SEMİ TEKTAŞ/ Türkiye’nin doğaltaş sektörünü tasarım ve katma değer odağında geleceğe taşımayı amaçlayan Amorf Doğaltaş Proje ve Tasarım Yarışması, bu yıl tarihi Agora Ören Yeri’nde düzenlenen görkemli bir törenle sahiplerini buldu. Ege Maden İhracatçıları Birliği tarafından Ticaret Bakanlığı desteğiyle düzenlenen yarışmanın 6’ncı ödül töreni, İzmir’in binlerce yıllık tarihine tanıklık eden Agora Ören Yeri’nde gerçekleştirildi. Doğaltaş Gala Gecesi kapsamında düzenlenen törende, tasarım alanında dereceye giren projeler ödüllendirilirken, sektörün yedi farklı kategorideki ihracat şampiyonları da başarıları nedeniyle plaket aldı. Törene; Ticaret Bakan Yardımcısı Alper Eriten, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.
223 proje yarıştı
Doğaltaş sektöründe tasarım kültürünü geliştirmek, doğal taşın yalnızca yapı malzemesi değil, yüksek katma değerli bir tasarım ürünü olarak değerlendirilmesini sağlamak amacıyla düzenlenen Amorf Doğaltaş Proje ve Tasarım Yarışması’na bu yıl yoğun ilgi gösterildi. Yarışmaya toplam 223 proje başvururken, jüri değerlendirmeleri sonucunda üç proje dereceye girmeye hak kazandı. Ayrıca üç proje de teşvik ödülüne layık görüldü. Törende ödül alan tasarımcılar, doğaltaşın estetik, işlevsel ve yenilikçi kullanımına yönelik ortaya koydukları projelerle sektörün geleceğine katkı sundu.
“Doğaltaşımızı tasarımla buluşturmak istiyoruz”
Gecede konuşan Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, Agora’nın tarihi kimliğine dikkat çekerek doğaltaşın medeniyetler boyunca taşıdığı değere vurgu yaptı. Alimoğlu, “Şu anda bulunduğumuz bu alan, antik Smyrna’nın ticaret hayatına can veren önemli merkezlerden biriydi. Çevremizde gördüğümüz yapıların önemli bir bölümü, milattan sonra 2. yüzyıldan günümüze kadar ulaşmayı başardı. Yüzyıllar boyunca burada ticaret konuşuldu. Bugün bizler de aynı meydanda, doğaltaşın tasarımını, üretimini ve ihracatını konuşmak; sektörümüzün geleceğini birlikte değerlendirmek için bir aradayız” dedi.

Tarihi sütunların doğru işlenen doğal taşın kalıcı değerini gösterdiğini belirten Alimoğlu, “Binlerce yıldır ayakta duran bu sütunlar, doğru işlenmiş doğal taşın yalnızca bir yapı malzemesi olmadığını; medeniyetleri, kültürleri ve insanlığın ortak mirasını gelecek kuşaklara taşıyan kalıcı bir değer olduğunu bizlere gösteriyor” ifadelerini kullandı. Amorf yarışmasının hedefinin de bu anlayışla şekillendiğini belirten Alimoğlu, “Doğaltaşımızı yalnızca bir yapı malzemesi olarak değil, tasarımla buluşturulan, katma değeri artırılan ve dünyaya ihraç edilen bir değere dönüştürmek istiyoruz” diye konuştu.
İhracatta güçlü büyüme
Bu yılki yarışmaya gösterilen ilgiden memnuniyet duyduklarını belirten Alimoğlu, 223 projenin önemli bir başarı olduğunu söyledi. Jürinin titiz değerlendirmeleri sonucunda dereceye giren üç proje ile teşvik ödülü alan üç projenin belirlendiğini ifade eden Alimoğlu, tüm tasarımcıları tebrik etti. Gecede aynı zamanda yedi farklı kategoride ihracat şampiyonlarının da ödüllendirildiğini belirten Alimoğlu, “İhracatçılarımız, Türkiye’nin üretim gücünün, emeğinin ve alın terinin dünyadaki temsilcileridir. Ortaya koydukları her başarı, yalnızca firmalarımız için değil, ülkemiz için de büyük bir gurur vesilesidir” dedi.
