Denizin ortasında 9 aylık tehlike
Denizin ortasında 9 aylık tehlike
İçeriği Görüntüle

REYHAN SENAY/ Otoyolların özelleştirilmesine yönelik tartışmalar sürerken, Urla’da geniş katılımlı bir toplantı gerçekleştirildi. Otoyollar Özelleştirilmesin İnisiyatifi tarafından düzenlenen buluşmada, özelleştirme sürecinin Yarımada’nın ulaşımı, ekonomisi, tarımı, turizmi ve kent yaşamına olası etkileri ele alındı. Toplantıya Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, CHP geçmiş dönem İzmir Milletvekili Musa Çam, Çeşme Kent Konseyi Başkanı Dr. Ahmet Güler, Urla Kent Konseyi Başkan Vekili Cemil Doğru, Avukat Şehrazat Mercan, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, sendikalar, belediye meclis üyeleri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı.

“Ulaşım yalnızca yol meselesi değil”

Toplantıda konuşan Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, konuya yalnızca belediye başkanı olarak değil, Urla’da yaşayan bir vatandaş olarak baktığını belirtti. Yarımada’nın ulaşımının sadece otoyoldan ibaret olmadığını ifade eden Balkan, otoyol kullanım maliyetlerindeki değişimin alternatif güzergâhlara yönelteceği trafik yükünün değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Balkan, “Bir kentte imar planı yaparken yalnızca binaların nerede yükseleceğini hesaplamazsınız. Nüfusu, altyapıyı, suyu, kanalizasyonu, otoparkı ve trafiği de hesaplarsınız” dedi. Urla’nın önemli bir eğitim ve yaşam merkezi olduğuna dikkat çeken Balkan, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Dokuz Eylül Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi ve bölgede planlanan yeni yatırımlar nedeniyle ulaşım yükünün giderek artacağını ifade etti.

“Mesele sadece otoyol ücreti değil”

Ulaşım maliyetlerindeki artışın yalnızca araç kullanıcılarını etkilemeyeceğini belirten Balkan, bunun bölgedeki ekonomik faaliyetlere de yansıyacağını söyledi. Çiftçinin ürününü pazara ulaştırmasından, emekçinin işine gidip gelmesine, esnafın lojistik maliyetlerinden işletmelerin müşterilerine ulaşmasına kadar birçok alanın bu süreçten etkilenebileceğini belirten Balkan, “Sonunda bu maliyet dönüp dolaşıp vatandaşın cebine yansır” ifadelerini kullandı. Balkan ayrıca Urla Demircili’de yaşanan gemi sorununa ilişkin yürütülen mücadeleye de değindi.

“Kamu yararı nerede?”

Çeşme Kent Konseyi Başkanı Dr. Ahmet Güler ise otoyolun geçmiş maliyetleri ile bugünkü özelleştirme sürecinin karşılaştırılması gerektiğini söyledi. 1992 yılında otoyolun yapım maliyetinin 672 milyon dolar olduğunu belirten Güler, “Geçtiğimiz yıl yine Urla’da çoban ateşini yakmıştık. İlk otoyol eylemimizi burada gerçekleştirmiştik. Bu toplantının bugün yapılması çok değerli” dedi. Güler, Türkiye’deki otoyol ve köprülerin özelleştirme sürecine ilişkin kamu yararı vurgusu yaptı.

“Dava açacağız, sürecin takipçisi olacağız”

Avukat Şehrazat Mercan, kamu yararının korunması amacıyla hukuki süreç başlatacaklarını açıkladı. Mercan, “Biz kendi menfaatlerimizi değil, kamunun menfaatlerini koruyacağız. İzmir-Çeşme yolunun yine kamunun olması için çabalayacağız. Dava açacağız ve sürecin takipçisi olacağız” diye konuştu. Urla Kent Konseyi Başkan Vekili Cemil Doğru da otoyolun; çalışanların, öğrencilerin, çiftçilerin, balıkçıların ve lojistik sektörünün temel ulaşım hattı olduğunu belirtti. Doğru, “Bu yol İzmir’e her gün gidip gelen memurumuzun, sağlık çalışanlarımızın, eğitim çalışanlarımızın, işçimizin, öğrencimizin ve bölgenin üreticisinin can damarıdır. Ulaşım maliyetinin artması yaşam pahalılığını da artıracaktır” dedi. Toplantıda, otoyol özelleştirmesinin trafik güvenliği, çevre, tarım, turizm ve ekonomik faaliyetler üzerindeki olası etkileri değerlendirildi. Katılımcılar, Yarımada’nın ulaşım geleceğinin bütüncül bir planlama anlayışıyla ele alınması ve kamu yararının korunması gerektiği konusunda ortak görüş bildirdi.

Kaynak: HABER MERKESİ