YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, sermaye piyasalarına yönelik soruşturmalar kapsamında gündeme gelen Tera Yatırım Teknoloji Holding ile kamu kurumlarına siber güvenlik hizmeti sağlayan Barikat Siber Güvenlik arasındaki ortaklık ilişkisini gündeme taşıdı. Sosyal medya hesabından “Siber güvenlikte Tera izleri!” başlığıyla açıklama yapan Özlale, Barikat Siber Güvenlik'in Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) gibi kritik kamu kuruluşlarına hizmet verdiğini belirtti. Borsa İstanbul, Türk Telekom ve Türk Hava Yolları'nın da şirketin müşterileri arasında bulunduğunu ifade eden Özlale, Tera Holding'in hissedarlık yapısı ve TMSF kayyımı sonrasında kamu sistemlerinin güvenliğinin nasıl sağlandığının açıklanmasını istedi.
“Siber güvenlik doğrudan millî güvenlik meselesidir”
Özlale, açıklamasında dijital altyapıların güvenliğinin yalnızca teknik bir konu olmadığını, aynı zamanda millî güvenliğin ayrılmaz bir parçasını oluşturduğunu vurguladı. Kamu kurumlarının hassas verilerini korumakla görevli şirketlerin ortaklık yapılarının ve denetim süreçlerinin şeffaf olması gerektiğini savunan Özlale, şu ifadeleri kullandı: “Siber güvenlik, bugün doğrudan bir millî güvenlik meselesidir. Peki devletin en mahrem kurumlarının dijital güvenliğini kim sağlıyor, o güvenliği sağlayanları kim denetliyor?” Barikat Siber Güvenlik'in kamu kurumlarıyla ticari ilişkilerine dikkat çeken Özlale, şirketin açık kaynak ihale kayıtları ve kurumsal referanslarında çok sayıda stratejik kuruluşun yer aldığını ifade etti. Bu kuruluşlara verilen hizmetlerin kapsamının ve şirket çalışanlarının hangi sistemlere erişim yetkisi bulunduğunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtti.
Bakanlıklar, Borsa İstanbul, THY ve Türk Telekom'u sıraladı
Barikat Siber Güvenlik'in faaliyet alanına ilişkin ayrıntılar paylaşan Özlale, şirketin müşterileri arasında Türkiye'nin kritik kamu kurumları ve stratejik kuruluşlarının bulunduğunu kaydetti. Özlale, “Barikat Siber Güvenlik adlı bir şirket var. Açık kaynak ihale kayıtlarına ve kurumsal referanslarına baktığınızda; Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve EPDK gibi en kritik devlet kurumlarına siber güvenlik hizmeti verdiği görülüyor. Müşterileri arasında Borsa İstanbul, Türk Telekom ve THY gibi Türkiye'nin stratejik kaleleri de bulunuyor” dedi. Şirketin Aralık 2025'te Kamuyu Aydınlatma Platformu'na yaptığı açıklamaya da değinen Özlale, stratejik kamu kurumlarının da aralarında bulunduğu müşterilerden toplam 650 milyon TL tutarında yeni sipariş alındığını belirtti. Özlale, bu siparişlerin ne kadarının hangi kamu kurumlarından geldiğinin kamuoyuna açıklanmasını istedi.
“Barikat'ın yüzde 63,1 hissesi kime ait?”
Açıklamasının merkezine Barikat Siber Güvenlik'in ortaklık yapısını alan Özlale, şirketin yüzde 63,1 hissesine Tera Yatırım Teknoloji Holding'in sahip olduğunu ifade etti. Özlale, kamu kurumlarının ağ güvenliğini sağlayan bir şirketin hakim ortağının sermaye piyasalarına yönelik soruşturmalar kapsamında gündeme gelmesinin denetim açısından ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini savundu. “Peki kamu kurumlarının ağ trafiğini ve veri güvenliğini emanet ettiği Barikat'ın hisselerinin yüzde 63,1'i kime ait?” diye soran Özlale, yanıtın Tera Yatırım Teknoloji Holding olduğunu belirtti. Holdingin yönetim kurulu başkanlığını daha önce Emre Tezmen'in yürüttüğünü hatırlattı.
