İzmir'de ormanlık alanlara girişlerin yasaklanmasıyla birlikte gözler yeniden enerji nakil hatlarına çevrildi. Geçen yıl bazı yangınların elektrik hatlarından kaynaklandığı yönündeki açıklamalar hafızalardaki yerini korurken, GDZ Elektrik 2,5 milyar liralık bakım bütçesi ve koridor temizliği çalışmalarını duyurdu. Ancak Elektrik Mühendisleri Odası "Şebekedeki ihmal yakıyor" diyerek teknik eksikliklere dikkat çekti.

İrfan Can'a Samsunspor da kapı kapattı: Göztepe’de istenmeyen adam ilan edilmişti
İrfan Can'a Samsunspor da kapı kapattı: Göztepe’de istenmeyen adam ilan edilmişti
İçeriği Görüntüle

İzmir Valiliği'nin ormanlık alanlara girişleri 31 Ekim'e kadar yasaklama kararının ardından yangın riski yeniden gündemin üst sıralarına çıktı. Geçen yıl özellikle Menderes, Seferihisar ve Çeşme'de yaşanan büyük yangınların ardından enerji nakil hatları tartışmaların odağına yerleşmiş, bazı yangınların elektrik hatlarından kaynaklandığı yönünde resmi açıklamalar yapılmıştı.

GDZ Elektrik, bu yıl bakım bütçesini 2,5 milyar liraya çıkardığını açıklarken, ormanlık alanlardan geçen enerji nakil hatlarının altında koridor temizliği yapıldığını duyurdu. Şirket ayrıca geçen yıl yaşanan yangınlarda sıcak hava, düşük nem ve şiddetli rüzgar gibi ekstrem koşulların etkili olduğuna dikkat çekti. Ancak açıklamalarda geçen yıl yangınlarla ilişkilendirilen bölgelerde hangi hatların yenilendiği, kaç direğin değiştirildiği ve hangi teknik iyileştirmelerin gerçekleştirildiğine ilişkin ayrıntılı bilgi yer almadı.

EMO'dan yangın sezonu öncesi uyarı

Elektrik Mühendisleri Odası ise yangın sezonu öncesinde yaptığı açıklamada elektrik şebekelerindeki teknik eksikliklerin önemli bir risk oluşturduğunu belirtti.

EMO açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

"Yaz aylarında artan orman yangınlarının temelinde ihmal faktörü yatsa da mangal ateşi ve sigara izmariti gibi kişisel nedenlerin yanı sıra elektrik şebekelerindeki teknik kusurlar da bu kayıplarda önemli bir pay sahibidir. Elektrik iletim ve dağıtım hatları; özellikle rüzgârlı havalarda iletkenlerin birbirine teması, bakımsız trafoların patlaması veya ekonomik ömrünü tamamlamış direklerin devrilmesi gibi nedenlerle orman yangınlarının en kritik faktörlerinden biri haline gelmiştir."

Açıklamada geçmiş yıllardaki büyük yangınlara da dikkat çekilerek şu değerlendirme yapıldı:

"Nitekim 2021'de Muğla ve Antalya, 2023'te Çanakkale, 2024'te Diyarbakır, Mardin ve 2025'te İzmir Çeşme'de yaşanan büyük yangınların enerji nakil hatlarındaki arızalardan kaynaklandığı resmi raporlarla belgelenmiş veya yetkili makamlar tarafından açıklanmıştır."

"Sadece koridor temizliği yeterli değil"

EMO, enerji hatlarının altındaki ot temizliğinin tek başına yeterli olmayacağını da vurguladı.

"İşlevini yitirmiş izolatörler süratle yenilenmeli; yüksek gerilim sigortaları teknik kriterlere uygun hale getirilmelidir. Topraklama tesisatının işlerliği ölçülmeli, elektriksel koruma testleri yapılmalıdır. Ulaşılması zor bölgelerde hata tespiti ve giderilmesinde insansız hava araçlarının kullanılması sağlanmalıdır. Her yaz başında tüm hatların termal haritası çıkarılarak gizli ısınma noktaları belirlenmeli; yangın riskinin yüksek olduğu bölgelerde ise çıplak iletkenler yerine vakit kaybetmeksizin izoleli kablo sistemlerine geçilmelidir."

