KAZİM BOZKURT/Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, İzmir'in turizm merkezlerinden Selçuk ilçesine bağlı Pamucak Mevkii'nde hayata geçirilmesi hedeflenen devasa turizm yatırımı için çevresel etki değerlendirmesi sürecini tamamladı. Bodrum Otel İşletmeleri A.Ş. tarafından inşa edilecek olan Duja Ephesus Otel projesi için verilen ÇED Olumlu kararı İzmir Valiliği kanalıyla resmi olarak ilan edildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı nezdinde daha önce dondurulmuş olan kamu taşınmazı tahsis ön izninin kesin tahsise dönüşme yolunu açan bu karar, 29 Temmuz 2022 tarihli ÇED Yönetmeliği'nin 250 oda ve üzeri tesisleri kapsayan Ek-1 listesi çerçevesinde kurulan İnceleme Değerlendirme Komisyonu (İDK) çalışmaları sonucunda alındı. Toplam 906 milyon 640 bin TL yatırım bedeline sahip olan proje, bölgedeki ekolojik ve coğrafi hassasiyetler nedeniyle kamuoyunun ve çevre uzmanlarının yakın takibinde bulunuyor.

Mülkiyeti Maliye Hazinesine ait olan Pamucak Mevkii 3107 ada 14 parseldeki özel alanda yükselecek 5 yıldızlı tesis, toplam 382 konaklama biriminden oluşuyor. 380 standart oda ve 2 özel villadan oluşan projede 1.000 yatak kapasitesi hedefleniyor. Tesisin yapım sürecinde şantiyede 750 personelin istihdam edileceği bildirilirken, kapılarını açmasının ardından operasyonel kadroda 460 kişinin görev alacağı ifade ediliyor. Bu durum, işletme döneminde bölgeye günlük ortalama 1.460 kişilik ilave nüfus yükünün bineceğini ortaya koyuyor. Ancak onaylanan ÇED dosyasına giren teknik detaylar ve kurum görüşleri, 906 milyon liralık bu dev projenin önünde aşılması gereken ciddi yasal ve çevresel engeller bulunduğunu belgeliyor.

Küçük Menderes Deltası tampon bölgesindeki tesis için ek izin şartı

Proje dosyasında yer alan en dikkat çekici yasal kısıtlamalardan biri Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) tarafından rapora eklenen değerlendirmelerle ortaya kondu. İncelemelere göre tesisin kurulacağı Hazine arazisi, uluslararası ve ulusal ölçekte hassasiyete sahip Küçük Menderes Deltası Sulak Alanı Koruma Bölgeleri'nin doğrudan tampon bölge sınırları içerisinde kalıyor. Mevcut mevzuat uyarınca bu kritik coğrafi statü, Bakanlıktan alınan çevresel onayın tek başına iş makinelerini sahaya sokmaya yetmediğini gösteriyor.

04.04.2014 tarihli Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği hükümleri gereğince yatırımcı firmanın şantiye kurulumuna başlamadan önce Tarım ve Orman Bakanlığı 4. Bölge Müdürlüğü'ne başvurarak Sulak Alan Faaliyet İzin Belgesi alması zorunlu tutuluyor. Tesisin etrafındaki ekolojik dengeler ve hassas kuş popülasyonlarının yaşam alanları rapora haritalandırılarak işlenirken, bu iznin alınamaması durumunda projede hiçbir fiziki çalışmanın yapılamayacağı vurgulanıyor.

Efes fay hattına komşu kıyıda parsel bazlı zemin etüdü muamması

ÇED raporunun jeolojik değerlendirmeler bölümü, projenin depremsellik ve zemin güvenliği açısından şaşırtıcı bir açığını gözler önüne seriyor. Proje sahası, en yakını sadece 3,70 kilometre mesafedeki Efes Fayı olmak üzere, 12,20 kilometre uzaklıktaki Kuşadası Fay Zonu ve 17,55 kilometre mesafedeki Büyük Menderes Graben Sistemi gibi aktif sismik hatların doğrudan etki alanında bulunuyor. Türkiye Deprem Tehlike Haritası verilerine göre 0,423 g tasarım ivmesi değeriyle yüksek tehlike kuşağında kalan ve sıvılaşma potansiyeli yüksek kıyı alüvyonu zemin üzerine kurulması planlanan otel için parsel bazında yapılmış onaylı bir jeolojik-jeoteknik araştırmanın henüz bulunmadığı raporda açıkça kabul ediliyor.