Emre Tezmen'in MKK yönetimindeki görevini hatırlattı
Özlale, Tera Holding'in eski Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen'in Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) Yönetim Kurulu'nda da görev yapmış olmasına dikkat çekti. MKK'nin Türkiye'deki yatırımcıların menkul kıymet ve pay kayıtlarının tutulduğu önemli bir kuruluş olduğunu belirten Özlale, Tezmen'in bu kurumun yönetim kuruluna hangi kontenjandan ve kimin referansıyla seçildiğini daha önce ilgili bakana sorduklarını ifade etti. Özlale, “Aynı Emre Tezmen, Türkiye'deki tüm yatırımcıların menkul kıymet ve pay kayıtlarının tutulduğu Merkezi Kayıt Kuruluşu'nun Yönetim Kurulu'nda da görev yaptı. Kendisinin hangi kurumun kontenjanından ve kimin referansıyla MKK Yönetim Kurulu'na seçildiğini Sayın Bakan'a sorduk, hâlâ cevap bekliyoruz” dedi. Özlale, finans sektöründeki yönetim görevleriyle kamuya siber güvenlik hizmeti sağlayan şirketlerin ortaklık ilişkilerinin bir arada değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Tera Holding ve Barikat'a TMSF kayyımı
Tera Yatırım Teknoloji Holding'in yönetimine ilişkin yargı sürecine de değinen Özlale, Emre Tezmen'in borsa ve fon işlemlerine yönelik soruşturma kapsamında tutuklandığını hatırlattı. Özlale, İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 14 Ekim 2026 tarihli kararıyla Tera Yatırım Teknoloji Holding ve Barikat Siber Güvenlik'in yönetimine TMSF kayyımı atandığını belirtti. Tera Yatırım Teknoloji Holding'in 19 Ekim'de Kamuyu Aydınlatma Platformu'na yaptığı açıklamada da İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 14 Ekim tarihli kararı doğrultusunda TMSF'nin holdinge kayyım olarak atandığı duyurulmuştu. Kararın ardından şirketin yönetim kurulu TMSF tarafından yeniden oluşturuldu. Özlale, bu gelişmenin kamu kurumlarıyla çalışan şirketlerin denetim ve erişim güvenliği bakımından dikkatle incelenmesi gerektiğini ifade etti.
“Bu devasa çıkar çatışmasını kim denetledi?”
Sermaye piyasalarına yönelik soruşturma ile kamu kurumlarına sunulan siber güvenlik hizmetleri arasındaki ilişkiyi sorgulayan Özlale, üç farklı alana dikkat çekti. Bir tarafta manipülasyon ve fon soruşturmalarının odağındaki finans grubunun, diğer tarafta yatırımcıların kayıtlarını tutan MKK'deki eski yönetim kurulu üyeliğinin bulunduğunu belirten Özlale, aynı grubun Borsa İstanbul ve bakanlıklara siber güvenlik hizmeti sağlayan şirkette hakim ortak konumunda olmasını eleştirdi. Özlale, “Bir tarafta sermaye piyasalarında manipülasyon ve fon soruşturmasının merkezinde yer alan bir finans grubu, diğer tarafta tüm yatırımcıların mahrem kayıtlarını tutan MKK'da yönetim kurulu koltuğu, öbür tarafta ise bizzat Borsa İstanbul'a ve bakanlıklara siber güvenlik hizmeti veren şirkette yüzde 63,1'lik hâkim ortaklık!” ifadelerini kullandı. Bu tablonun olası çıkar çatışmaları açısından incelenmesi gerektiğini savunan Özlale, “Bu devasa çıkar çatışmasını ve güvenlik zaafını bugüne kadar kim denetledi?” diye sordu.
Kritik sistemlere kimlerin erişim yetkisi vardı?