Yangın başlamadan önlem alınmalı

Türkiye Ormancılar Derneği İzmir Temsilcisi Yüksek Orman Mühendisi Ahmet Kenan Öztan, yangın sezonu öncesinde yapılması gereken çalışmaların yıllardır bilindiğini ancak bunların eksiksiz uygulanmasının hayati önem taşıdığını söyledi.

“Her yıl olduğu gibi öncelikle vatandaşların bilinçlendirilmesi ve eğitim çalışmalarının sürdürülmesi gerekiyor. Ormancıların sahaya girerek yangın riski yüksek bölgelerde yanıcı madde azaltma çalışmaları yapması şart. Karayolları kenarlarındaki otların temizlenmesi ve bakımının düzenli olarak gerçekleştirilmesi gerekiyor. Aynı şekilde elektrik iletim hatlarının altına iş makineleriyle girilerek tüm yanıcı maddelerin temizlenmesi ve bu alanların güvenli hale getirilmesi lazım.

Orman idaresinin açtığı yangın emniyet şeritleri ve orman yollarının da iş makineleriyle bakımının yapılması, bu alanlardaki yanıcı maddelerin mutlaka ortadan kaldırılması gerekiyor. Bunun dışında uçak, helikopter ve diğer söndürme ekipmanlarıyla ilgili eksiklikler varsa yangın sezonu başlamadan tamamlanmalı. Bu yıl bu konuda nasıl bir hazırlık yapıldığına dair kamuoyuna yapılmış kapsamlı bir açıklama da bulunmuyor.

Geçen yıl elektrik iletim hatlarından kaynaklanan yangınlar çok gündeme gelmişti. Sayı olarak bakıldığında enerji nakil ve elektrik iletim hatlarından çıkan yangınlar toplam yangınların yaklaşık yüzde 5’ini oluşturuyor. Ancak bu yangınlarda yanan alan, toplam yanan alanın yaklaşık yüzde 25’ine karşılık geliyor. Çünkü bu bölgelerde çıkan yangınlar iki yöne birden çok hızlı ilerliyor ve eğer hat altlarında yanıcı madde temizliği yapılmamışsa kısa sürede tepe yangınına dönüşüyor.

Bu durum yangının büyümesine ve uygun hava koşullarında günlerce sürebilen büyük yangınlara neden olabiliyor. Bu nedenle Gediz Elektrik başta olmak üzere ilgili kurumların sorumluluğu çok büyük. Hat altı temizliklerinin ve bakım çalışmalarının hiçbir ihmal gösterilmeden yapılması şart.”

Yurttaşlar yangın riskinden endişeli

Yangın sezonu öncesinde yurttaşların enerji altyapısına ilişkin şikayetleri de dikkat çekiyor.

Karaburun İskele Mahallesi'nde yaşayan bir yurttaş, yaşadıkları yüksek voltaj sorununu şu sözlerle anlattı:

"Elektrikler çok sık gidiyor. Disko ışığı gibi yanıp yanıp sönüyor. Prizlere takılı her şey bozuluyor sırayla. Önce bulaşık makinemizin kartları yandı. Sonra televizyonumuzdan dumanlar çıktı ve cihaz patladı. Daha sonra buzdolabımız arızalandı. Prizlerden duman çıkıyor, evde ciddi yangın riski oluşuyor. Gediz bu yüksek voltaj ve şebeke sorununu kalıcı olarak çözmediği sürece bize sıfır yeni eşya alsa bile onları da patlatacak"

Menemen'de site sakinleri kendi çözümünü üretmeye çalıştı

Menemen 9 Eylül Mahallesi'nde yaşayan yurttaşlar ise ana elektrik kablosunda yaşanan arıza nedeniyle günlerce sorun yaşadıklarını belirtti.

