İzmir’in köklü spor kulüplerinin taraftar gruplarını kendilerine paravan yaparak kentte korsan bir nüfuz alanı ve suç ağı kuran odaklara yönelik adli makamların yürüttüğü geniş kapsamlı soruşturmada yeni ve son derece kritik gelişmeler yaşandı. Kentte tribün kültürünü ve taraftar derneklerini suç örgütü faaliyetlerinin gizlenme alanı olarak kullandıkları belirlenen şahıslara yönelik başlatılan dev operasyon, yargı aşamasında devasa bir bilançoya ulaştı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen ve aylardır titizlikle sürdürülen projeli dosya kapsamında güvenlik güçleri, emniyetin farklı uzmanlık alanlarını bir araya getirerek organize yapının kökünü kazımak adına kararlı bir süreç yürüttü.
Cinayet soruşturmasıyla başlayan teknik takip dev bir suç ağını deşifre etti
Soruşturmanın geçmişine bakıldığında, adli makamları harekete geçiren ve operasyonun düğmesine basılmasına yol açan süreç, 19 Eylül 2025 tarihinde Emircan Övüç’ün hayatını kaybettiği silahlı cinayet olayıyla başladı. Cinayet vakasının ardından harekete geçen İzmir İl Emniyet Müdürlüğü bünyesindeki Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Asayiş Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, sıradan bir adli olay gibi görünen vakayı derinlemesine incelemeye aldı. Yapılan teknik ve fiziki takipler neticesinde, olayın bireysel bir husumetten ziyade kentin iki büyük taraftar grubu olan "Yalı" ve "Forza" yapılanmaları içerisine sızmış organize suç örgütleri arasındaki alan hakimiyeti çatışmasından kaynaklandığı tespit edildi. Güvenlik güçleri, sekiz aylık süre zarfında bu iki grup arasında silahlı yaralama, tehdit ve kurşunlama da dahil olmak üzere sekiz ayrı şiddet eyleminin gerçekleştiğini belgeledi.
Dört ilde eş zamanlı baskınlarla çete yöneticileri tek tek yakalandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in kamuoyuna bizzat duyurduğu operasyonun düğmesine 21 Ağustos tarihinde basıldı. İzmir merkezli olmak üzere toplam dört ilde belirlenen 39 farklı adrese yönelik düzenlenen eş zamanlı şafak operasyonlarında, örgüt yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 29 şüpheli kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı. Adreslerde yapılan detaylı aramalarda ise ruhsatsız çok sayıda silah ve mühimmat, satışa hazır uyuşturucu hap ve örgütsel doküman ele geçirildi. Dosya kapsamında toplamda 59 örgüt mensubunun kimliğini tek tek deşifre eden emniyet güçleri, bu kişilerden 27'sinin zaten yürütülen farklı adli dosyalar ve suç kaydı incelemeleri nedeniyle cezaevinde tutuklu bulunduğunu belirledi.
Adliyeye sevk edilen zanlılardan 25'i tutuklanarak cezaevine gönderildi
Emniyetteki sorgu ve ifade alma işlemleri tamamlanan 29 şüpheliden 1’i kolluktaki ifadesinin ardından serbest bırakılırken, 28 şüpheli geniş güvenlik önlemleri altında İzmir Adliyesi’ne sevk edildi. Cumhuriyet Savcılığı tarafından ifadeleri alınan ve tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 25'i "suç örgütü kurmak, yönetmek, üye olmak ve kasten öldürme eylemlerine iştirak etmek" gibi ağır suçlamalarla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Adliyeye çıkarılan diğer 3 zanlı ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Cezaevindeki şüpheliler için de tutuklama kararı çıkarıldı
Öte yandan, soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı bulunan ancak daha önceki farklı suç dosyaları kapsamında halihazırda cezaevinde yatan 27 şüpheli hakkında da adli süreç işletildi. Cezaevinden ses ve görüntü bilişim sistemi üzerinden mahkemeye bağlanan ya da adliyeye getirilen 27 şüpheliden biri adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 26 şüpheli hakkında bu yeni projeli dosya kapsamında da yeniden tutuklama kararı verildi. Son mahkeme kararlarıyla birlikte dosyadaki toplam tutuklu sayısı 51 rakamına ulaştı. İzmir Emniyet Müdürlüğü ekipleri, kimlikleri belirlenen ve halen firari durumda bulunan 3 şüphenin yakalanmasına yönelik saha operasyonlarını ve teknik takibini aralıksız sürdürüyor.