Özlale'nin açıklamasında öne çıkan sorulardan biri, Barikat Siber Güvenlik'in kamu kurumlarına verdiği hizmetlerin kapsamına ilişkin oldu. Özlale, Borsa İstanbul, Türk Telekom, Türk Hava Yolları ve ilgili bakanlıkların Barikat'tan hangi siber güvenlik hizmetlerini satın aldığının açıklanmasını istedi. Şirketin kritik bilgi işlem altyapılarına, veri tabanlarına ve ağ trafiğine ne ölçüde erişim sağlayabildiğinin belirlenmesi gerektiğini savunan Özlale, bu erişim yetkilerinin hangi kurumlar tarafından denetlendiğini de sordu. Kamu kurumlarının dijital güvenliğinde şirket sahipliği, erişim yetkileri ve bağımsız denetim süreçlerinin hayati önem taşıdığını belirten Özlale, güvenlik hizmeti sunan şirketlerin yalnızca teknik yeterliliklerinin değil, ortaklık ve yönetim yapılarının da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Tera ortak olduktan sonra güvenlik değerlendirmesi yapıldı mı?”
Özlale, Tera Grubu'nun Barikat Siber Güvenlik'te hakim ortak haline gelmesinin ardından kamu kurumlarınca herhangi bir güvenlik veya çıkar çatışması değerlendirmesi yapılıp yapılmadığını da gündeme getirdi. Borsa İstanbul ve ilgili bakanlıkların ortaklık değişikliğinin olası etkilerini araştırıp araştırmadığını soran Özlale, kritik kamu sistemlerinde yetki ve denetim mekanizmalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini savundu. Özlale, kamu sistemlerine erişim hakkı bulunan şirketlerin mülkiyet ve yönetim yapısındaki değişikliklerin ulusal güvenlik açısından değerlendirilmesinin önemine işaret etti.
Veri sızıntısı veya yetkisiz erişim araştırıldı mı?
YENİ Parti İzmir Milletvekili'nin açıklamasındaki bir diğer önemli başlık da sistem erişim kayıtlarının incelenmesi oldu. Barikat Siber Güvenlik'in kamu kurumlarına sağladığı hizmetler kapsamında oluşan erişim ve işlem kayıtlarının bağımsız siber güvenlik uzmanları tarafından denetlenip denetlenmediğini soran Özlale, kamu sistemleri ve piyasa verilerine yetkisiz erişim olup olmadığının araştırılmasını istedi. Özlale, özellikle kritik sistemlere erişim yetkisi bulunan şirketlerin faaliyetlerinin bağımsız denetimlerden geçirilmesi gerektiğini belirtti. Bu sorular, kamu kurumlarında veri sızıntısı veya yetkisiz erişim yaşandığının kanıtlandığı anlamına gelmiyor. Özlale, böyle bir durumun bulunup bulunmadığının yetkili kurumlar tarafından araştırılarak kamuoyuna açıklanmasını talep ediyor.
Kayyım sonrasında hangi güvenlik tedbirleri alındı?
Tera Yatırım Teknoloji Holding ve Barikat Siber Güvenlik'in yönetimine TMSF kayyımı atanmasının ardından alınan önlemleri de sorgulayan Özlale, kamu kurumlarına verilen hizmetlerin kesintisiz sürdürülmesi için hangi adımların atıldığını sordu. Özlale, şirketin yönetim değişikliği sırasında kritik sistemlere erişim yetkilerinin nasıl kontrol edildiğinin ve bilgi güvenliği risklerine karşı hangi acil önlemlerin uygulandığının açıklanmasını istedi. Kamu kurumlarının siber güvenlik hizmetlerinde sürekliliğin sağlanması gerektiğine dikkat çeken Özlale, kayyım sürecinin teknik güvenlik boyutunun da şeffaf biçimde değerlendirilmesini talep etti.
650 milyon TL'lik siparişlerin ayrıntılarını istedi
Özlale'nin gündeme taşıdığı bir başka konu ise Barikat Siber Güvenlik'in Aralık 2025'te açıkladığı 650 milyon TL tutarındaki yeni siparişler oldu. Söz konusu siparişlerin stratejik kamu kurumlarının da aralarında bulunduğu müşterilerden alındığını belirten Özlale, toplam tutarın ne kadarının kamu kaynaklarından karşılandığının açıklanmasını istedi. Özlale, hangi kurumların ne tür hizmetler için ödeme yaptığının, hizmet sözleşmelerinin kapsamının ve kamu kurumlarının şirketle ticari ilişkilerinin kamuoyuna açıklanması gerektiğini savundu.