“Bütün zorluklara rağmen pes etmiyoruz”
Doğaltaş sektörünün büyümesini sürdürmesine rağmen önemli sorunlarla karşı karşıya olduğunu dile getiren Alimoğlu, maliyet baskılarına dikkat çekti. Türkiye genelinde sektörün 2026 yılının ilk sekiz ayında ihracatını yüzde 20 artırarak yaklaşık 4,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini belirten Alimoğlu, Ege Maden İhracatçıları Birliği olarak da aynı dönemde ihracatı yüzde 19 artırarak 1 milyar dolar seviyesine ulaştıklarını açıkladı. Ancak sektörün rekabet gücünü zorlayan unsurlar bulunduğunu vurgulayan Alimoğlu, “Kur ile enflasyon arasındaki makasın açılması, enerji ve işçilik maliyetlerindeki artış ve döviz kurundaki durağanlık, sektörümüzün rekabetçiliğini zorlayan başlıca etkenler olmaya devam ediyor” dedi. Tüm zorluklara rağmen mücadeleye devam ettiklerini belirten Alimoğlu, “Bütün bu zorluklara rağmen pes etmiyoruz. Sorunlarımızı doğru analiz ederek, sektörümüzün ihtiyaçlarını ortaya koyarak ve geleceğe sağlam bir yol haritasıyla hazırlanıyoruz” ifadelerini kullandı.
2026-2030 hedefleri belirlendi
Sektörün geleceğine yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Alimoğlu, stratejik planlama toplantılarıyla 2026-2030 döneminin önceliklerinin ve hedef pazarlarının belirlendiğini söyledi. Ağustos ayında Afyon’da gerçekleştirilen Açık Mikrofon etkinliğine de değinen Alimoğlu, sektör temsilcileri ile Ankara’dan ilgili bürokratların bir araya gelerek sorunları, beklentileri ve çözüm önerilerini değerlendirdiğini aktardı. Alimoğlu, doğaltaş sektörünün üretim, tasarım ve ihracat gücünü artırarak dünya pazarındaki konumunu daha da güçlendirmeyi hedeflediklerini ifade etti.
Öztürk: Katma değeri artıracak yeni ürünlerin önünü açacağız
Spot Text: Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Doğaltaş Gala Gecesi’nde yaptığı konuşmada, Amorf Doğaltaş Proje ve Tasarım Yarışması’nın Türk doğal taşının küresel değerini artırmak için önemli bir adım olduğunu söyledi. Öztürk, tasarım, teknoloji ve sürdürülebilir üretimle katma değeri yüksek yeni ürünlerin önünün açılacağını vurguladı.
İZMİR — Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Doğaltaş Gala Gecesi’nde yaptığı konuşmada Türk doğal taş sektörünün tasarım, üretim ve ihracat gücüne dikkat çekti.
Öztürk, sektörün tüm paydaşlarını aynı çatı altında buluşturan gecede iki ayrı ödül töreni gerçekleştirileceğini belirterek, Amorf Doğaltaş Proje ve Tasarım Yarışması’nın sektör açısından taşıdığı öneme vurgu yaptı.
“Doğal taş kültürünü çağdaş tasarımla buluşturuyoruz”
Bu yıl 6’ncısı düzenlenen Amorf Doğaltaş Proje ve Tasarım Yarışması’nın ödüllerinin sahipleriyle buluşturulacağını belirten Öztürk, yarışmanın Türk doğal taşının dünyadaki konumunu güçlendirmeyi amaçladığını söyledi.
Öztürk, “Amorf Doğaltaş Proje ve Tasarım Yarışması, Türk doğal taşının önemini vurgulamak ve dünyada mermer denildiğinde akla gelen ilk ülkenin Türkiye olması hedefimizin önemli yapı taşlarından biridir” dedi.
