9 EYLÜLTV’de moderatörlüğünü gazeteci Zafer Ertem’in yaptığı ‘Spor Servisi’ programının bu haftaki konuğu İzmirspor’un efsane milli futbolcusu ve günümüzün Spor Yazarı Bülent Buda oldu. Buda, bilgisiz ve vizyonsuz kulüp yöneticilerinin kulüplerinin başarısı adına hiç bir şeyi doğru yapamadığını, çağdaş vizyon sunamadığını, günümüzdeki asırlık çınarların geri sayıma geçmelerinin nedeninin bu olduğunu savundu. Yıllar yıllar önce çocukluğunda idolüolan sonrasında ise unutulmaz insan gol kralı Metin Oktay'la aynı sahayı paylaşan, İzmirsporformasını yıllarca taşıyan, futboldan hiç kopmayan sonrasında yönünü spor yazarlığına çeviren Buda, 84 yıllık yaşamının ve futbol serüveninin en çarpıcı anılarını 9 Eylül TV ‘Spor Servisi'ne anlattı. Buda'nın sözlerinde hem Metin Oktay'a duyulan büyük sevgi hem de İzmir futbolunun bugün geldiği noktaya yönelik ağır bir sitemler vardı.
İŞTE GÖZYAŞLARIMIN NEDENİ!...
Bülent Buda röportaja Metin Oktay’ın 13 Eylül’de İzmir’de gerçekleşen anma töreninde gözyaşlarını tutamadığı ve tüm İzmir medyasında manşetlere yansıyan o fotoğraf karesi ve ardındaki hiç unutamadığı anısıyla başladı.‘’Ben İzmirspor'da o Galatasaray'da idi. Kalemizde o gün Altan Santape vardı. G. Saray’da Turgay Şeren, Kadri Aytaç, Suat Mamat, Metin Oktay, Ayhan Elmastaşoğlu forma giymişti. Neyse ilk yarıyı 1-0 önde bitirdik. Ben o gün 3 numara oynuyorum. 15 dakikada tabela bir anda 3 oldu. Kadri Aytaç 1, Metin ağabey 2 gol. Ne olduğunu anlayamamıştık. Sonlara doğru Metin ağabey taç çizgisinde topla buluştu karşısındayım konum itibarıyla. Bir vuruyor gibi yapıyor, vurmuyor, topa basıyor. Bu davranış karşıdaki futbolcuyu zıplatır, biraz da dalga geçmek düşüncesi vardır işin içinde.Sinirlendim, ama hiçbir fiili hareket yapmadan döndüm arkamı kaleci Altan ağabeye doğru yürümeye başladım. Yani "Ne halin varsa gör abi, benimle dalga geçme" der gibisinden. Geri döndüğümde Metin ağabey’in topu Alsancak Stadı'nın kale arkasına şişirdiğini gördüm. Hatta stadı da terk etti o top ve Gündüz Kılıç’a dönüp elini kaldırdı oyunu terk etti. Beni rencide etmemek için yaptı bunu. İşte gözyaşlarımın nedeni yalnızca geçmişe duyulan özlemin değildi, futbolun insan hayatındaki yerinin de bir yansımasıydı, ona bir vefa borcuydu.’’
BİLGİ VE EĞİTİM EKSİKLİĞİ VAR VİZYON YOK…
Bülent Buda, söz İzmir futboluna geldiğinde yüzü bir anda asıldı ve asırlık kulüplerin bugün yaşadığı ekonomik sıkıntılarının nedenini çok iyi bildiğini söyledi. Buda’ya göre bilgi ve eğitim eksikliği yaşanan tüm sıkıntıların baş düşmanı. Buda’nın bu konudaki görüşleri de şöyle: ‘’ İşin başında tabii ki Göztepe’yi ayrı bir kenara koyuyorum. Sarı-Kırmızılı kulübün ayrıcalığından da bahsedeceğim elbet. Hemen başlıyalım Karşıyaka, Altay, Altınordu, İzmirspor ve Bucaspor gibi kulüpler bugün ekonomik anlamında içler acısı halde. Bu kulüplerin hemen hepsi bir dönem bugünün ‘süper ligi’ olan 1.Lig’de boy gösteriyorlardı. Büyük camialara sahip olan bu kulüpler bugün niye bu kadar gerideler. 3. Lig kapısında kaosun içindeler. Bana göre köklü kulüplerin yıllar içinde yaşadığı gerilemenin temelindebilgi ve eğitim eksikliği var. Çağın gerektirdiği yönetim anlayışına ayak uyduramayan, mali yapıyı yeterince bilmeyen ve doğru yatırımları yapamayan kulüpler ve yöneticileri zaman içinde kendi kendilerini de tükettiler. Yanlış yönetici, teknik kadro ve tercihler bir süre sonra alışkanlığa dönüştü. Olumsuz alışkanlıklar ise mevcut gerilemenin yolunu açtı.’’
