İzmir’de deprem çocukların eğitiminden yıllar çaldı. 2020’de yaşanan depremin ardından hasarlı ve dayanıksız olduğu gerekçesiyle yüzlerce okul yıkıldı ya da boşaltıldı. Aradan geçen yıllara rağmen okulların bir bölümü yeniden yapılmadı, bir bölümünün inşaatı ise eğitim öğretim yılı başlamasına karşın tamamlanmadı. Okul sıralarına dönmesi gereken çocuklar başka okulların koridorlarına, öğretmenler daralan dersliklere, eğitim ise bitmeyen bir belirsizliğin içine sıkıştırıldı. İzmir’de artık aynı binada iki değil, üç okul birden eğitim veriyor; sınıflar birleştiriliyor, derslikler yetmiyor, ders saatleri kısalıyor. Depremde yıkılan binaların yerine yenileri yapılmadıkça büyüyen sorun çocukların güvenli, nitelikli ve eşit eğitim hakkının önüne dikilen bir duvara dönüştü.

Konak’ta yıkılmasının üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen yeniden yapılmayan Salih İşgören İlkokulu nedeniyle öğrencilerin Gazi Ortaokulu binasına taşınmasına tepki gösterildi. Salih İşgören İlkokulu, Melih Özakat İlkokulu ve Gazi Ortaokulu öğrencilerinin aynı binada eğitim görmesine son verilmesi talebiyle Gazi Ortaokulu önünde imza kampanyası başlatıldı.

Whatsapp Image 2026 09 14 At 14.40.11 (1)

“Sınıfları kendimiz temizledik”

Okuldaki fiziki koşulların yetersizliğine dikkat çeken veli Ezgi Sıdıbe, geçen yıl velilerin sınıfların temizliğini dahi kendilerinin yaptığını söyledi. Üç okulun aynı binada eğitim görmeye başlamasıyla birlikte bu sorunun daha da büyümesinden endişe ettiğini ifade eden Sıdıbe, “İki çocuğum var. Biri ikinci sınıfa geçti. Onun sınıfı birleşti, sınıfı kapatıldı ve öğretmeni gitti. Diğer çocuğum da bu sene ana sınıfına başlayacaktı ancak öğretmeni yok, yani sınıfı yok. Ben iki çocuğumla ilgili de mağdurum. Birine yer bulundu ama diğeri bu sene okuyamayacak.

Ben Alsancak’ta oturuyorum, çalışıyorum. Bu çevrede, yakın mahallelerde kesinlikle ana sınıfı açılmadı. Bize “Özel eğitim merkezleri sınıfı açmışlar, onlara verin” diyorlar. Özel okulların fiyatlarına baktınız mı? Baktım. En az 25 bin lira, aylık 25 binden başlıyor. Oraya göndermeyeceğim. İmza topluyoruz, uğraşıyoruz. Umarım bir çözüm bulunur. Bekliyorum, sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Bir nakil durumumuz yok. Üç tane şubemiz vardı, ikiye indirdiler. Bir öğretmenimiz norm fazlası oldu, ana sınıfı öğretmenimiz de norm fazlası oldu. Okul çıkışıyla ortaokulun çıkışı, ilkokulların girişi arasında on dakika var.

Temizlikle ilgili endişem var. Geçen sene de çok sorunluydu. Şimdi burada daha da kalabalık olacak. Geçen sene biz zaten veliler olarak kendimiz temizlik yapıyorduk. Ayda bir sınıfımızı temizliyorduk. Temizlik görevlisi olmasına rağmen okulda ayrıntılı temizlemiyorlardı. Biz de çocuklarımızın sağlığı için kendimiz, ben bizzat pek çok kere sınıfımızı temizledim. Malzemeleri de kendimiz alıyorduk. Kovamızı, temizlik malzemelerimizi, deterjanlarımızı alıyorduk. Çünkü onlar kayboluyordu zaten. Yanımıza getirip götürüyorduk, okulda da tutamıyorduk.

Geçen sene güvenlik için de para toplamıştık. Onu da biz, veliler toplamıştık. İki çocuğu olan veliden bir çocuk için alınmıştı. Üç çocuğu varsa da tek çocuk için alınmıştı. Ondan sonra güvenliğin maaşı ödendi. Kapıda güvenliğimiz vardı. Veli başına 500 lira toplamıştık, toplamda 1500 lira ödedim.diye konuştu.