Yarışmanın temel amacının Anadolu’nun binlerce yıllık doğal taş kültürünü çağdaş tasarımla bir araya getirmek olduğunu ifade eden Öztürk, şöyle konuştu:
“Amorf ile temel hedefimiz; tasarımcılarımızın yaratıcı bakış açılarını sektörümüzün güçlü üretim altyapısıyla bir araya getirmek ve doğal taş ihracatımızda katma değeri artıracak yeni ürünlerin önünü açmaktır.”
“Doğal taş güçlü bir tasarım malzemesidir”
Doğal taşın yalnızca yapı veya kaplama malzemesi olarak görülmemesi gerektiğini belirten Öztürk, taşın sahip olduğu özelliklerle yaşam alanlarına değer katan güçlü bir tasarım unsuru olduğunu söyledi.
Öztürk, “Doğal taşın yalnızca bir yapı veya kaplama malzemesi olmadığına; dokusu, yüzeyi, kütlesi, dayanıklılığı ve zamansızlığıyla insan yaşamına değer katan güçlü bir tasarım malzemesi olduğuna inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
Bu yıl yarışmaya katılan tasarımcıların doğal taşı farklı kullanım alanları, yeni üretim teknikleri, sürdürülebilirlik ve kullanıcı deneyimi ekseninde yeniden yorumladığını belirten Öztürk, tüm katılımcılara teşekkür etti.
Dereceye giren tasarımcıları tebrik eden Öztürk, ortaya çıkan başarılı çalışmaların üretime ve uluslararası pazarlara taşınmasını temenni etti.
35 ihracatçı firmaya ödül verilecek
Gecenin ikinci bölümünde ise doğal taş ihracatına en fazla katkı sağlayan firmaların ödüllendirileceğini belirten Öztürk, yedi ayrı kategoride toplam 35 firmaya ödül takdim edileceğini açıkladı.
Bu ödüllerin yalnızca ihracat rakamlarındaki başarının göstergesi olmadığını vurgulayan Öztürk, ödüllerin aynı zamanda üretim, istihdam, uluslararası pazarlardaki başarı ve Türk doğal taşının dünya çapındaki güçlü konumuna yapılan katkıyı temsil ettiğini söyledi.
Öztürk, “Zorlu küresel koşullara rağmen ürünlerini dünyanın dört bir yanına ulaştıran, yeni pazarlara açılan, tasarıma, teknolojiye ve sürdürülebilir üretime yatırım yapan tüm firmalarımızı yürekten kutluyorum” dedi.
Sektöre emek veren duayene onur ödülü
Doğaltaş Gala Gecesi’nde sektör açısından önemli bir ödülün daha verileceğini belirten Öztürk, doğal taş sektörüne uzun yıllar emek veren bir isme Ege Maden İhracatçıları Birliği Onur Ödülü takdim edileceğini açıkladı.
Sektörlerin bugün ulaştığı başarıların geçmişten gelen büyük emek ve deneyimlerin sonucu olduğunu ifade eden Öztürk, sektörün gelişimine katkı sağlayan isimlere vefa göstermenin önemine dikkat çekti.
Öztürk, “Sektörümüze bir ömür boyunca emek vermiş, bilgi ve tecrübesiyle sektörümüzün gelişimine önemli katkılar sunmuş duayen bir isimle Ege Maden İhracatçıları Birliği Onur Ödülü’nü takdim etmenin mutluluğunu yaşayacağız” diye konuştu.
Gelecek, ihracatçı ve tasarımcılarla şekillenecek
Öztürk, Doğaltaş Gala Gecesi’nin sektörün geçmişini, bugününü ve geleceğini aynı platformda buluşturduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu akşam bir tarafta geleceğin doğal taş tasarımlarını ortaya koyan tasarımcılarımızı, diğer tarafta Türk doğal taşını dünya pazarlarında başarıyla temsil eden ihracatçılarımızı ve sektörümüze ömür boyu hizmet etmiş değerli bir duayenimizi aynı çatı altında onurlandırıyoruz.”
Öztürk, Türk doğal taş sektörünün tasarım, inovasyon ve ihracat gücüyle dünya pazarlarındaki etkinliğini artırmaya devam edeceğini ifade etti.
