KAZİM BOZKURT/İzmir’in ağır sanayi merkezlerinden Aliağa’da, yıllık 1 milyon ton petrokokun depolanacağı yeni bir proje için ÇED süreci tamamlandı. BRC Demir Çelik Metal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından hayata geçirilmesi planlanan tesiste petrokokun yanı sıra yılda 250 bin ton kükürt ve 3 bin ton kimyevi gübre de depolanacak.
İzmir Valiliği, yapılan inceleme ve değerlendirmelerin ardından projeye ÇED Yönetmeliği’nin 17. maddesi kapsamında “ÇED Olumlu (Kapsam Ek-2)” kararı verdi.
Projenin dosyasında ise özellikle iki başlık öne çıkıyor: Tesisin kurulacağı alanın planlarda “Tarım ve Hayvancılık Geliştirme Alanı” olarak görünmesi ve Aliağa Belediyesinin ÇED sürecinde yaptığı teknik değerlendirmeler.
Belediye beş kritik noktaya dikkat çekti
ÇED sürecinde görüşü alınan Aliağa Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü, projeye ilişkin beş önemli noktayı gündeme getirdi.
Belediye öncelikle yıllık depolama kapasitesi, saatlik malzeme hareketi ve araç seferlerinin birbiriyle uyumlu olup olmadığının yeniden gözden geçirilmesini istedi. Bu incelemenin sonucuna göre toz emisyon hesaplarının da gerekirse güncellenmesi gerektiğini bildirdi.
Bir diğer başlık petrokok ve kükürtün yüklenmesi, boşaltılması ve depolanması sırasında ortaya çıkabilecek toz oldu. Belediyenin görüşünde, tozun önlenmesi için alınacak tedbirlerin açık biçimde ortaya konulması istendi.
Ağır tonajlı araçların oluşturacağı trafik de belediyenin dikkat çektiği konular arasında yer aldı. Taşıma güzergâhlarının ve artacak trafik yoğunluğunun çevreye etkisinin hesaba katılması gerektiği belirtildi.
Belediye ayrıca yağmur suları ile yüzeysel akışın petrokok ve kükürt depolama alanlarından saha dışına taşmasını önleyecek drenaj ve çökeltme sistemlerinin yeterli olmasını istedi.
Beşinci başlık ise doğrudan proje dosyasına yönelikti. PTD’de projeyle ilgisi bulunmayan bazı faaliyet ve proses ifadelerinin yer aldığı tespit edilerek dosyanın proje özelinde yeniden gözden geçirilmesi talep edildi.
Tesis tarım alanında kalıyor
Projeyi dikkat çekici hale getiren başlıklardan biri de tesisin kurulacağı arazinin planlardaki durumu.
Proje Tanıtım Dosyası’na göre 17 bin 390 metrekarelik saha, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nın K18 paftasında “Tarım ve Hayvancılık Geliştirme Alanları” içerisinde bulunuyor.
Aliağa Belediyesi de görüşünde bu durumu özellikle vurguladı. Depolama faaliyetlerinin ilgili plan kararları ve hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. BRC Demir Çelik ise faaliyetlerini söz konusu plan hükümlerine uygun yürüteceğini beyan ve taahhüt etti.
1 milyon ton aynı anda depolanmayacak
Projede geçen “1 milyon ton petrokok” rakamı tesisin yıllık kapasitesini ifade ediyor. Başka bir ifadeyle sahada aynı anda 1 milyon ton petrokok bulunmayacak.
Petrokok için 3 bin 867 metrekarelik açık stok sahası ayrıldı. Bu alanın aynı anda taşıyabileceği petrokok miktarı 46 bin 404 ton olarak hesaplandı. Yıllık 1 milyon tonluk kapasiteye, stokun yıl içerisinde yaklaşık 21 kez yenilenmesiyle ulaşılması planlanıyor. Petrokokun tesiste ortalama kalış süresi ise 17 gün olacak.
Kükürt için ayrılan 2 bin 157 metrekarelik alanda aynı anda yaklaşık 36 bin 238 ton ürün tutulabilecek. Yıllık kapasite 250 bin ton, ortalama bekleme süresi ise 61 gün olarak hesaplandı.
Kimyevi gübre ise petrokok ve kükürtten farklı olarak kapalı alanda tutulacak. 5 bin 981 metrekarelik bölümde 20 kilogramlık paketler halinde depolanacak gübrenin yıllık kapasitesi 3 bin ton, aynı anda tutulabilecek miktarı ise yaklaşık 740 ton olacak.
Petrokok açık alanda tutulacak
Çevresel açıdan en önemli başlıklardan biri petrokokun açık alanda depolanacak olması.
Proje dosyasındaki hesaplamalara göre herhangi bir önlem alınmadığı durumda saatte 0,7118 kilogram, önlemlerin uygulanması halinde ise saatte 0,3568 kilogram toz emisyonu oluşması bekleniyor. Her iki değer de esas alınan saatte 1 kilogramlık sınırın altında kaldığı için ayrıca toz dağılım modellemesi yapılmadı.
Ancak Aliağa Belediyesinin yıllık kapasite, saatlik malzeme hareketi ve araç seferlerinin birbiriyle uyumunun yeniden incelenmesini istemesi burada önem kazanıyor. Belediye, gerekli görülmesi halinde toz hesabının da yenilenmesini istedi.
Şirketin toza karşı günlük 5 metreküp su kullanarak basınçlı püskürtme sistemi çalıştırması planlanıyor. Tesisin çevresi 6 metre yüksekliğinde beton perdeyle çevrilecek, bunun üzerine 3 metrelik koruyucu bariyer yerleştirilecek. Stok yüksekliği de duvar seviyesinin 1 metre altında tutulacak.
