Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın kıyı ve sahil şeritlerine ilişkin yetkisini genişleten düzenleme yürürlüğe girdi. Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan “Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” Resmi Gazete’de yayımlandı. Yeni düzenlemeye göre Bakanlık, uygun görülen kıyı ve sahil şeritlerinde bakım, onarım, güvenlik, temizlik ve benzeri işletme faaliyetlerini belediyeler ve mahalli idare birliklerinin yanı sıra kendi ilgili birimleri üzerinden de yürütebilecek. Bu değişiklik, uzun sahil şeridi ve yoğun turizm hareketliliği nedeniyle İzmir açısından da önem taşıyor.
İzmir’in kıyı ilçeleri yakından ilgilenecek
İzmir’de özellikle yaz aylarında milyonlarca kişinin kullandığı Çeşme, Urla, Seferihisar, Foça, Dikili, Karaburun ve Menderes sahilleri yeni düzenlemenin en çok hissedileceği alanlar arasında yer alabilir. Bakanlıkça uygun görülen kıyılarda temizlik, güvenlik, bakım ve düzenleme çalışmalarının doğrudan Bakanlığın ilgili birimleri tarafından yapılabilmesinin önü açıldı. Düzenleme, Kıyı Kanunu, Kıyı Kanunu’nun uygulanmasına ilişkin yönetmelik ve onaylı imar planı hükümlerine uygun kıyı alanlarını kapsıyor.
Belediyelerin yanında Bakanlık da devrede
Yeni uygulamayla kıyılardaki işlemler yalnızca belediyeler ve mahalli idare birlikleriyle sınırlı olmayacak. Bakanlığın merkez teşkilatı, döner sermaye işletmesi müdürlüğü, bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşlar ile bunların iştirakleri de kıyı ve sahil şeritlerinde düzenlenen protokoller kapsamında faaliyet gösterebilecek. Bu alanların belirli kurumlara protokol yoluyla kiraya verilebilmesi de mümkün olacak.
Plajlardaki işgaller hedefte
Bakanlığın düzenlemedeki temel gerekçelerinden biri, belediyelerle protokol oluşturulamayan kıyı alanlarında yaşanan işgallerin önüne geçmek. Yeni uygulamayla plajların amaç dışı kullanımlarının azaltılması, sahil şeritlerinde kontrolsüz işgallerin ve buna bağlı çevresel tahribatın önlenmesi hedefleniyor. İzmir’de özellikle yaz sezonunda bazı plajlarda şezlong, masa, ticari ünite ve benzeri kullanımlar nedeniyle yaşanan “kıyıya erişim” tartışmaları düşünüldüğünde, yeni düzenlemenin kentte yakından takip edilmesi bekleniyor.
Duş, gölgelik ve tuvalet düzenlemesi
Bakanlık gözetiminde yapılacak uygulamalar kapsamında kıyılarda ihtiyaç duyulan duş, gölgelik, soyunma kabini ve seyyar tuvalet gibi ünitelerin oluşturulması da mümkün olacak. Ayrıca plajlarda zorunlu kabul edilen ticari ünitelerin de belirli kurallar çerçevesinde düzenlenmesi öngörülüyor. Amaç, kıyıların doğal yapısını tahrip etmeden vatandaşların kullanımına açık tutulması ve koruma-kullanma dengesinin sağlanması olarak açıklandı.
İzmir’de gözler uygulamaya çevrilecek
Yeni düzenlemeyle birlikte İzmir’in turistik sahillerinde Bakanlığın hangi alanlarda doğrudan devreye gireceği merak konusu olacak. Özellikle belediyeler ile Bakanlık arasındaki yetki paylaşımının nasıl işleyeceği, plaj işletmeleri ve kıyı işgallerine yönelik nasıl bir denetim modeli uygulanacağı önümüzdeki süreçte netleşecek. İzmir gibi kıyı kullanımının hem turizm hem de kent yaşamı açısından büyük önem taşıdığı bir şehirde, düzenlemenin sahadaki sonuçları yaz sezonunda daha görünür hale gelecek.