Eriten: Türk doğal taşını tasarım gücüyle dünyaya sunacağız
Amorf Doğaltaş Proje ve Tasarım Yarışması’nın ödül töreninde konuşan Ticaret Bakan Yardımcısı Alper Eriten, Türkiye’nin doğal taş sektöründeki gücünü artırmak için tasarım ve katma değerli üretimin önemine dikkat çekti. Türkiye’nin eşsiz doğal taş kaynaklarına sahip olduğunu belirten Eriten, asıl değerin bu kaynakların teknoloji, tasarım ve yenilikçi üretim anlayışıyla işlenmesiyle ortaya çıktığını söyledi.
“Asıl değer tasarım ve katma değerli üretimle ortaya çıkıyor”
Eriten, “Biliyoruz ki ülkemizin eşsiz doğal taş zenginliği önemli bir potansiyel barındırmaktadır. Ancak asıl değer, işleme, teknoloji ve tasarım yoluyla katma değerli üretim gerçekleştirmekle ortaya çıkmaktadır” dedi. Sektörün küresel rekabet gücünü artırmanın yolunun doğal taşların daha fazla işlenerek, tasarım ve katma değeri yüksek ürünlere dönüştürülmesinden geçtiğini vurgulayan Eriten, Türkiye’nin doğal taşını dünya pazarlarında daha güçlü bir marka haline getirmeyi hedeflediklerini ifade etti. Tasarımın yalnızca ürün oluşturmak olmadığını belirten Eriten, “Tasarım aynı zamanda dünyayı daha güzel, daha işlevsel ve daha yaşanabilir kılma sanatıdır. Siz tasarımcılarımız ise yenilikçi fikirleriniz ve özgün yorumlarınızla yalnızca ürün değil, aynı zamanda değer üretiyorsunuz” diye konuştu.
“Yeni yetenekleri sektöre kazandırmayı amaçlıyoruz”
Ticaret Bakanlığı olarak üretici firmalarla tasarımcıları ve tasarımcı adaylarını bir araya getiren organizasyonları önemsediklerini belirten Eriten, bu çalışmalarla yüksek katma değerli ve ihraç edilebilir ürünlerin geliştirilmesini desteklediklerini söyledi. Eriten, “Aynı zamanda tasarımcılarımızın potansiyelini keşfetmeyi ve tasarım dünyasına yeni yetenekler kazandırmayı amaçlıyoruz” dedi. Tasarımcıların hayal gücüne ve yaratıcılığına güvendiklerini belirten Eriten, Türkiye’nin doğal taş kaynaklarının özgün tasarımlar ve yenilikçi yaklaşımlarla dünya pazarlarına taşınmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.
“Türkiye doğal taşta güçlü bir oyuncu”
Türkiye’nin doğal taş ihracatındaki konumuna ilişkin rakamları paylaşan Eriten, 2025 yılında madencilik sektörünün toplam ihracatının 6,4 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini söyledi. Doğal taş sektöründe ise Türkiye’nin 2,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini belirten Eriten, ülkenin Çin ve İtalya’nın ardından dünyanın en fazla doğal taş ihracatı yapan üçüncü ülkesi olduğunu ifade etti. Eriten, “Dünya doğal taş ihracatının yüzde 12,7’si ülkemiz tarafından gerçekleştirilmektedir. Türk doğal taşının kalitesi ve estetik gücüyle dünya pazarlarında önemli bir yer edinmiş olması bizler için büyük bir gurur kaynağıdır” dedi. Sektörün yerli makine ve teçhizat kullanımı sayesinde ithalat girdisi en düşük sektörler arasında yer aldığını da belirten Eriten, hedeflerinin işlenmiş ürün, tasarım ve markalaşma alanlarında daha güçlü bir sektör yapısı oluşturmak olduğunu söyledi.
