumsal yapının cinsiyet dağılımına bakıldığında, genel dengenin neredeyse eşit oranlarda seyretmeye devam ettiği görüldü. Açıklanan resmi veriler doğrultusunda erkek nüfus toplamda 43 milyon 264 bin 337 kişi olarak kaydedilirken, genel nüfus içerisindeki payı yüzde 50,02 seviyesinde gerçekleşti. Öte yandan kadın nüfus toplamda 43 milyon 237 bin 949 kişiye ulaşarak genel toplamın yüzde 49,98'ini oluşturdu. Erkek ve kadın nüfus arasındaki sayısal farkın 26 bin 388 kişi gibi oldukça hassas bir dengede kalması, TÜİK tarafından paylaşılan verilerde öne çıkan temel unsurlardan biri oldu.

Feci kaza: 1 ölü, 2 yaralı
Feci kaza: 1 ölü, 2 yaralı
İçeriği Görüntüle

Çocuk ve genç nüfustaki yaş grupları dağılımı

Demografik yapının gelecekteki seyrini belirleyen temel yaş grupları detaylı biçimde incelendiğinde, okul çağı öncesi ve eğitim çağındaki nüfusun belirgin bir ağırlığa sahip olduğu göze çarpıyor. Açıklanan verilere göre, 0-4 yaş aralığındaki çocuk nüfusu 4 milyon 709 bin 231 kişi olarak belirlendi. Bu gruptaki çocukların 2 milyon 415 bin 871'ini erkek, 2 milyon 293 bin 360'ını ise kız çocukları oluştururken, yaş grubunun genel nüfustaki oranı yüzde 5,4 düzeyinde kaldı. İlkokul seviyesini kapsayan 5-9 yaş grubunda yer alan nüfus 5 milyon 964 bin 408 kişiye ulaşarak genel nüfusun yüzde 6,9'unu teşkil etti. Ortaokul dönemine denk gelen 10-14 yaş grubundaki birey sayısı ise 6 milyon 574 bin 286 kişi ile genel toplamın yüzde 7,6'lık kısmını meydana getirdi.

Toplumun dinamizmini temsil eden genç nüfus gruplarındaki veriler de demografik hareketliliğin sürdüğünü ortaya koydu. Lise çağındaki gençleri barındıran 15-19 yaş grubunda toplam 6 milyon 404 bin 203 kişi bulunurken, bu kitlenin genel nüfusa oranı yüzde 7,4 olarak gerçekleşti. Yükseköğretim ve iş hayatının ilk aşamalarını kapsayan 20-24 yaş grubundaki birey sayısı ise 6 milyon 256 bin 506 olarak kayıtlara geçti. Söz konusu yaş grupları içerisindeki 20-24 yaş kategorisinin genel oran içerisindeki payı yüzde 7,2 seviyesinde tespit edildi. Böylelikle 0-24 yaş aralığını kapsayan çocuk ve genç yaş katmanının toplam nüfus içindeki güçlü varlığı sayısal verilerle teyit edildi.

Çalışma çağındaki nüfus ve orta yaş dinamikleri

Ülkenin ekonomik üretkenliğini ve iş gücü piyasasını doğrudan besleyen kitlenin yer aldığı çalışma çağındaki nüfus grupları, veri tablosunun en yüksek sayısal yoğunluğa sahip bölümünü oluşturdu. Yaş grupları sıralamasında en kalabalık kitle olarak öne çıkan 25-29 yaş grubunda toplam 6 milyon 668 bin 482 kişi yer aldı. Genel nüfus içerisindeki payı yüzde 7,7'ye ulaşan bu grupta 3 milyon 401 bin 048 erkek ve 3 milyon 267 bin 434 kadın bulunuyor. Kariyer ve aile oluşumu süreçlerinin yoğunlaştığı 30-34 yaş grubundaki nüfus 6 milyon 368 bin 147 kişi (%7,4) olurken, 35-39 yaş grubundaki birey sayısı 6 milyon 266 bin 864 (%7,2) olarak hesaplandı.

Üretkenliğin sürdüğü orta yaş basamaklarında da dengeli bir sayısal dağılımın korunduğu görüldü. 40-44 yaş aralığındaki vatandaşların sayısı 6 milyon 305 bin 454 kişi (%7,3) seviyesinde gerçekleşirken, 45-49 yaş grubunda 6 milyon 451 bin 266 kişiye (%7,5) ulaşıldı. Olgunluk dönemini temsil eden 50-54 yaş grubunda 5 milyon 566 bin 321 kişi (%6,4) yer alırken, emeklilik öncesi dönemi kapsayan 55-59 yaş grubundaki nüfus 4 milyon 570 bin 402 kişi (%5,3) oldu. Çalışma hayatının son dönemi ve erken emeklilik evresi olan 60-64 yaş grubundaki toplam birey sayısı ise 4 milyon 565 bin 556 kişi (%5,3) olarak kaydedilerek ülke genelindeki iş gücü potansiyeli ve orta yaş grubu profili netleştirildi.

Yaşlı nüfusun genel oranlar içerisindeki payı

Gelişen sağlık imkanları ve değişen yaşam standartlarına bağlı olarak takip edilen yaşlı nüfus katmanında, yaş ilerledikçe cinsiyetler arasındaki sayısal dengenin kadınlar lehine değiştiği gözlemlendi. 65-69 yaş aralığındaki nüfus 3 milyon 361 bin 234 kişi (%3,9) olarak belirlenirken, 70-74 yaş grubunda 2 milyon 839 bin 856 kişi (%3,3) yer aldı. İleri yaş gruplarına geçildikçe kitle boyutunun kademeli olarak azaldığı görülürken, 75-79 yaş aralığında 1 milyon 827 bin 508 kişi (%2,1), 80-84 yaş grubunda ise 1 milyon 32 bin 711 kişi (%1,2) kayıtlara geçti.

Özellikle en ileri yaş kademelerinde demografik yapı içerisindeki kadın nüfus üstünlüğü çok daha belirgin bir hal aldı. 85-89 yaş grubunda bulunan toplam 516 bin 797 kişinin (%0,6) 329 bin 248'ini kadınlar, 187 bin 549'unu ise erkekler oluşturdu. 90 yaş ve üzerindeki kıdemli nüfusta ise bu fark zirve noktasına ulaştı. Toplam 253 bin 054 kişinin (%0,3) yer aldığı 90 yaş üstü grupta erkek nüfusu 76 bin 547'de kalırken, kadın nüfusu 176 bin 507'ye yükseldi. Sayısal veriler, ileri yaşlarda kadınların yaşam süresi ortalamasının erkeklere kıyasla daha yüksek bir seyir izlediğini somut bir şekilde ortaya koydu.

Kaynak: HABER MERKEZİ