Her gün kapılarının önünden geçen lüks otomobilleri izleyen mahalle sakinleri, bir yandan işsizlik, yoksulluk ve gençleri tehdit eden madde bağımlılığı riskiyle mücadele ederken, diğer yandan devam eden kentsel dönüşüm sürecinde yıllardır yaşattıkları Roman kültürünün İstanbul Sulukule örneğinde olduğu gibi silinmesinden korkuyor. Apartman yaşamına geçildiğinde yıllardır kapı önlerinde kurulan komşulukların, dayanışmanın, düğünlerin, cenazelerin ve birlikte yaşama kültürünün aynı şekilde devam edemeyeceğini düşünüyorlar.

Program çekimi ve haber çalışması için ziyaret ettiğimiz mahallede yıllardır anlatılan olumsuz imajın aksine güçlü bir dayanışma kültürünün yaşadığına tanıklık ettik. Mahalle sakinlerinin mahalleye gelen herkese gösterdiği ilgi, samimiyet ve misafirperverlik, Ege Mahallesi hakkında oluşan birçok önyargının gerçeği tam olarak yansıtmadığını ortaya koyuyor. Mahalleliler, Ege Mahallesi'nin yalnızca sorunlarıyla değil; Roman kültürü, güçlü komşuluk ilişkileri, dayanışması ve yıllardır yaşattığı tarihi değerleriyle de anılmasını istiyor.

(EGE MAHALLESİ MUHTARI ÖZER KALELİ)
ÖNYARGILARLA DEĞİL, KÜLTÜRÜMÜZLE ANILALIM
Ege Mahallesi'nin yıllardır hak etmediği bir algıyla karşı karşıya kaldığını belirten Ege Mahallesi Muhtarı Özer Kaleli, mahalleyi tanımayanların kulaktan dolma bilgilerle hareket ettiğini söyledi. Mahallenin dışarıdan anlatıldığı gibi olmadığını ifade eden Kaleli, Ege Mahallesi'nin misafirperverliği, komşuluk kültürü ve Roman yaşam geleneğiyle öne çıktığını belirterek şunları söyledi:
"Mahallemiz hakkında oluşturulan kötü algıların hepsi yalan. Hıdırellez'de gelip görseydiniz, insanlar korktukları bir yere gelir miydi? İnsanlar yılın 365 günü buradan korktuklarını söylüyor ama Hıdırellez'de sabaha kadar burada eğleniyorlar. Mahallemize dışarıdan çok kötü bir gözle bakılıyor ama içine girdiğiniz zaman misafirperver, insancıl ve cana yakın insanlarla karşılaşırsınız. Herkes gönül rahatlığıyla Ege Mahallesi'ne gelebilir." Kentsel yaşamın değişmesiyle birlikte birçok mahallede kaybolan komşuluk kültürünün Ege Mahallesi'nde hâlâ sürdüğünü söyleyen Kaleli, mahalleyi ayakta tutan en önemli değerin dayanışma olduğunu vurguladı. "Bizim mahallemizde hâlâ insanlar birbirini tanır. Sokakta yürürken herkes birbirine selam verir, insanlar birbirleriyle konuşur. Birlik, beraberlik ve dayanışma kültürümüz güçlü."

YALNIZ BİNA YAPMAK YETMEZ
Mahallenin çözüm bekleyen sorunlarına da değinen Kaleli, işsizliğin birçok sosyal sorunun temelinde yer aldığını belirterek, kentsel dönüşümle birlikte istihdamın da düşünülmesi gerektiğini ifade etti. "Mahallemizin en büyük sorunu işsizlik. Bir diğer büyük sorun ise madde kullanımı. Madde konusunda dışarıdan talep oldukça mahallede yaşayan bazı insanlar da buna karşılık veriyor. Bir başka problem çocuklarımızın okula düzenli gitmemesi. Anneler ve babalar geç saatlere kadar oturuyor. Sabah kalkamayınca çocuklarını okula gönderemiyorlar. Okuyan çocuklarımız var ama iş yok." Kentsel dönüşüm sürecini desteklediklerini ancak dönüşümün sosyal boyutunun da unutulmaması gerektiğini söyleyen Kaleli, yeni konutların tek başına yeterli olmayacağını dile getirdi. "Ege Mahallesi yenileniyor. Belediye burada konut yapacak ve kira bedeliyle verecek. Ama insanlar iş bulamazsa bu evlerin kirasını nasıl ödeyecek? Elektriğini, suyunu nasıl karşılayacak? Binalar yapılacak ama insanların geçimini sağlayacak iş de olması gerekiyor."