Whatsapp Image 2026 09 14 At 14.40.11

“Çocuklarımız ağlayarak öğretmenlerinden ayrıldı”

Bir diğer veli Efecan Yılmaz ise okulun giriş-çıkış saatlerinin değişmesinin çocuklar ve aileler açısından ciddi sorun yaratacağını belirtti.

“Benim çocuğum dördüncü sınıfa geçti. Öğretmeni değişti. Biz niye böyle bir psikolojiyle çocuklarımızı bu okulda okumak zorunda bırakıyoruz? Ben bu konuda şikâyetçiyim ve biz okulumuzu gerçekten geri istiyoruz.

Öğlen ikide okula girecek, yedi oldu mu ancak akşam okuldan çıkacak. Bu çocuk, on dakikalık teneffüste üç okulla birlikte ne zaman tuvalete girecek, ne zaman kantin ihtiyacını karşılayacak? Kışın saat 19.00 dediğinizde gece oluyor, zifiri karanlık oluyor. E, kim alacak bu çocuğu? Bizim işimiz gücümüz ona göre ayarlanamaz. Özellikle kızımızın öğretmeninin değişmesinden dolayı çok şikâyetçiyiz. Çocuklarımız ağlayarak öğretmenlerinden ayrıldı.

Whatsapp Image 2026 09 14 At 14.40.12

“Büyüklerle küçükler hep karıştı”

Salih İşgören İlkokulu’ndan gelen öğrencilerin de yeni eğitim düzenine uyum sağlamakta zorlandığını belirten Ümmügülsüm Çelik, sınıfların bölünmesi ve farklı yaş gruplarındaki öğrencilerin aynı binada eğitim görmesinin yarattığı belirsizliğe dikkat çekti.

“İkiye geçtik bu yıl. Salih İşgören’den geliyoruz. En üst kata da vermişler. Büyüklerle küçükler hep karıştı. Ulaşım çok da yakın değil. Yürüyerek geliyoruz. Uzakta taşıt yok. Biz götürüyoruz. Bizim sınıf bölündü. İlk üç tane bir vardı, ikinci sınıf vardı, bölündü. Şimdi bunlar ikiye geçtiler. Nasıl olacak bilmiyorum artık” ifadelerini kullandı.

Whatsapp Image 2026 09 14 At 14.40.11 (3)

“Eğitimde sorunlar giderek büyüyor”

Eğitim İş Sendikası 1 No’lu Şube Başkanı Özgür Şen ise üç okulun aynı binada eğitim görmesinin yalnızca fiziki bir sıkışıklık yaratmadığını, öğrencilerin eğitim sürecinden öğretmenlerin çalışma koşullarına kadar birçok sorunu beraberinde getirdiğini söyledi

“Yeni bir depremden sonra okullarımızda yapım ve yıkım faaliyetleri sürdürülüyor. Birçok okulumuz yapıldı, yıkıldı ve yeniden inşa edildi. Ancak maalesef süreçlerin uzadığı yerler de var. On, hatta beş yılda biten okullarımız var. Hâlâ aynı binada beş okulun eğitim gördüğü yerler bulunuyor. Bugün Gazi Ortaokulu önündeyiz. Burada da aynı binada üç okulumuz eğitim öğretim faaliyetlerine başladı. Bu durum ciddi sorunlara yol açıyor. Bina yetersizliği nedeniyle sınıfları sıkıştırmak zorunda kaldık.

Öğretmenlerimiz norm fazlası oluyor ve resen yer değiştiriyorlar ya da başka yerlere gitmek zorunda kalıyorlar. Bunun yanında giriş ve çıkış saatleri de değişti. Örneğin Gazi Ortaokulu artık sabah 07.30’da derse başlıyor. Akşam ise diğer iki okulun çıkışı 19.00’u bulacak. Kış saati uygulamasının kaldırılmış olması nedeniyle öğrenciler çok erken saatlerde, karanlıkta uyanıp karanlıkta derse başlayacaklar. Yine evlerine karanlıkta dönecekler. Bu durum hem pedagojik hem de akademik açıdan çocuklarımızı ciddi şekilde yoran bir durum. Veliler de bu konuda zorlanıyor. Akşam karanlığında çocuklarını almaları gerekiyor. Alsancak dediğimiz bölge de hareketli bir bölge. O yüzden okullar yıkıldıktan sonra yeni okul yapımlarına bir an önce başlanması ve hızlı bir şekilde tamamlanması gerekiyor. Maalesef eğitimde sorunlar giderek büyüyor.”