İhracatçıya 2026 için 45 milyar TL destek
Ticaret Bakanlığı olarak ihracatçılara yönelik desteklerin sürdüğünü ifade eden Eriten, ihracatın her aşamasında firmaların yanında olduklarını söyledi. Eriten, “2025 yılında mal ve hizmet ihracatını desteklemek üzere toplam 33 milyar Türk lirası kaynak sağlayarak firmalarımızın hizmetine sunduk. 2026 yılı için ise yaklaşık 45 milyar TL’lik bir destek bütçesini hâlihazırda kullandırmaktayız” dedi. Bakanlığın marka, TURQUALITY®, uluslararası rekabetçiliğin geliştirilmesi projeleri, fuar destekleri ve yurt dışı tanıtım çalışmalarıyla sektörlerin küresel pazarlardaki gücünü artırmayı hedeflediğini belirtti.
Doğal taş sektörüne özel destekler
Doğal taş sektöründe yürütülen destek çalışmalarına ilişkin bilgi veren Eriten, TURQUALITY® kapsamında sektörde faaliyet gösteren bir firmanın markasının desteklendiğini söyledi. Ayrıca doğal taş sektörüne yönelik 23 Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi bulunduğunu aktaran Eriten, yurt dışı fuarlar kapsamında 2025 yılında 11, 2026 yılının ilk sekiz ayında ise 8 fuarın destek kapsamına alındığını açıkladı. Yurt içi fuarlarda da sektöre destek verildiğini belirten Eriten, 2025 ve 2026 yıllarında ikişer fuarın desteklendiğini söyledi.
“Sürdürülebilir üretim anlayışı büyük önem taşıyor”
Doğal taşın dayanıklılığı, uzun ömürlülüğü ve estetik değerinin sürdürülebilir üretim anlayışıyla daha önemli hale geldiğini ifade eden Eriten, Amorf yarışmasının bu yılki temasına dikkat çekti. “Taşın Dönüştürücü ve İyileştirici Doğası” temasının doğal taşı yalnızca estetik bir unsur olarak değil, insan ve mekan ilişkisi açısından değerlendirdiğini belirten Eriten, bu yaklaşımın sektörün kullanım alanlarını genişleteceğini söyledi. Eriten, Bakanlığın yeşil ve dijital dönüşümü destekleyen Responsible Destek Programı kapsamında şu anda 186 firmanın destek aldığını da açıkladı.
Türk doğal taşı için küresel marka hedefi
Türk doğal taşının uluslararası alandaki bilinirliğini artırmak için TURQUALITY® tanıtım projelerinin de sürdüğünü belirten Eriten, doğal taş sektörüne yönelik iki önemli projenin destek kapsamında olduğunu söyledi. Bunlardan birinin İMİB koordinatörlüğünde yürütülen Lantop Stones, diğerinin ise DENİB organizasyonundaki Doğal Taş TURQUALITY® Tanıtım Projesi olduğunu aktaran Eriten, bu çalışmaların Türk doğal taşının küresel ölçekte tanıtılmasına katkı sunduğunu ifade etti.
Tasarım yarışmalarına 340 milyon TL destek
Konuşmasında tasarım organizasyonlarının önemine de değinen Eriten, Ticaret Bakanlığı tarafından bugüne kadar tüm sektörlerde tasarım organizasyonu ve eğitim destekleri kapsamında 340 milyon TL ödeme gerçekleştirildiğini söyledi. Bakanlık olarak 19 farklı tasarım yarışmasını desteklediklerini belirten Eriten, dereceye giren genç tasarımcıların eğitim ve yaşam giderlerine de katkı sağlandığını ifade etti. Eriten, “2001 yılından bu yana 319 tasarımcımızın bu imkândan yararlanmış olması ve yeni tasarımcıların sektörlere kazandırılması bizim için büyük bir gurur kaynağıdır” dedi. Konuşmasının sonunda organizasyonda emeği geçen Ege Maden İhracatçıları Birliği’ne, jüri üyelerine, tasarımcılara ve ihracatçılara teşekkür eden Eriten, Türkiye’nin doğal taş sektörünün tasarım ve inovasyonla küresel gücünü artırmaya devam edeceğini söyledi.