KÜLTÜRÜMÜZ YOK OLMASIN
Mahalle sakinlerini düşündüren en önemli konulardan biri de Roman kültürünün gelecek kuşaklara aktarılamaması. Roman kültürünün en önemli özelliklerinden birinin paylaşma ve birlikte yaşama geleneği olduğunu söyleyen Kaleli, bu kültürün korunmasının yalnızca Ege Mahallesi için değil, İzmir'in kültürel mirası açısından da önemli olduğunu ifade etti.
"Roman kültürü burada yavaş yavaş ölüyor. Biz burada küçüğünden büyüğüne herkesin birbirini tanıdığı bir yaşamın içindeyiz. Ama apartmanlara geçtiğimiz zaman insanlar birbirini tanımayacak. Bizim yaşam kültürümüz apartman hayatına uygun değil. Bizim neşemiz ve oyun kültürümüz genetik. Burada kimse para verip oynamayı öğrenmiyor. Allah'ın verdiği bir yetenek. Çocuklarımız daha küçük yaşlardan itibaren oynayarak büyüyor. Hıdırellez'de burada olsaydınız nasıl eğlendiğimizi görürdünüz. Düğünlerimizde de cenazelerimizde de mahallemiz tek yürek olur. Herkes birbirinin yanında olur. Bizim en büyük özelliğimiz birlik ve beraberliğimizdir. Ama apartmanlara geçince bu kültürü çok özleyeceğiz."

KADRİYE ÇAYIRLI (MAHALLE SAKİNİ)
BİZİ TANIMADAN YARGILAMAYIN
Mahallede birçok Roman kadının ailesine katkı sağlamak için evinin önünde ya da küçük işletmelerde çalıştığını, kendisinin de yaklaşık 40 yıldır çalışarak hem çocuklarını büyüttüğünü hem de ailesine destek olduğunu anlatan Kadriye Çayırlı, Roman kadınlarının hayatın içinde büyük emek verdiğini belirtti.
"Biz buranın yerli insanlarıyız. 1970-71 yıllarında buraya geldik. Annelerimiz burada doğdu, büyüdü, burada vefat etti. Biz de burada doğduk, büyüdük, yaşlandık. Şimdi torunlarımız burada büyüyor. Acısıyla tatlısıyla burada bir hayat var. Evlerin dışarıdan görünüşüne bakıp kötü sanıyorlar ama içeride aileler yaşıyor. Mahallemiz hakkında kötü bir algı oluşturulmasını istemiyoruz. Elbette her yerde olduğu gibi burada da iyisi de var kötüsü de var. Ama birkaç kişi yüzünden bütün mahalleyi kötü göstermek doğru değil."

ROMANLAR SEÇİMDEN SEÇİME HATIRLANMASIN
Roman toplumunun yıllardır birçok konuda mücadele verdiğini belirten Çayırlı, beklentilerinin yalnızca seçim dönemlerinde değil, her zaman hatırlanmak olduğunu söyledi.
"Eşim uzun yıllardır Ege Roman Dernekleri Federasyonu Başkanlığı yaptı. Roman toplumu için çok emek verdi, çok mücadele etti. Ama bu mücadelelerin karşılığında siyasilerden beklediğimiz desteği göremedik. Bizi sadece seçim dönemlerinde hatırlıyorlar. Seçim bitince kimse dönüp bakmıyor." Çayırlı Kentsel dönüşüm sürecinde en büyük beklentilerinin hak sahipliğinin güvence altına alınması olduğunu belirterek tapu sorunun çözülmesi gerektiğini vurguladı.


SEYFİ IŞIKADALI (EGE ÇAĞLAYAN SPOR KULÜBÜ BAŞKANI)
MADDE BAĞIMLILIĞIYLA MÜCADELE SAHADA BAŞLAR
Ege Çağlayan Spor Kulübü Başkanı Seyfi Işıkadalı, yaklaşık 25 yıldır mahallede çocukları ve gençleri sporla buluşturarak kötü alışkanlıklardan uzak tutmaya çalıştıklarını söyledi. Geçtiğimiz aylarda düzenlenen operasyonda, mahalleden yaşları 16 ile 19 arasında 55 kişinin gözaltına alındığını ve birçok ailenin derinden etkilediğini söyleyen Işıkadalı, bağımlılık sarmalına sürüklenen gençlerin yalnızca adli değil, sosyal yönleriyle de ele alınması gerektiğini ifade etti. Amatör spor kulüplerinin yalnızca sportif başarı için değil, toplumsal sorunların çözümünde de önemli bir görev üstlendiğini söyleyen Işıkadalı, bağımlılıkla mücadele için ayrılan kaynakların bir bölümünün spor kulüplerine yönlendirilmesi gerektiğini savundu.

TENEKELİ MAHALLE KÜÇÜMSEYİCİ BİR İFADE
1922'nin ardından ağırlıklı olarak Selanik'ten gelen Roman ailelerin yerleştiği mahalle, geçmişine de sahip çıkmaya çalışıyor. Mahalle sakinleri, Ege Mahallesi'nin eski adı olan Mortake (Ölüler diyarı) ismini bugün hâlâ yaşatırken, "Tenekeli Mahalle" olarak anılmasını ise küçümseyici bir ifade olarak görüyor. 1922 Büyük İzmir Yangını'ndan etkilenmediği için tarihi dokusunu uzun yıllar koruyan mahalle, Aya Yanı (Agios Ioannis) Kilisesi ve geçmişten günümüze ulaşan, içinde hâlâ yaşamın sürdüğü eski mahalle evleriyle de İzmir'in çok kültürlü kent belleğinin önemli parçalarından biri olmayı sürdürüyor.






