Türkiye'nin dört bir yanındaki limanlarda aylardır süren sessizlik yerini tatlı bir telaşa ve hummalı bir çalışmaya bıraktı. Denizlerde canlı popülasyonunu korumak ve sürdürülebilir avcılığı sağlamak amacıyla 15 Nisan tarihinde başlatılan genel av yasağı dönemi nihayet sona eriyor. Karadeniz, Marmara ve Ege’de 1 Eylül, Akdeniz’de ise 15 Eylül itibarıyla kalkacak olan yasak öncesinde, yaklaşık 1500 gırgır ve trol teknesi sahipleriyle birlikte teknelerinin bakımını tamamlayarak demir almak için gün saymaya başladı. Yaklaşık 4,5 aydır karada kalan denizciler; motor aksamlarından güverte boyasına, navigasyon cihazlarından yıpranan devasa ağların ilmek ilmek onarılmasına kadar tüm eksiklerini giderdi.
Limanlarda son hazırlıklar ve sezona dair büyük beklentiler
Mavi vatanın dört bir yanında devam eden bu hazırlık maratonunda hem büyük endüstriyel balıkçılık filoları hem de küçük tekneleriyle rızkının peşine düşecek olan kıyı balıkçıları aynı heyecanı paylaşıyor. Sektör temsilcileri, deniz ürünleri avcılığının sadece teknedeki tayfaya değil, nakliyeden pazarlamaya, işleme tesislerinden perakende tezgahlarına kadar doğrudan ve dolaylı olarak milyonlarca vatandaşa ekmek kapısı sunduğuna dikkat çekiyor. Geçtiğimiz yıl Karadeniz'de yaşanan hamsi bolluğunun ardından bu yıl gözler bölgede palamut popülasyonuna çevrilmiş durumda. Ege'de suların ısınması ve mevsimsel geçişlerle birlikte sardalya ve hamsi avının öne çıkması beklenirken, Akdeniz'de ise barbun, karides ve kolyoz avcılığının ağırlık kazanacağı öngörülüyor.

Karadeniz palamuda Ege ise bol sardalyaya kilitlendi
Sektörün genel durumunu ve yeni sezondan beklentilerini değerlendiren Deniz Ürünleri Avcıları Üreticileri Merkez Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Aksoy, denizcilerde tarifi imkansız bir tutku ve heyecan bulunduğunu vurguladı. Balıkçılığın tamamen motivasyon ve heyecanla yürütülen zorlu bir meslek olduğunu belirten Aksoy, Karadeniz’den gelen ilk sinyallerin son derece sevindirici olduğunu aktardı. Şu anda Karadeniz sularında bol miktarda palamut görüldüğünü ifade eden Aksoy, Ege ve Marmara’da da benzer bir hareketliliğin yaşanacağını söyledi. Öte yandan balıkçı kıyısından çıkan ürün ile şehir merkezlerindeki tezgah fiyatları arasındaki makasın tüketici aleyhine açılmasına da değinen Aksoy, bu konuda denetimlerin artırılması gerektiğinin altını çizdi.
Egeli balıkçılar ilk iki ayın bereketi için gün sayıyor
Ağlarını Ege’nin serin sularına bırakacak olan İzmirli denizciler de Güzelbahçe Balıkçı Barınağı başta olmak üzere bölgedeki tüm limanlarda son rötuşları yapıyor. İzmir Balık Avcıları ve Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Yusuf Uzun, Eylül ve Ekim aylarının balıkçılık ekonomisi için hayati önem taşıdığını dile getirdi. Yaz boyunca yapılan tekne ve ağ masraflarının karşılanabilmesi adına sezonun ilk iki ayındaki av miktarının belirleyici olduğunu kaydeden Uzun, hava şartları sertleşmeden önce maksimum verimi almayı hedeflediklerini belirtti. Geçen yıllara kıyasla Ege’de sardalya işaretlerinin çok daha güçlü olduğunu vurgulayan Uzun, iklim değişikliği ve su sıcaklığı nedeniyle kuzeye kayan balık sürülerinin bu yıl Ege kıyılarına geri döndüğünü müjdeledi. Sahada ter döken kaptanlar ve tayfalar ise "ya nasip" diyerek halka bol ve ucuz balık yedirmek için sabırsızlandıklarını ifade ediyor.




