Ege Denizi'nin turkuaz tonlarını barındıran ve her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan İzmir'in Dikili ilçesi, son yılların en hareketli yaz sezonlarından birini geride bıraktı. Özellikle Bademli Mahallesi sınırları içerisinde yer alan ve saklı cennet olarak adlandırılan Pissa Koyu, el değmemiş doğası, Maldivler'i aratmayan ince kumu ve sığ deniziyle bu sezon da ziyaretçi akınına uğradı. Ancak kavurucu sıcakların ardından sonbaharın serinliğiyle birlikte koydaki insan hareketliliği yerini sessizliğe bırakırken, koylardan çekilen kalabalığın ardından geriye kalan manzara doğaseverleri derinden üzdü.
Yaz boyunca günübirlik tatilcilerin ve kamp tutkunlarının yoğun ilgi gösterdiği sahilde, kalabalıkların çekilmesiyle çevreye verilen tahribat net bir şekilde görünür hale geldi. Koyun beyaz kumsallarının yanı sıra denize dik inen yeşil yamaçların arasına kontrolsüzce bırakılan atıklar, bölgenin büyüleyici atmosferine gölge düşürdü. Rüzgarın etkisiyle kıyı boyunca sürücüklenen ve bitki örtüsüne takılan plastik atıklar, doğaya rastgele bırakılan çöplerin boyutunu açıkça sergiliyor.
Uyarı levhaları ve çöp konteynerleri görmezden gelindi
Doğal yapısı korunan ve hassas bir ekosisteme sahip olan bölgede temizliğin muhafaza edilmesi amacıyla yerel yönetimler tarafından çeşitli tedbirler alınmıştı. Saha boyunca konuşlandırılan Dikili Belediyesi ekipleri, tatilcilerin atıklarını düzenli şekilde bırakabilmesi adına alanın üst kısımlarına çok sayıda çöp konteyneri yerleştirmişti. Ayrıca sahil hattı boyunca gözle görülür noktalara monte edilen uyarı tabelalarında "Sahile çöp bırakmak yasaktır. Lütfen yukarıdaki çöp konteynerlerine bırakınız" ifadeleri net bir biçimde yer alıyordu.
Buna rağmen koyu ziyaret eden bazı vatandaşların, toplumsal sorumluluk ve çevre bilincinden uzak tutumları dikkat çekti. Sadece birkaç metre ileride bulunan çöp kutularına yürümek yerine kullanılmış yiyecek ambalajlarını, cam ve teneke kutuları doğrudan kumsala ve zeytin ağaçlarının altına bırakan duyarsız ziyaretçiler, bölgede adeta küçük atık tepeleri oluşturdu. Sahilde yer alan uyarılara aldırış edilmeksizin bırakılan bu atıklar, hem çevre kirliliği yarattı hem de doğal yaşamı doğrudan tehdit eden bir faktör haline dönüştü.
Doğal habitat ve kıyı ekosistemi tehdit altında
Uzmanlar, deniz kıyılarına ve karasal alanlara rastgele bırakılan katı atıkların doğada yüzlerce yıl çözünmeden kaldığına ve bunun neticesinde mikroplastik kirliliğinin meydana geldiğine dikkat çekiyor. Pissa Koyu gibi sığ ve rüzgara açık koylarda karaya bırakılan pet şişeler ve poşetler, kısa sürede dalgalar vasıtasıyla denize karışarak deniz canlılarının yaşam döngüsünü olumsuz etkiliyor. Deniz kaplumbağaları, balıklar ve deniz kuşları, bu plastik parçalarını besin zannetmek suretiyle yutarak hayati risklerle karşı karşıya kalıyor.
Kıyı şeridinde biriken ambalaj atıkları sadece deniz biyolojisini değil, aynı zamanda bölgedeki bitki örtüsünü ve toprak kalitesini de olumsuz yönlerden etkiliyor. Güneş ışığına maruz kalan cam şişelerin mercek görevi görerek kuru otları tutuşturma riski, bölgedeki ormanlık ve zeytinlik alanlar açısından da ciddi bir yangın tehlikesi yaratıyor. Biriken organik ve inorganik çöpler, mikrobiyolojik açıdan da çevreye ve halk sağlığına zarar verebilecek potansiyel barındırıyor.
Bölge sakinleri ve doğaseverler tepkili
Pissa Koyu'nun karşı karşıya kaldığı bu vahim tablo, Bademli Mahallesi sakinleri başta olmak üzere tüm doğaseverlerin tepkisini çekiyor. Bölgenin doğal bakirliğinin korunması gerektiğini vurgulayan mahalle sakinleri, kente ve doğaya saygı gösterilmesi çağrısında bulunuyor. Turizmin bölge ekonomisi için önemli bir gelir kaynağı olduğunu kabul eden yöre halkı, turistik faaliyetlerin doğayı tahrip etmeden, sürdürülebilir bir anlayışla yürütülmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Çevre kirliliğinin önlenmesi için sadece belediye temizlik ekiplerinin çabasının yeterli olmayacağını belirten yetkililer, bireysel farkındalığın artırılmasının şart olduğunu ifade ediyor. Bölgeye gelen ziyaretçilerin kendi oluşturdukları çöpleri yine kendilerinin en yakın atık toplama noktalarına ulaştırması, bu eşsiz doğa mirasının gelecek nesillere aktarılabilmesi adına hayati bir önem taşıyor. Ekiplerin bölgedeki temizlik ve denetim çalışmalarını sürdüreceği bildirildi.