Özlale'den yetkililere 5 kritik soru
Ümit Özlale, açıklamasının sonunda yetkililerden yanıt beklediği soruları şu şekilde sıraladı:
-
Borsa İstanbul, Türk Telekom, THY ve ilgili bakanlıklar, Barikat'tan hangi siber güvenlik hizmetlerini aldı? Şirkete hangi kritik sistemlere ve veri tabanlarına erişim yetkisi verildi?
-
Tera Grubu'nun Barikat'a hakim ortak olmasının ardından kamu kurumları ve Borsa İstanbul tarafından güvenlik ve çıkar çatışması değerlendirmesi yapıldı mı?
-
Şirketin erişim ve log kayıtları bağımsız siber güvenlik uzmanlarınca incelendi mi? Kamu sistemlerine ve piyasa verilerine yetkisiz erişim veya veri sızıntısı bulunup bulunmadığı araştırıldı mı?
-
Şirket yönetimi TMSF kayyımına geçerken kamu kurumlarına verilen siber güvenlik hizmetlerinin sürekliliği ve erişim güvenliği için hangi acil tedbirler alındı?
-
KAP'ta açıklanan 650 milyon TL'lik yeni siparişlerin ne kadarı ve hangi bölümü stratejik kamu kurumlarından geldi?
Özlale, bu soruların yanıtlanmasının kamu kurumlarındaki veri güvenliği ve denetim süreçlerinin açıklığa kavuşturulması bakımından önemli olduğunu ifade etti.
“Kamunun verisi, milletin güvenliğidir”
Açıklamasının sonunda hükümete yönelik eleştirilerini sürdüren Ümit Özlale, sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelerin yanı sıra kamu kurumlarının dijital güvenliğinin de takipçisi olacaklarını söyledi. Özlale, “Vatandaşın çalınan birikiminin hesabını sorduğumuz gibi, devletin ve kamunun mahrem verilerinin güvenliğini de sonuna kadar sorgulayacağız” ifadelerini kullandı. İktidarın millî güvenlik söylemleriyle kamu kurumlarının dijital altyapılarını emanet ettiği şirketlerin denetim süreçleri arasında tutarlılık bulunması gerektiğini savunan Özlale, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Her fırsatta millî güvenlik diyerek vatandaşa parmak sallayan iktidar, devletin dijital kalelerini kimlere emanet ettiğinin hesabını vermek zorundadır. Kamunun verisi, milletin güvenliğidir!”
Gözler kamu kurumları ve TMSF'den gelecek açıklamalarda
Ümit Özlale'nin açıklamasıyla birlikte Tera Yatırım Teknoloji Holding'in Barikat Siber Güvenlik'teki ortaklığı ve şirketin kamu kurumlarına sunduğu hizmetlerin denetimi yeniden gündeme geldi. 14 Ekim tarihli mahkeme kararı doğrultusunda Tera Yatırım Teknoloji Holding'in yönetimine TMSF kayyımı atanması resmî kayıtlara yansırken, Özlale'nin kamu kurumlarına yönelttiği soruların nasıl yanıtlanacağı merak konusu oldu. Özellikle kritik sistemlere erişim yetkileri, veri güvenliği denetimleri, şirketin ortaklık yapısı ve 650 milyon TL'lik siparişlerin kamu kurumlarına düşen payı, açıklığa kavuşturulması istenen başlıklar arasında bulunuyor. Özlale'nin gündeme taşıdığı iddialar ve sorular, kamu sistemlerinde herhangi bir veri sızıntısının veya yetkisiz erişimin gerçekleştiğinin kanıtı niteliğinde değil. Ancak milletvekilinin açıklaması, stratejik kamu kurumlarına siber güvenlik hizmeti veren şirketlerin sahiplik yapıları ve denetim mekanizmalarına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.





