Türkiye'de geniş halk kitlelerinin, işçilerin ve sabit gelirlilerin en önemli gündem maddesi olan enflasyon ve geçim sıkıntısı, Temmuz 2026 verileriyle yeni bir eşiği daha geride bıraktı. Dar gelirli ailelerin ay sonunu getirme mücadelesi her geçen gün zorlaşırken, temel gıda maddelerine gelen zamlar mutfaktaki yangını körüklüyor. Bu kapsamda sosyo-ekonomik araştırmalarıyla bilinen Birleşik Metal-İş Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM), kamuoyunun pürdikkat takip ettiği Açlık ve Yoksulluk Temmuz 2026 Dönem Raporu dökümlerini resmi olarak paylaştı. Akademik ve sendikal standartlar gözetilerek hazırlanan tescil raporu, asgari yaşam maliyetlerinin ulaştığı ürkütücü boyutu sayısal verilerle ortaya koydu.
Araştırma merkezinin yaptığı detaylı hesaplamalara göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı, yani açlık sınırı 36 bin 324 lira olarak saptandı. Sağlıklı beslenme kalıbı üzerinden, hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan geniş kapsamlı hesaplama sonuçlarına göre ise eğitim, sağlık, barınma, ulaşım, faturalar ve giyim gibi hayati gereksinimlerin de dahil edildiği yoksulluk sınırı 119 bin 330 lira seviyesine fırladı. Bu veriler, tek bir çalışanın geliriyle dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırının üzerinde kalmasının neredeyse imkansız hale geldiğini net bir biçimde gösteriyor.
Günlük mutfak harcamalarında aslan payı süt ürünlerinin oldu
Açıklanan raporda, dar gelirli bir ailenin her gün yapmak zorunda olduğu zorunlu harcamalar kalem kalem incelendi. Günlük mutfak masraflarını içeren tescil dökümlerinde, sağlıklı bir yaşam için tüketilmesi gereken temel besin gruplarının maliyetleri tek tek analiz edildi. Yapılan tespitte, sofraların vazgeçilmezi olan bazı ürün gruplarının günlük bütçeyi adeta tek başına erittiği görüldü.
BİSAM verilerine göre, günlük harcamalarda en yüksek maliyet grubunu 432,46 liralık tutarla süt ve süt ürünleri oluşturdu. Bu hayati grubu, mevsimsel etkilere rağmen yüksek seyrini koruyan ve günlük 275,04 liralık harcama gerektiren sebze ve meyveler takip etti. Ailelerin protein ihtiyacını karşılaması için son derece kritik olan kırmızı et, balık ve tavuk grubu ise günlük 198,06 liralık payıyla listenin üst sıralarında yer aldı. Raporda diğer temel besin maddelerine yönelik günlük asgari harcama tutarları ise şu şekilde tescil edildi: Yumurta için 24,70 lira, kurubaklagiller için 26,81 lira, pirinç, bulgur, makarna ve un grubu için 18,83 lira, ekmek için 86,67 lira, katı ve sıvı yağ grubu için 78,42 lira, şeker, bal, reçel ve pekmez grubu için ise 37,76 lira. Besleyici değeri yüksek olan kuruyemiş grubu için de günlük 32,05 liralık bir harcama yapılması gerektiği saptandı.
Gıda sepetindeki dengeler beslenme kalitesini tehdit ediyor
Dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenmesi için hazırlanan gıda sepetindeki harcama oranları, ekonomik krizin beslenme alışkanlıklarını nasıl dönüştürdüğünü de gözler önüne seriyor. Yüksek fiyatlar nedeniyle dar gelirli aileler protein ve kalsiyum ağırlıklı beslenmeden karbonhidrat ağırlıklı beslenmeye doğru zorunlu bir geçiş yaparken, uzmanlar bu durumun uzun vadede halk sağlığı üzerinde ciddi sorunlar yaratabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.
Harcamaların oransal dağılımına bakıldığında, günlük gıda harcamalarının yüzde 35,7 gibi çok büyük bir kısmını tek başına süt ve süt ürünleri grubunun oluşturduğu belirlendi. İkinci sırada ise yüzde 23,3'lük payıyla et, yumurta ve kurubaklagil grubu yer alırken, meyve ve sebze grubunun toplam harcamadaki payı yüzde 22,7 olarak hesaplandı. Türk mutfağının ana omurgasını oluşturan ekmek ve tahıl grubu ise harcamalardan yüzde 8,7 oranında pay aldı. Araştırmacılar, açlık sınırındaki sınırlı artışın bu dönemde ağırlıklı olarak katı ve sıvı yağlar ile kuruyemiş fiyatlarındaki yukarı yönlü hareketten kaynaklandığına dikkat çekti. Buna karşın, peynir ile et, tavuk ve balık gruplarında dönemsel olarak yaşanan hafif fiyat gerilemeleri, açlık sınırındaki daha büyük bir patlamayı baskılayan ve artışı sınırlayan temel faktörler oldu.





