SİNAN GENÇ/ 29 Ekim 1923... İzmir, tarihinin en zorlu dönemlerinden birini geride bırakmıştı. Üç yılı aşkın işgalin ardından 9 Eylül 1922'de kurtulan kent, büyük yangının yaralarını sarmaya çalışıyordu. Yıkılan binalar, değişen mahalleler ve savaşın bıraktığı izler henüz gündelik hayatın bir parçasıydı. İşte böyle bir dönemde Ankara'dan gelen haber, İzmir'in tarihinde yeni bir sayfa açtı. Türkiye Büyük Millet Meclisi, 29 Ekim akşamı Cumhuriyet'i ilan etmiş, Gazi Mustafa Kemal Paşa ilk cumhurbaşkanı seçilmişti. Ancak bugünkü gibi televizyonların, internetin ve anlık haberleşme araçlarının bulunmadığı yıllarda bu tarihî kararın ülkenin diğer kentlerine ulaştırılması farklı bir süreçti. İzmir, Cumhuriyet'in ilanını gece yarısından sonra duydu. Ardından yükselen top sesleri, kentin yeni bir döneme girdiğini haber verdi.
(Yavuz Çorapçıoğlu kolleksiyonu)
Gece yarısı 101 pare top atıldı
Cumhuriyet'in ilanına ilişkin resmî bilgi, dönemin Millî Savunma Bakanı Kâzım Özalp tarafından İzmir Mevkii Müstahkem Kumandanlığına gönderilen telgrafla ulaştırıldı. Telgrafta, TBMM'nin devletin yönetim biçimini Cumhuriyet olarak kabul ettiği ve Mustafa Kemal Paşa'nın cumhurbaşkanı seçildiği bildiriliyordu. Kararın halka duyurulması için askerî birliklerden 101 pare top atışı yapılması da isteniyordu. İzmir'de gece yarısından sonra duyulan top sesleri, sıradan bir askerî hareketliliğin değil, yeni devlet düzeninin habercisiydi. 31 Ekim 1923 tarihli Ahenk gazetesi, Cumhuriyet'in kabul edildiği haberinin kente ulaştığını ve askerî makamların emriyle 101 pare top atıldığını kayda geçirdi.
Sabah olduğunda İzmir süslenmeye başladı
Cumhuriyet'in ilanı haberiyle birlikte İzmir'de kutlamalar için uzun hazırlıklara gerek kalmadı. Kent sakinleri, ertesi sabah sokakları süslemeye başladı. Ahenk gazetesinin 31 Ekim tarihli haberine göre, sabahın erken saatlerinden itibaren başlayan hazırlıklarla kentin çeşitli noktaları bayram havasına büründü. Bu ayrıntı, ilk Cumhuriyet kutlamalarını sonraki yıllardaki törenlerden ayırıyor. Henüz önceden hazırlanmış geniş bir bayram programı yoktu. Cumhuriyet, resmî bir millî bayram olarak da ilan edilmemişti. Buna rağmen İzmirliler, yeni yönetim biçiminin ilanını kendiliğinden kutlamaya başlamıştı.
İşçiler ve mahalle halkı sokaklara çıktı
Cumhuriyet'in ilk günlerinde yaşanan coşkuyu en canlı biçimde aktaran belgelerden biri, 1 Kasım 1923 tarihli Ahenk gazetesi. Gazeteye göre kutlamalara işçi cemiyetleri ve farklı mahallelerden vatandaşlar katıldı. Kalabalıkların önünde müzik toplulukları, davullar ve çeşitli çalgılar bulunuyordu. Gece geç saatlere kadar devam eden yürüyüşlerde vatandaşlar, hükûmet binası ve kışla önüne gelerek sevinç gösterileri yaptı. Gazetenin aktardığı bu ayrıntılar, Cumhuriyet'in ilk kutlamalarının yalnızca devlet görevlilerinin katıldığı bir tören olmadığını gösteriyor. İşçilerin ve mahalle sakinlerinin sokaklara çıkması, İzmir'de Cumhuriyet sevincinin toplumun farklı kesimlerine yayıldığını ortaya koyuyor.
İlk fener alayları o günlerde yapıldı
Bugün İzmir'de 29 Ekim kutlamalarının en önemli geleneklerinden biri olan fener alaylarının izleri de Cumhuriyet'in ilan edildiği günlere kadar uzanıyor. 1 Kasım 1923 tarihli Ahenk, gece düzenlenen yürüyüşlerin aynı zamanda fener alayı niteliği taşıdığını yazdı. Dönemin İzmir'inde sokakları dolduran vatandaşların ellerindeki fenerler, Cumhuriyet'in ilanının ardından düzenlenen ilk toplu kutlamaların simgelerinden biri oldu. Bugün binlerce kişinin Türk bayrakları ve meşalelerle katıldığı Cumhuriyet yürüyüşleri, böylece bir asrı aşan bir geleneğin devamı niteliğini taşıyor.
İlk resmî kabul Valilikte yapıldı
Sokaklardaki kendiliğinden kutlamaların yanında, 30 Ekim 1923'te İzmir Valiliğinde resmî bir kabul töreni de gerçekleştirildi. Askerî ve mülkî yöneticiler ile üst düzey memurlar, dönemin İzmir Valisi Aziz Bey'i ziyaret ederek Cumhuriyet'in ilanını kutladı. Böylece Cumhuriyet'in İzmir'deki ilk günlerinde iki farklı kutlama biçimi bir arada yaşandı: Halkın sokaklarda düzenlediği sevinç gösterileri ve devlet kurumlarının gerçekleştirdiği resmî törenler.
