İzmir genelinde derelerden Körfez kıyılarına uzanan çevre temizliği çalışmaları aralıksız sürdürülüyor. İZSU Genel Müdürlüğü ekipleri, kent merkezindeki 88 derede toplam 92 kilometrelik hatta temizlik mesaisi gerçekleştirdi. Dere yataklarından çıkarılan binlerce tonluk malzeme arasında evsel atıkların yanı sıra koltuk ve buzdolabı gibi büyük hacimli eşyaların yer alması insan kaynaklı kirliliğin ürkütücü boyutunu gözler önüne serdi.
Sağanak yağışlarla birlikte derelerden taşınan atıkların ana kollara ve doğrudan İzmir Körfezi’ne ulaşarak deniz ekosistemini tıkamasını önlemek amacıyla Büyükşehir ekipleri derelerdeki rutin temizlik faaliyetlerini sıklaştırdı.

İZSU yetkilisinden isyan: "Çöp konteynerleri boş, dereler dolu!"
Temizlenen derelerin kısa süre içerisinde yeniden çöp yığınına dönüştüğünü belirterek duruma tepki gösteren İZSU Dereler Merkez Bölgesi Sorumlusu Hakan Çetinkaya, kentin ortak mirasını korumak adına vatandaşlara çağrıda bulundu.
Çetinkaya, dere yataklarındaki duyarsızlığa dikkat çektiği açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Bir hafta önce temizlik yaptığımız bir bölgenin sadece bir hafta sonra yeniden atıklarla dolduğunu üzülerek gözlemliyoruz. Sokaktaki çöp konteynerleri boş dururken dereler maalesef çöplerle dolu. Tüm vatandaşlarımızdan çevreye karşı sorumlu ve duyarlı olmalarını rica ediyoruz. Dereye bilinçsizce bırakılan bu atıkların tamamı ilk yağışta İzmir Körfezi’ne sürüklenme riski taşıyor."
"Deniz çayırları kirlilik değil, Körfez'in canlılık göstergesi"
Derelerdeki insan kaynaklı kirliliğe karşı mücadele verilirken, deniz kıyılarında oluşan doğal materyaller de ekolojik denge gözetilerek düzenli olarak toplanıyor. Rüzgar ve akıntılarla doğal yaşam alanlarından koparak Bostanlı, Bayraklı ve Alsancak İskele çevresinde biriken deniz çayırları ve deniz marulları ekiplerce deniz tabanına zarar verilmeden temizleniyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Deniz Koruma Şube Müdürlüğü Bölge Sorumlusu Saygın Yörük, kıyılarda görülen bu materyallerin bir kirlilik unsuru olarak anlaşılmaması gerektiğini vurguladı. Deniz çayırlarının oksijen ürettiğini, deniz canlılarına yaşam alanı sağladığını ve dip yapısını koruduğunu belirten Yörük, "Körfez’de deniz çayırları ve deniz marullarının varlığı, Körfez’in yaşayan canlı bir deniz olduğunun en somut kanıtıdır. Bu durum İzmir Körfezi’nin ekolojik sağlığı açısından son derece kıymetlidir" değerlendirmesinde bulundu.
Haftanın 7 günü karadan ve denizden özel operasyon
Kıyıya vuran deniz çayırlarının aşırı yoğunlaşması halinde deniz tabanına ulaşan güneş ışığını engelleyebildiğini aktaran Yörük, ekiplerin haftanın 7 günü karadan ve denizden çalışma yürüttüğünü açıkladı. Kıyıdaki birikintiler iş makineleriyle, deniz yüzeyindekiler ise deniz süpürge gemileriyle toplanırken; dar ve sığ alanlarda amfibik yüzer-gezer araçlar devreye sokuluyor.
Büyükşehir ekipleri, İzmir Körfezi ve kıyılarından yılda ortalama 1.100 ile 1.400 ton arasında yüzer atık ve doğal materyal topluyor. Bu miktarın yaklaşık yarısını deniz bitkileri oluştururken, yetkililer doğal materyal ile insan kaynaklı kirliliğin karıştırılmaması gerektiğinin altını çiziyor.