Bir site sakini yaşananları şöyle anlattı:

"Yaklaşık bir haftadır Gediz Elektrik müşteri hizmetlerine ve arıza hattına ulaşmaya, arıza kaydı oluşturmaya çalışmamıza rağmen sahaya gelen bir ekip olmadı. Şu anda ev sahipleri ve site sakinleri kendi imkanlarıyla evlerinin iç panolarından tek fazdan köprü yaparak elektriği geçici olarak sağlamaya çalışıyor. Bu uygulama son derece tehlikeli, hem yangın riski taşıyor hem de can ve mal güvenliğimizi ciddi şekilde tehdit ediyor"

"Kıvılcım çıkaran kablo günlerce yerde kaldı"

Kemalpaşa'da yaşayan bir yurttaş ise fırtınada kopan elektrik kablosuna günlerce müdahale edilmediğini öne sürdü.

Yurttaş yaşadıkları süreci şöyle anlattı:

"Kablo kopuk şekilde hâlâ yerde duruyor, zaman zaman kısa devre yaparak kıvılcım çıkarıyor ve bu durum hem can güvenliği hem de yangın riski açısından ciddi tehlike oluşturuyor. Açılan her kayıttan kısa bir süre sonra 'işleminiz tamamlandı' mesajı geliyor fakat sahada hiçbir işlem yapılmıyor. Yaklaşık bir haftadır evimde elektrik yok"

Tire'de yangına karşı örnek dayanışma

Öte yandan yangın riskinin azaltılmasına yönelik yerel çalışmalar da sürdürdü. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen "Yangına Dirençli Köy" projesi kapsamında orman köylerinde yaşayan yurttaşlara yangına ilk müdahale eğitimi verildi, yangın söndürme tankerleri dağıtıldı ve risk haritaları hazırlandı. Proje kapsamında köylüler, itfaiye ekipleri bölgeye ulaşana kadar yangının büyümesini önleyecek müdahale yöntemleri konusunda eğitildi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi verilerine göre, yalnızca geçen yıl kırsal mahallelerdeki yurttaşlar yangın söndürme tankerleriyle bin 18 yangına ilk müdahalede bulundu. Proje kapsamında şimdiye kadar 601 yangın söndürme tankeri dağıtılırken, orman köylerinde gönüllü ekipler oluşturuldu. Yangın riskini azaltmak amacıyla köy çevrelerinde kuru ot temizliği ve çevre düzenleme çalışmaları da yapıldı.

Tire Küçükkale Mahalle Muhtarı İbrahim Atalay köy halkının yangın konusunda çok duyarlı olduğunu söyledi. Atalay, “Duman gören hemen haber veriyor. İtfaiye ekipleri gelene kadar biz müdahale ediyoruz. Tankerlerimizin içinde sürekli su bulunduruyoruz. Yaz boyunca traktörlerin anahtarları üzerinde durur. Çünkü burada herkes bir yangının nelere mal olacağını biliyor” diye konuştu.

Köy sakinlerinden olan ve traktör kullanan Kezban Günaydın da yangın durumunda herkesin elindeki işi bırakıp mücadeleye koştuğunu belirterek “İşim ne kadar yoğun olursa olsun her şeyi bırakırım. Öncelik köyümüz, ormanlarımız ve çevremiz. Yangın çıktığında hep birlikte mücadele ediyoruz” ifadelerini kullandı. 80 yaşındaki Fadime Köktepe ise elleriyle topladığı kuru otları göstererek, “Temizlemezsek yangın çıkar” dedi. Şerife Anlı da doğaya atılan sigara izmaritlerinin ve çöplerin büyük risk oluşturduğunu belirterek yurttaşlara çevreyi temiz tutma çağrısı yaptı. Ayşe Eser ise “Çöplerden, sigara izmaritinden yangın çıkıyor. Bunun için biz de temizlik yapıyoruz. Köyümüzü yangından korumak için hepimizin bilinçli olması gerekiyor” diyerek köy halkının ortak mücadelesini anlattı.

Kaynak: özge uyanık