Bir yıl sonra Konak'ta buluştular
29 Ekim 1924'e gelindiğinde Cumhuriyet'in ilanının üzerinden bir yıl geçmişti. Bu kez kutlamalar önceden hazırlanan bir programa göre yapılacaktı. Dönemin yerel gazetelerinde devlet dairelerinin tatil edileceği ve vatandaşların katılabileceği törenler duyuruldu. Programda saat 11.00'de Hükûmet Meydanı'nda resmî kabul yapılması, konuşmaların ardından geçit töreni düzenlenmesi öngörülüyordu. Konuşmayı İnceoğlu Hamit Şevki Bey yapacaktı. Gece ise çeşitli eğlenceler ve belediyenin havai fişek gösterisi planlanmıştı. Kutlamaların merkezinde bugünkü Konak Meydanı'nın bulunması da dikkat çekiciydi. Henüz Cumhuriyet Meydanı'nın bugünkü düzenine kavuşmadığı yıllarda İzmir'in bayram buluşmalarının önemli adresi Konak'tı.
Belediye Başkanı Atatürk'e telgraf gönderdi
1924'teki ilk yıl dönümü kutlamalarının dikkat çekici ayrıntılarından biri de dönemin İzmir Belediye Başkanı Tahir Kenan Bey'in gönderdiği kutlama telgraflarıydı. Tahir Kenan Bey, İzmir halkı adına Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa'ya ve TBMM Başkanı Ali Fethi Bey'e Cumhuriyet'in yıl dönümünü kutlayan mesajlar iletti. İzmir basını da henüz kanunla resmî millî bayram ilan edilmemiş olmasına rağmen 29 Ekim'i bayram olarak nitelendiriyordu. Bu durum, Cumhuriyet Bayramı geleneğinin yasal düzenlemeden önce toplumsal yaşamda yer edinmeye başladığını gösteren önemli ayrıntılardan biriydi.
1925'te kutlamalara yeni bir düzen geldi
19 Nisan 1925'te kabul edilen kanunla 29 Ekim, Türkiye'nin millî bayramı oldu. Böylece İzmir'de Cumhuriyet'in ikinci yıl dönümü, ilk kez kanunla belirlenmiş bir millî bayram olarak kutlandı. 1925'teki program, önceki yıllara göre daha kapsamlıydı. Sabah saat 09.00'da Valilikte başlayacak resmî kabule milletvekilleri, askerî ve mülkî yöneticiler, belediye temsilcileri, meslek kuruluşları ve çeşitli cemiyetlerin temsilcileri davet edildi. Programda ticaret ve ziraat odaları, borsa, Türk Ocağı, Hilal-i Ahmer, Himaye-i Etfal, baro, basın ve öğretmen örgütleri gibi çok sayıda kurum bulunuyordu. Dönemin belgelerinde farklı toplumsal ve dinî toplulukların temsilcilerinin de kabul programında yer alması, kutlamaların geniş katılımlı niteliğini ortaya koyuyordu.
İzmir'in bayram meydanı da değişti
Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki törenlerin merkezinde Konak ve Hükûmet Meydanı bulunuyordu. 1932'de Atatürk Anıtı'nın açılmasıyla Cumhuriyet Meydanı, kentin yeni simgesel buluşma noktalarından biri hâline geldi. Cumhuriyet'in 10. yılının kutlandığı 1933'te ise İzmir'deki törenler üç güne yayıldı. Büyük yangının ardından yeniden yapılanan kentin yeni meydanı, Cumhuriyet'in onuncu yıl kutlamalarına ev sahipliği yaptı. Böylece 1923'te gece yarısı top sesleriyle başlayan kutlamalar, on yıl içinde kentin meydanlarına ve kamusal yaşamına yerleşen büyük bir geleneğe dönüştü.
103 yıl sonra aynı Cumhuriyet sevinci
İzmirli araştırmacı Bedri Cumhur Doğu'nun eski gazete kayıtları üzerinden gündeme taşıdığı tarihî belgeler, kentin Cumhuriyet'le kurduğu bağı anlamak açısından önem taşıyor. Bu belgeler, Cumhuriyet'in ilanının İzmir'de nasıl duyurulduğunu, vatandaşların kutlamalara nasıl katıldığını ve ilk yıl dönümlerinde törenlerin nasıl şekillendiğini gösteriyor. 1923'te gece yarısı yükselen 101 pare top sesi, ertesi gün süslenen sokaklar, işçi cemiyetlerinin katıldığı yürüyüşler ve fener alayları... Aradan 103 yıl geçti. İzmir'in meydanları değişti, kent büyüdü, kutlamaların biçimi farklılaştı. Ancak Cumhuriyet'in ilanının ardından sokaklarda başlayan bayram geleneği, bugün de yaşamaya devam ediyor. İzmir'de Cumhuriyet'in ilk kutlamaları, bir gecede alınan tarihî kararın ertesi sabah bütün bir kentin sevincine dönüşmesinin hikâyesi olarak hafızalardaki yerini koruyor.