GELELİM GÖZTEPE FARKINA…
Eski milli futbolcu, Buda, İzmir futbolunun yaşadığı sorunları anlatırken Göztepe ve Mehmet Sepil örneğini farklı bir yere koydu. Bülent Buda Göztepe'nin geçmişte yaşadığı ağır düşüşün ardından farklı bir yönetim ve gelişim anlayışıyla yeniden yapılanmasını, kulübün uluslararası bir yapıya dönüşmesi üzerinden değerlendirdi. Buda, ‘’ Eğitimsizlik ve bilgi eksikliği İzmir kulüplerinin bu konuma gelmesinin önemli nedeni. Göztepe de bir dönem amatör kümeye düşmenin eşiğinden döndü. Ama bugün için süper ligde yarışan, futbolcularına değer katan tek kulüp Göztepe. Göztepe'nin yaratıcısının da Mehmet Sepil olduğunu söylüyorum. "Eğitim her şeydir" dedik. Mehmet Sepil beyefendi Ankara Siyasal Bilgiler'den gelme. İş yaşamında çok gelişmiş bir insan. Herkes "Çok iyi Göztepeliyim’’ falan demesin. Göztepe sayın Sepil’in kıymetini bilmeli. Sepil vizyonu, donanımı tecrübesiyle Göztepe'yi, yaratan insandır. Bazıları "Göztepe Göztepelilerindir, İzmirspor İzmirsporlularındır" der. Geçiniz bunları artık bu hikayeleri kimse yemiyor’’diye konuştu.
İZMİRSPOR’DA HEM EFSANE OLDUM, HEM DIŞLANDIM
Buda’nın sözlerindeki en ağır bölüm ise yıllarca formasını taşıdığı İzmirspor'la ilgiliydi. Buda duygularını şöyle aktardı: ‘’Futbol yaşamım İzmir’in Damlacıkspor'unda başladı, Kalespor, ardından İzmirspor, F.Bahçe, İstanbulspor ve dönüş tekrar İzmirspor’da noktalandı. İzmirspor’da ki ilk sürecim çok anlamlıydı. 4 yıl kesintisiz forma giydim, 19 yaşımda da takım kaptanı oldum. Seyfi Talay’ın ayrıldığı dönemdi kaptanlığım. Tanzer Sencer, Turgay Meto gibi değerlerle birlikte İzmirspor’un başarısı için ter döktük. Genç milli takıma davetin ardından F.Bahçe’ye transferim, uzun bir İstanbulspor maceram ve tekrar döndüğüm İzmirspor’da 2 yıl oynayıp futbolu bıraktım. Kulüpten alacaklarım vardı almadan ayrıldım.Teberru yaptım. İzmirspor o dönem çok zor anlar yaşıyordu ama hiçbir yönetici ‘gel arkadaş İzmirspor’u toparlayalım demedi. Bu unutamadığım bir kırgınlıktır. İstanbul’da hocalık teklifi aldım İzmir’de kulübüm bana kapılarını kapadı. Bu kişisel bir kırgınlık değil, bir kulübün büyüklüğü sahadaki sonuçlarla değil, efsanelerine ne kadar sahip çıktığıyla da ölçülür.’’
FUTBOLCU ADAYLARI, FUTBOL KİTAPLARI OKUYUN
Buda’nın genç futbolculara mesajı sohbetin en anlamlı bölümünü oluşturdu. Buda, sözlerini şöyle noktaladı: ‘’Çocuklarımız yalnız ayaklarını değil akıllarını da geliştirmeli. Yaşamımızda artık her şey bilimsel oldu. Futbolcu adayları gençlerimiz okumalı hem de spor kitabı okumalı. Pelé, Maradona, Messi, Ronaldo ve başka büyük sporcuların yaşam öykülerini mutlaka okumalılar. Şu bilinmeli yetenek tek başına yeterli değildir. Çok çalışmalı, öğrenmeli öğrenileni sahada göstermeli. Hayranı olduğu futbolcuların, teknik direktörlerin hayatlarını iyi irdelemeliler. Ben 84 yaşındayım hala yürüyorum, koşuyorum ve hep spor ailesi içinde kalmaya çalışıyorum. Gençler çok okuyun, merak edin ve çok çalışın.’’
MİNİ YORUM
Zafer ERTEM
FORMÜL BEDAVA, TOP GENÇLERDE…
Bülent Buda röportajından büyük keyif aldım. Futbolculuk döneminden halen sürdürdüğü spor yazarlığı dönemindeki üretkenliğine hayranlık duymamak elde değil. Hem eğitimde hem de sporda pratiği ve teoriği güzel eşleştirmiş. Spor ailesi içinde hangi branşta olursa olsun günümüzün genç sporcuları Bülent hoca’nın bu röportajını mutlaka 9 Eylül Youtube da izlemeli ya da 9 Eylül gazetesinde okumalı, usta bir ağızdan verilen mesajları dikkate almalı. ‘tecrübe, hayatın en pahalı ve sert öğretmenidir. Çünkü önce sınavı yapar sonra dersi verir ‘ derler. Buda’nın sporcu adaylarından istediği iki önemli şey var. Önce insan sonra sporcu olmaları ve çok spor kitabı okumaları. Bilinçlerini geliştirmeli, vizyonlarını açmalı, hayallerini genişletmeli. Başarının formülünü bedava sunuyor, okumakta size kalıyor gençler.





