Ramazan ayında uzun süren açlık ve susuzluk süreleri, sağlıklı bireyler için bedensel bir arınma sağlarken, kronik rahatsızlığı olanlar için dikkatle yönetilmesi gereken bir sürece dönüşebiliyor. Özellikle kalp ve damar hastalığı bulunan milyonlarca vatandaş, dini vecibelerini yerine getirmek ile sağlıklarını korumak arasında kalarak büyük bir ikilem yaşıyor. Tıp dünyası ise bu konuda oldukça net bir çizgi çekiyor: "Tüm kalp hastaları oruç tutabilir" veya "Hiçbiri tutamaz" şeklinde bir genelleme yapmak, hayati sonuçlar doğurabilecek büyük bir hatadır. Her hastanın klinik tablosu parmak izi gibi benzersizdir ve oruç kararı kesinlikle hastayı bizzat takip eden hekim tarafından verilmelidir.
"Kırmızı Çizgi"deki Hastalar: Kimler İçin Hayati Risk Taşıyor?
Kardiyoloji uzmanları, bazı kalp rahatsızlıklarının doğası gereği uzun süreli açlık ve susuzluğu tolere edemeyeceğini vurguluyor. Bu gruptaki hastaların oruç tutması, kalp krizi veya ani ritim bozuklukları gibi ölümcül sonuçlar doğurabileceğinden tıp camiası tarafından kesinlikle önerilmiyor. İşte kırmızı listede yer alan o riskli gruplar:
-
Yakın Zamanda Kalp Krizi Geçirenler: Son 6 ay (bazı ağır vakalarda son 1 yıl) içerisinde kalp krizi atlatmış, kalp damarlarına yeni stent takılmış veya bypass ameliyatı olmuş hastalar büyük risk altında kabul ediliyor.
-
İleri Derece Kalp Yetmezliği Bulunanlar: İstirahat halindeyken dahi nefes darlığı çeken, vücudunun çeşitli bölgelerinde ödem oluşan ve vücuttaki fazla sıvıyı atmak için yüksek doz idrar söktürücü (diüretik) ilaç kullanmak zorunda olan hastaların sıvı dengesi hayati önem taşıyor.
-
Kontrol Altına Alınamayan Hipertansiyon Hastaları: Çok sayıda ve yüksek dozda ilaç kullanmasına rağmen tansiyon değerleri normal sınırlara çekilemeyen, sık sık tansiyon atakları yaşayan kişiler.
-
Ciddi Ritim ve Kapak Problemi Olanlar: Hayati tehlike arz eden ritim bozukluğu (aritmi) tanısı konmuş veya ileri derecede kalp kapakçığı rahatsızlığı bulunan hastalar.
-
Ağır Kan Sulandırıcı Kullananlar: Stent tıkanması veya pıhtı atma riski yüksek olduğu için ikili ve güçlü kan sulandırıcı tedavisi gören, ilaç saatleri kesinlikle değiştirilemeyen kişiler.
Yeşil Işık Yananlar: Doktor Onayıyla Kimler Oruç Tutabilir?
Hastalığı stabil bir seyir izleyen ve ilaçlarla tam kontrol altında tutulan bazı hasta grupları ise doktorlarının detaylı muayenesi ve vereceği onay doğrultusunda Ramazan ayını oruçlu geçirebiliyor. Bu grupta genellikle şu kişiler yer alıyor:
-
Tansiyonu Dengede Olanlar: Bir veya iki ilaçla kan basıncı uzun süredir ideal seviyelerde (örneğin 120/80 mmHg civarı) seyreden hastalar.
-
Stabil Koroner Arter Hastaları: Geçirdiği stent veya bypass operasyonunun üzerinden en az 1 yıl geçmiş olan, efor sarf ettiğinde veya dinlenirken hiçbir göğüs ağrısı şikayeti yaşamayanlar.
-
Hafif Dereceli Rahatsızlığı Bulunanlar: Sadece yıllık takip gerektiren hafif dereceli kapak sorunları veya masum (iyi huylu) çarpıntıları olan hastalar, hekimlerinin ilaç düzenlemesiyle oruç tutabiliyor.
Oruç Tutan Kalp Hastaları İçin "Altın Kurallar"
Eğer kardiyoloji uzmanınız güncel tahlillerinizi ve EKG'nizi inceleyerek oruç tutmanıza onay verdiyse, sürecin sorunsuz geçmesi için uymanız gereken çok katı kurallar bulunuyor:
-
İlaç Saatlerini Kendiniz Değiştirmeyin: İftara ve sahura göre yapılacak ilaç saati ve doz ayarlamaları sadece doktorunuz tarafından yapılmalıdır. İlacı kesmek veya dozunu değiştirmek felakete davetiye çıkarabilir.
-
Sahuru Asla Atlamayın: Sahura kalkmadan tutulan oruçlar, gün içindeki açlık ve susuzluk süresini 20 saate kadar çıkararak kalbi inanılmaz derecede yorar. Mutlaka sahura kalkılmalı ve hafif gıdalar tüketilmelidir.
-
Su Tüketimine Azami Özen Gösterin: Susuzluk (dehidrasyon), kanın akışkanlığını azaltıp koyulaşmasına neden olur. Bu durum damar içi pıhtılaşma ve stent tıkanması riskini zirveye taşır. İftar ile sahur arasındaki o kısa zaman diliminde mutlaka yavaş yavaş en az 2-2.5 litre su tüketilmelidir.
-
İftar Sofrasında Kalbinizi Yormayın: Bütün gün süren açlığın ardından iftarda aniden ve devasa porsiyonlarla yemek yemek, vücuttaki kanın sindirim sisteminde göllenmesine neden olur. Bu da kalbe giden kan miktarını azaltarak iftar sonrası kalp krizlerini tetikleyebilir. Çorbadan sonra 10-15 dakika ara vermek, yavaş yemek ve porsiyonları küçültmek hayati önem taşır.
-
Tuz ve Yağdan Uzak Durun: "Ramazan hipertansiyonu" ve damar tıkanıklığı yaşamamak adına; aşırı tuzlu şarküteri ürünlerinden, ağır kızartmalardan ve şerbetli tatlılardan uzak durulmalıdır.