Akbelen’de gözler Danıştay’da: Köylüler toprakları için direniyor
Akbelen’de gözler Danıştay’da: Köylüler toprakları için direniyor
İçeriği Görüntüle

Raporun 2.8.3 numaralı maddesinde yer alan "Faaliyet alanına ilişkin olarak, imar planı yapılmasına esas teşkil edecek ölçekte hazırlanmış, onaylı bir jeolojik-jeoteknik etüt raporu mevcut değildir" ifadesi, dev yatırımın zemin dayanım verilerinin henüz netleşmediğini kanıtlıyor. Mevzuat açısından parsel ölçekli zemin etüdü raporlarının inşaat ruhsatı aşamasında sunulması yasal bir prosedür olsa da sismik açıdan son derece hassas bir bölgede sondaj verileri ve sıvılaşma risk analizleri yapılmadan ÇED sürecinin tamamlanması dikkat çekiyor. Tesisin gerçek zemin taşıma kapasitesi ve olası bir sarsıntıdaki davranışına ilişkin teknik raporlar, ruhsat alma sürecinde Selçuk Belediyesi yetkililerinin incelemesine sunulacak.

Deniz suyu kullanımında ters ozmoz ve biyolojik paket arıtma planı

Dev otel projesinin su tedariki ve atık su yönetimi başlıklarında ise denize doğrudan evsel atık deşarjı yapılmayacağı taahhüt ediliyor. Tesisin günlük kullanım suyu ihtiyacını karşılamak amacıyla denizden çekilecek su, kurulacak iki üniteli ters ozmoz (RO) sistemi vasıtasıyla tuzdan arındırılacak. Arıtım işlemi sonucunda ortaya çıkacak olan yüksek tuz konsantrasyonlu atık su (brine) ise Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği'nin öngördüğü derin deniz deşarjı standartlarına uygun biçimde seyreltilerek yeniden denize aktarılacak. Evsel nitelikli atık sular için tesis bünyesinde 600 m³/gün kapasiteli bir biyolojik paket arıtma tesis kurulması planlanıyor.

Paket arıtmada işlenen ve "Sınıf A Sulama Suyu" standartlarına getirilen atık sular, otel kompleksi içerisinde yer alan 60 bin metrekarelik dev yeşil alanın peyzaj sulamasında kullanılacak. Kış aylarındaki yüksek yağış doygunluğu veya arıtma tesisinde yaşanabilecek olası arıza durumlarında ise atık suların toprağa ya da denize sızmasını önlemek adına sızdırmasız fosseptik depoları devreye sokulacak. Depolarda toplanan atık su, vidanjörler yardımıyla İZSU altyapı tesislerine taşınarak bertaraf edilecek.

Pamucak sahilinde tesis açılmadan önce kirlilik alarmı

Nihai raporda yer alan deniz suyu analiz sonuçları, Pamucak sahil şeridi açısından son derece kaygı verici bir çevre gerçeğini resmi evraklara geçirdi. Henüz otel inşaatı başlamadan önce sahil önündeki "Yüzme Suyu-2" noktasından alınan numunelerde Escherichia coli (E. coli) değeri 1120 EMS/100 ml olarak tespit edildi. Bu oran, Yüzme Suyu Kalitesi Yönetmeliği'nde belirlenen 900 EMS/100 ml'lik üst sınır değerini aşarken, Mavi Bayrak standartlarının şart koştuğu 100 EMS/100 ml sınırının tam 11 kat üzerine çıkmış durumda.

Rapor metninde bu tablo açıkça "denize insan veya hayvan dışkısının karıştığının ve fekal kirlilik baskısının varlığının göstergesi" olarak nitelendiriliyor. Sahilin mevcut durumda dahi yoğun kirlilik altında bulunması, 1.000 yataklı otel faaliyete geçtikten sonra deniz ekosisteminin nasıl etkileneceği konusunda soru işaretlerini artırıyor.

ÇED olumlu kararına rağmen inşaat için izin bürokrasisi sürüyor

Bakanlık tarafından yayımlanan karar metnindeki nihai uyarılar, yatırımcı şirket için sürecin henüz tamamlanmadığını işaret ediyor. ÇED onayının tek başına bir inşaat ruhsatı niteliği taşımadığı belirtilen kararda, mevzuat gereği ilgili tüm resmi kurumlardan tek tek onay alınması gerektiği vurgulanıyor.

Bodrum Otel İşletmeleri A.Ş.'nin sahada ilk kazmayı vurabilmesi için Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nden sulak alan izni, Devlet Su İşleri'nden (DSİ) su tahsis görüşü, Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü ile trafik güvenlik protokolü, İZSU bağlantı izinleri, İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu onayları ve son olarak Selçuk Belediyesi tarafından düzenlenecek yapı ruhsatını temin etmesi şart koşuluyor. Tesisin işletim sürecinde ise hava, gürültü, deniz suyu ve atık parametreleri ÇED İzleme Planı dahilinde periyodik olarak denetlenecek.

Kaynak: HABER MERKEZİ