Whatsapp Image 2026 09 14 At 14.40.11 (2)

İzmir’de okul okul tablo

Deprem sonrası yıkılan ya da boşaltılan okulların yerine yenilerinin zamanında yapılmaması, farklı ilçelerde öğrencileri aynı binayı paylaşmaya, sınıfları kalabalıklaştırmaya ve eğitim saatlerini sıkıştırmaya zorladı. Bazı okullarda iki farklı kurum aynı binada eğitim görürken, bazı binalarda üç okul birden aynı çatı altında toplandı.

Balçova: Yusuf Uz Ortaokulu ve Orhangazi Ortaokulu’nda inşaat ve fiziki sorunlar devam ederken, Balçova Anadolu Lisesi’nin yeni binasının yapımına henüz başlanmadı. Balçova Anadolu Lisesi ile Yusuf Uz Ortaokulu aynı binayı kullanıyor.

Buca: Sabri Kolçak İlkokulu ve Necip Fazıl İlkokulu’nda sorunlar sürerken, Zübeyde Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Süleyman Şah Endüstri Meslek Lisesi’nin yeni binalarının yapımına başlanmadı. Yavuz Selim Ortaokulu ile Sabri Kolçak İlkokulu; Necip Fazıl İlkokulu, Ali Rıza Efendi İlkokulu ve Mehmet Akif İnan Anadolu Lisesi; Zübeyde Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Ötügen Ortaokulu ve Buca BİLSEM aynı binaları kullanıyor.

Bornova: Kars Halil Atilla İlkokulu ile Naldöken Muharrem Candaş İlkokulu ve Ortaokulu’nda sorunlar yaşanıyor. Tülay Aktaş İşitme Engelliler Okulu ile Vadide Bahapars İlkokulu’nun yeni binalarının yapımına ise henüz başlanmadı.

Konak: Melih Özakat İlkokulu ve Salih İşgören İlkokulu’nda inşaat sorunları devam ediyor. Salih İşgören İlkokulu ile Beştepeler Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin yeni binalarının yapımına başlanmadı. Melih Özakat İlkokulu, Salih İşgören İlkokulu ve Gazi Ortaokulu aynı binayı kullanıyor.

Karabağlar: Kazım Karabekir Ortaokulu ve Katip Çelebi Ortaokulu’nun yeni binalarının yapımına henüz başlanmadı.

Karşıyaka: Ali Yandım İlkokulu ile Karşıyaka İlkokulu/Ortaokulu’nda inşaat ve fiziki sorunlar devam ediyor.

Bayraklı: Şehir Uğur Sarıkaya Ortaokulu ile Şehit Nazım İlkokulu aynı binayı kullanıyor.

Bakanlıktan 'okul alışverişi' uyarısı
Bakanlıktan 'okul alışverişi' uyarısı
İçeriği Görüntüle

Çiğli: Çiğli Fen Lisesi ile Sasalı İlkokulu aynı binada eğitim veriyor.

Gaziemir: Atatürk Ortaokulu ile Şehit Atila Güneş İlkokulu aynı binayı kullanıyor.

Foça: Foça Recep Kerman Spor Lisesi kapatılarak öğrencileri Mustafa Kaya Spor Lisesi’ne nakledildi. Recep Kerman Spor Lisesi’nin bulunduğu binaya ise Foça Halim Foçalı Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi taşındı.

“Bu tablo yalnızca bir bina sorunu değil”

Deprem sonrası yıllardır çözülemeyen okul sorununun eğitim hakkını doğrudan etkilediğini belirten Eğitim Sen İzmir 5 No’lu Şube Başkanı Savaş Candemir, İzmir’deki tablonun plansızlık ve ihmallerin sonucu olduğunu söyledi.

“2020 yılında yaşanan depremden sonra hasar gören ve dayanıksızlığı tespit edilen 300’den fazla eğitim kurumu yıkıldı ya da boşaltıldı. O zamandan bu yana İzmir merkez ilçelerinde sorunlar yaşanmaya devam ediyor. Binlerce farklı kademedeki öğrencinin aynı binayı kullanacak olmaları; ders saatlerinin kısalmasına, kalabalık sınıfların oluşmasına ve hijyen sorunlarının daha da ağırlaşmasına neden olacaktır. Böylece aynı bölgede bulunan okulların öğrencileri ve eğitim emekçileri; yetersiz fiziki koşullar, ortak binaların kullanılması, derslik ve alan yetersizliği ve eğitim faaliyetlerinin aksaması gibi sorunlarla karşı karşıya bırakılmaktadır.”

Kaynak: ÖZGE UYANIK