Türkiye'de meydana gelen depremler, vatandaşların yaşadıkları şehirlerin güvenliğini yeniden gündeme taşıyor. Özellikle büyük depremlerin ardından hangi illerin daha az tehlike altında olduğu merak ediliyor. Türkiye Deprem Tehlike Haritası, ülkenin farklı bölgelerindeki yer hareketi tehlikesinin aynı olmadığını gösteriyor. Ancak bir kentte deprem tehlikesinin düşük olması, o kentteki bütün yapıların güvenli olduğu anlamına gelmiyor. Bina dayanıklılığı, zemin özellikleri ve yapılaşma koşulları da olası bir depremde yaşanabilecek kayıpları doğrudan etkiliyor.
Deprem tehlikesi düşük olan iller hangileri?
AFAD'ın 2019 yılında yürürlüğe giren Türkiye Deprem Tehlike Haritası üzerinden yapılan değerlendirmelerde, özellikle İç Anadolu ve Karadeniz'in bazı kesimleri görece düşük deprem tehlikesiyle dikkat çekiyor. Sinop, Karaman ve Niğde bu kapsamda öne çıkan kentler arasında bulunuyor. Konya, Aksaray, Nevşehir, Edirne ve Kırklareli'nin bazı kesimlerinde de görece düşük yer ivmesi değerleri görülüyor. Ancak bu illerin tamamını aynı tehlike düzeyinde değerlendirmek mümkün değil.
İşte deprem tehlikesi düşük bölgeleriyle öne çıkan kentler
Türkiye'de görece düşük deprem tehlikesiyle anılan iller arasında şu kentler yer alıyor:
-
Sinop
-
Karaman
-
Niğde
-
Konya
-
Aksaray
-
Nevşehir
-
Edirne
-
Kırklareli
-
Giresun
-
Trabzon
-
Rize
-
Artvin
Bu liste, illerin bütün ilçelerinin aynı ölçüde güvenli olduğu anlamına gelmiyor. Ayrıca AFAD tarafından yayımlanmış, bu kentleri en güvenliden en riskliye sıralayan resmi bir il listesi bulunmuyor.
Sinop ve İç Anadolu neden öne çıkıyor?
Karadeniz Bölgesi'nde bulunan Sinop'un özellikle kent merkezi, Türkiye'nin önemli aktif fay kuşaklarına göre konumu nedeniyle görece düşük deprem tehlikesine sahip alanlardan biri olarak değerlendiriliyor. İç Anadolu'da ise Karaman, Konya ve Aksaray'ın bazı bölgelerinde beklenen yer ivmesi değerleri, Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu fay kuşaklarındaki birçok noktaya kıyasla daha düşük seviyelerde bulunuyor. Bununla birlikte Konya ve çevresinde de fay sistemleri yer alıyor. Dolayısıyla İç Anadolu'daki kentlerin tamamını deprem tehlikesinden uzak kabul etmek doğru değil.
İzmir yüksek deprem tehlikesiyle karşı karşıya
Türkiye'nin önemli deprem bölgelerinden biri olan İzmir ise düşük tehlikeli kentler arasında yer almıyor. Kentin çevresindeki aktif fay sistemleri ve Ege Denizi'ndeki deprem kaynakları, İzmir açısından önemli sismik tehlikeler oluşturuyor. Özellikle 30 Ekim 2020'de meydana gelen ve İzmir'de 117 kişinin yaşamını yitirdiği deprem, yapı güvenliği ile zemin koşullarının önemini bir kez daha ortaya koydu. Kentte deprem tehlikesi ilçeler ve mahalleler arasında farklılık gösterebiliyor. Alüvyon zeminlerde sarsıntının büyümesi ve sıvılaşma gibi etkiler, deprem sırasında oluşabilecek hasarın boyutunu artırabiliyor.
Deprem tehlikesi düşük olması güvenli olduğu anlamına gelmiyor
AFAD'ın Türkiye Deprem Tehlike Haritası, 1 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe girdi. Haritada eski sistemde kullanılan birinci, ikinci veya beşinci derece deprem bölgesi sınıflandırması yerine, belirli koordinatlarda beklenen yer hareketi değerleri esas alınıyor. AFAD ayrıca haritanın bir deprem risk haritası olmadığını özellikle belirtiyor. Gerçek riskin değerlendirilmesi için yapıların dayanıklılığı, nüfusun etkilenme düzeyi ve olası ekonomik kayıpların da hesaplanması gerekiyor.
Yaşadığınız bölgenin deprem tehlikesi nasıl öğrenilir?
Vatandaşlar, AFAD'ın interaktif Türkiye Deprem Tehlike Haritası üzerinden yaşadıkları bölgeye ilişkin verilere ulaşabiliyor. İl, ilçe ve adres bilgileri üzerinden yapılacak sorgulamalarla bölgesel deprem tehlikesi incelenebiliyor. Ancak uzman değerlendirmelerinde, konut satın alırken veya taşınırken yalnızca deprem haritasına bakmanın yeterli olmadığı vurgulanıyor. Binanın taşıyıcı sistemi, yapım yılı, zemin etüdü ve deprem yönetmeliğine uygunluğu da dikkate alınması gereken temel unsurlar arasında bulunuyor. Türkiye'de deprem tehlikesinin görece düşük olduğu kentler bulunsa da hiçbir il için tamamen güvenli değerlendirmesi yapılamıyor. Olası can ve mal kayıplarını azaltmanın en önemli yolu, depreme dayanıklı yapılarda yaşamak ve gerekli önlemleri önceden almak.