Kamyon trafiği iki yönlü olacak
Projenin yalnızca depolama sahası değil, bölgedeki ağır taşıt trafiği açısından da etkisi olacak.
Ürünlerin yurtiçi ve yurtdışından gemilerle Nemrut Limanı’na getirilmesi planlanıyor. Tesisin limana kuş uçuşu uzaklığı 11,35 kilometre. Limana gelen malzemeler üstü kapalı kamyonlarla depoya taşınacak.
Ancak kamyon hareketi burada sona ermeyecek. Depolanan petrokok daha sonra yeniden kamyonlara yüklenerek yakıt olarak kullanılmak üzere çimento fabrikalarına ve çeşitli sanayi tesislerine gönderilecek. Kükürt ve kimyevi gübre de talepler doğrultusunda sevk edilecek.
Böylece limandan depoya gelen araçların yanı sıra depodan müşterilere giden ikinci bir ağır taşıt hareketi oluşacak. Proje dosyasında mevcut yolların kullanılacağı ve sevkiyatın yerleşim alanlarından geçirilmeyeceği taahhüt ediliyor.
Evler 620 metre uzakta
Proje dosyasında tesise en yakın hassas nokta olarak Mimar Sinan Mahallesi’ndeki konutlar gösteriliyor. Bu konutların tesise kuş uçuşu yaklaşık 620 metre uzaklıkta olduğu belirtiliyor.
Yapılan hesaplamada bu noktaya ulaşacak gürültünün 45,59 dBA seviyesinde kalacağı öngörüldü. Dosyada esas alınan gündüz sınır değeri ise 65 dBA.
Diğer yerleşimlere bakıldığında Fatih Mahallesi’nin tesise 1,65 kilometre, Yıldırım Mahallesi’nin 1,53 kilometre, Helvacı Mahallesi’nin ise 2,18 kilometre uzaklıkta olduğu görülüyor.
Gediz Nehri 1,34 kilometre mesafede
Proje sahasına en yakın yüzeysel su kaynağı Gediz Nehri. Dosyada nehrin tesise uzaklığı 1,34 kilometre olarak gösteriliyor.
Bu nedenle yağmur ve yüzey sularının saha dışına çıkmasının engellenmesi projenin önemli çevresel başlıklarından birini oluşturuyor.
Planlamaya göre petrokok ve kükürt sahasındaki sular drenaj kanallarıyla biri 36, diğeri 48 metreküp kapasiteli iki çökeltme havuzuna yönlendirilecek. Toplanan suyun dışarıya boşaltılmayacağı, yeniden toz bastırma sisteminde kullanılacağı belirtiliyor.
Aliağa Belediyesi de tam bu noktaya dikkat çekerek yağmur suyu ve yüzeysel akışın saha dışına çıkmasını engelleyecek drenaj ve çökeltme sistemlerinin yeterliliğinin sağlanmasını istedi.
Daha önce hububat deposuydu
Arazinin geçmişi de proje dosyasında yer alıyor. Sahada daha önce hububat depolama faaliyeti yürütülüyordu ve bu faaliyet için 19 Eylül 2025 tarihli ÇED muafiyet belgesi bulunuyordu.
BRC Demir Çelik, taşınmazı Nifa Group Gübre Anonim Şirketi’nden 10 yıllığına kiraladı. Kira bedeli 500 bin dolar artı KDV olarak belirlendi.
Mevcut alanın zemini daha önceki depolama faaliyeti nedeniyle beton durumda. Bu nedenle proje kapsamında yeni bir bina ya da kapalı alan inşa edilmesi öngörülmüyor.
Yatırım bedeli 23,5 milyon lira
Projenin toplam yatırım bedeli 23 milyon 535 bin TL olarak hesaplandı. Tesiste 10 kişinin istihdam edilmesi planlanıyor. Çalışma düzeni günde 8 saat, yılda 300 gün ve tek vardiya olacak.
Tesiste günlük 2,1 metreküp personel kullanımı, 5 metreküp de tozun bastırılması için olmak üzere toplam 7,1 metreküp su tüketilmesi öngörülüyor.
Projenin ekonomik ömrü 10 yıl olarak belirlenirken, bu sürenin sonunda piyasa ve talep koşullarına göre faaliyetin devam edebileceği belirtiliyor.
Kümülatif etki 500 metreyle değerlendirildi
PTD’de çevredeki diğer tesislerin projeyle birlikte oluşturabileceği toplam etki için de değerlendirme yapıldı. Bunun için tesis merkez alınarak 500 metrelik bir yarıçap belirlendi.
Dosyada bu alan içerisinde lojistik ve gıda teknolojileri gibi farklı alanlarda faaliyet gösteren tesislerin bulunduğu belirtiliyor. Ancak söz konusu işletmelerin birbirinden farklı faaliyetlere sahip olduğu gerekçesiyle ayrıca bir kümülatif etki değerlendirmesine ihtiyaç duyulmadığı sonucuna varıldı.
ÇED kararı çıktı, gözler uygulamada
İzmir Valiliğinin “ÇED Olumlu (Kapsam Ek-2)” kararıyla projenin ÇED süreci tamamlandı.
Bundan sonraki aşamada asıl belirleyici olan, proje dosyasında verilen taahhütlerin sahada nasıl uygulanacağı olacak. Özellikle açık alandaki petrokok stokundan kaynaklanabilecek toz, liman-depo-sanayi hattında oluşacak ağır taşıt trafiği, yağışlarla meydana gelebilecek yüzeysel akış ve çökeltme sistemlerinin işleyişi yakından takip edilmesi gereken başlıklar arasında.




