İzmir'in ve Ege Bölgesi'nin en köklü eğitim kurumlarının başında gelen Ege Üniversitesi, kütüphane envanterinde yer alan ve İslamiyet, tarih, edebiyat ile tıp tarihi gibi pek çok farklı disipline ışık tutan tarihi belgeler için büyük bir dijital dönüşüm hamlesi başlattı. Üniversite yönetiminin resmi kaynaklar aracılığıyla kamuoyuna duyurduğu kurumsal planlamaya göre, "Ege Üniversitesi Merkez Kütüphanesi Yazma Eserlerinin Kaynak Temelli Yeniden Tavsifi ve Dijital Ortama Aktarılması" başlıklı bilimsel araştırma projesi resmen hayata geçirildi. Bu kapsamlı projenin arka planı incelendiğinde, aslında akademik dünyanın uzun yıllardır beklediği tarihi bir vefa ve tamamlama misyonu göze çarpıyor.

Kredi kartı kullanıcılarına takvim tuzağı uyarısı
Kredi kartı kullanıcılarına takvim tuzağı uyarısı
İçeriği Görüntüle

Çalışmanın kökenleri, 1984 ile 1988 yılları arasında bölgede yürütülen "Ege Bölgesi Sözlü ve Yazılı Kültür Ürünleri" saha araştırmasına dayanıyor. O yıllarda büyük bir akademik seferberlikle Manisa'nın Demirci, Selendi, Kula, Soma, Akhisar ve Gördes ilçeleri ile bağlı köylerinden tek tek toplanan yazma eserler, kaybolmaktan kurtarılarak üniversite envanterine dahil edilmişti. Süreci aktaran EÜ Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şerife Yalçınkaya, 1990'lı yılların sonunda bu koleksiyondaki 80 eserin kısmen tanımlandığını ancak 1999'da eserlerin Merkez Kütüphaneye taşınması ve ardından proje ekibinin dağılmasıyla çalışmaların durduğunu belirtti. Akademik heyet, çeyrek asır önce yarım kalan bu tarihi ve bilimsel sorumluluğu çağdaş imkanlarla nihayete erdirmek için yeniden yola çıktıklarını ifade ediyor.

Beş yüz yıllık tarih yüksek çözünürlüklü lenslerle buluşuyor

Yürütülen çalışmanın kronolojik kapsamı, Akdeniz ve Anadolu coğrafyasının geçirdiği kültürel evrimin de en somut dökümünü barındırıyor. Projeyle, 15. yüzyıl sonlarından başlayarak Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılma dönemi olan 20. yüzyıl başlarına kadar uzanan geniş bir zaman dilimine ait el yazması eserler modern ve uluslararası kütüphanecilik yöntemleriyle yeniden tanımlanıyor. Geçmiş dönemlerde hazırlanan kütüphane fişlerindeki eksiklikler, hatalı tarihlendirmeler ve yanlış müellif tanımlamaları, uzman akademisyenler tarafından temel biyografik ve bibliyografik kaynaklar taranarak tek tek düzeltiliyor.

Projenin yürütücülüğünü üstlenen Ege Üniversitesi Birgivi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yılmaz Öksüz, çalışmanın teknik detaylarına dair hayati bilgiler paylaştı. Bugüne kadar depolarda saklanan, hiç incelenmemiş ve tavsifi yapılmamış olan eserlerin bilimsel tanımlamalarını ilk kez gerçekleştireceklerini vurgulayan Öksüz, kataloglama ve kimliklendirme süreçleri tamamlanan tüm sayfaların profesyonel fotoğraf ekipmanları kullanılarak yüksek çözünürlükte dijital ortama aktarılacağını belirtti. Bu sayede asırlık mürekkepler ve el yapımı kağıtlar, fiziksel temasa gerek kalmadan, aslına en yakın görsel kalitede koruma altına alınmış olacak.

Bilim dünyasının açık erişimine sunulacak küresel bir platform kuruluyor

Toplamda 12 ay sürmesi planlanan bu titiz projenin nihai hedefi, yerel bir kütüphane arşivini küresel bir veri tabanına dönüştürmek üzerine kurulu. Doğruluğu kesinleştirilmiş 100'den fazla el yazması eserin detaylı tanımları ve yüksek çözünürlüklü dijital kopyaları, tüm dünyadaki şarkiyatçıların, tarihçilerin ve dil bilimcilerin tek bir tıkla ulaşabileceği bir dijital platformda entegre edilecek. Kurulacak bu sistem, nadide eserlerin fiziki olarak yıpranmasının önüne geçerken, akademik araştırmalardaki lojistik engelleri de tamamen ortadan kaldıracak. Doç. Dr. Yılmaz Öksüz, bu hamle sayesinde Ege Üniversitesinin zengin yazma eser koleksiyonuna sahip üniversiteler arasında öncü ve prestijli konumu alacağını ifade ederek projenin kurumsal vizyonunu özetledi.

Kaynak: HABER MERKEZİ