Türkiye, küresel iklim politikalarının geleceğini şekillendirecek önemli bir organizasyona ev sahipliği yapıyor. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31), yarın (9 Kasım Pazartesi) Antalya'da başlayacak. 20 Kasım'a kadar devam edecek zirve kapsamında devlet ve hükümet başkanları, bakanlar, akademisyenler, iş dünyasının temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları bir araya gelecek. Konferansta iklim değişikliğiyle mücadele için verilen uluslararası taahhütlerin somut uygulamalara dönüştürülmesi hedefleniyor.

Dünya liderleri Antalya'da buluşacak

İlk kez 1995 yılında Almanya'nın başkenti Berlin'de gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler iklim konferanslarının 31'incisi, bu yıl Türkiye'de düzenleniyor. 9-20 Kasım 2026 tarihlerindeki organizasyonda küresel ısınmayla mücadele, sera gazı emisyonlarının azaltılması, iklim değişikliğine uyum ve iklim finansmanı gibi temel konular ele alınacak.

Konferansın başkanlığını Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum üstlenirken, müzakereler başkanlığı görevini Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen yürütecek.

Konferansın önemli aşamalarından biri olan Dünya Liderler Zirvesi, 11-12 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek. Zirvede devlet ve hükümet başkanlarının iklim politikalarına ilişkin değerlendirmelerini paylaşması bekleniyor.

COP31'de ülkeler, Paris Anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerini ve iklim hedeflerine ulaşmak için atılması gereken adımları değerlendirecek. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin iklim finansmanına erişimi, enerji dönüşümünün maliyeti ve iklim afetlerine karşı dayanıklılığın artırılması gündemde olacak.

Antalya'da 1,1 milyon metrekarelik dev alan

Konferans için Antalya'da yaklaşık 1,1 milyon metrekarelik organizasyon alanı hazırlandı. Devlet başkanlarının katılacağı diplomatik görüşmelerden halka açık sergilere kadar çok sayıda etkinlik bu alanda gerçekleştirilecek.

Organizasyon, Mavi Bölge ve Yeşil Bölge olmak üzere iki ana kısımdan oluşuyor. Her iki alan farklı işlevler üstlenirken, konferansın diplomatik ve toplumsal boyutlarını bir araya getirecek.

Türkiye'nin COP31 için belirlediği yaklaşım ise “Geleceğin COP'u-Uygulama COP'u” anlayışına dayanıyor. Bu yaklaşımda diyalog, uzlaşı ve eylem olmak üzere üç temel unsur öne çıkıyor.

Zirvede yalnızca yeni hedeflerin açıklanması değil, daha önce verilen taahhütlerin nasıl uygulanacağının da değerlendirilmesi amaçlanıyor.

Konferansın hazırlıkları kapsamında toplantı salonları, basın merkezleri, delegasyon ofisleri, sergi alanları ve ziyaretçi hizmet birimleri oluşturuldu. Antalya, 12 gün boyunca dünyanın farklı bölgelerinden gelen katılımcıları ağırlayacak.

Kritik iklim kararları Mavi Bölge'de görüşülecek

COP31'in diplomatik merkezi Mavi Bölge olacak. Yaklaşık 527 bin 414 metrekarelik alanda oluşturulan bölümde resmî müzakereler, üst düzey toplantılar ve ülkeler arasındaki görüşmeler gerçekleştirilecek.

Birleşmiş Milletler akreditasyon kurallarının uygulanacağı Mavi Bölge'ye yalnızca yetkilendirilmiş katılımcılar giriş yapabilecek.

Bölgede genel kurul salonları, ülkelerin delegasyon ofisleri, ulusal pavilyonlar, basın merkezi ve çeşitli toplantı alanları bulunuyor.

İklim değişikliğine uyum, temiz enerji, sürdürülebilir şehirler, sıfır atık, teknoloji, sağlık ve yeşil dönüşüm gibi başlıklar da Mavi Bölge'deki panellerde değerlendirilecek.

Mavi Bölge'nin en büyük toplantı salonu Anadolu Genel Kurul Salonu olarak adlandırıldı. Bin 794 kişilik kapasiteye sahip salonda devlet ve hükümet temsilcilerinin katılımıyla önemli oturumlar yapılacak.

Bir diğer büyük toplantı salonu ise 828 kişilik Akdeniz Genel Kurul Salonu olacak.

Yeşil Bölge'de iklim çözümleri sergilenecek

Konferansın halka açık etkinliklerinin merkezi ise Yeşil Bölge olacak. Yaklaşık 582 bin 244 metrekarelik alanda oluşturulan bölümde kamu kurumları, özel sektör temsilcileri, akademisyenler, gençler ve sivil toplum kuruluşları bir araya gelecek.

Yeşil Bölge'de iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik teknolojiler, sürdürülebilir yaşam uygulamaları ve çevre projeleri tanıtılacak.

Alanın içerisinde Türkiye Pavilyonu, Bilim Merkezi, Yeşil Sanayileşme, Dirençli Şehirler, Enerji ve Ulaşım, Kültür ve Medeniyet, COPArt ve Start-up Zone gibi tematik bölümler bulunacak.

Etkinlikler arasında paneller, çalıştaylar, sergiler, konserler ve katılımcı uygulamalar yer alacak.

Özellikle gençlerin ve girişimcilerin geliştirdiği çevre teknolojilerinin uluslararası katılımcılarla buluşturulması hedefleniyor.

Yeşil Bölge'deki en büyük salona ise Gazze Salonu adı verildi. Beş bin kişilik kapasiteye sahip salon, konferansın geniş katılımlı etkinliklerine ev sahipliği yapacak.

Sıfır Atık için özel müze kuruldu

COP31'de Türkiye'nin öne çıkaracağı başlıklardan biri de Sıfır Atık Hareketi olacak.

Konferans alanında sıfır atık yaklaşımının farklı uygulamalarını göstermek amacıyla özel merkezler oluşturuldu.

Mavi Bölge'de 10 bin metrekarelik alana sahip, beş yapraklı Zaman Tüneli yapısı Sıfır Atık Müzesi olarak hizmet verecek.

Ayrıca Sıfır Atık Uygulama ve Atölye Merkezi, Sıfır Atık Hub'ı, geçici depolama ve kompost merkezi gibi alanlar ziyaretçilerin kullanımına sunulacak.

Yeşil Bölge'de yer alan Sıfır Atık Mutfağı da sürdürülebilir gıda tüketimi ve israfın azaltılması konularına dikkat çekecek.

Konferans kapsamında atıkların azaltılması, kaynakların verimli kullanılması ve sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarının yaygınlaştırılması için çeşitli etkinlikler gerçekleştirilecek.

Anadolu'nun kültürel mirası da tanıtılacak

Türkiye, COP31'i yalnızca iklim politikalarının tartışıldığı bir platform olarak değil, aynı zamanda Anadolu'nun kültürel ve tarihî mirasının dünyaya tanıtıldığı bir organizasyon olarak değerlendirecek.

Konferans alanındaki toplantı salonlarına ve etkinlik merkezlerine Türkiye'nin tarihî, kültürel ve doğal zenginliklerini yansıtan isimler verildi.

Mavi Bölge'deki salonlarda Efes, Göbeklitepe, Kapadokya, Troya, Pamukkale, Zeugma, Sümela, Mimar Sinan, Piri Reis ve Aşık Veysel gibi isimler yer alıyor.

Basın toplantısı salonlarından birine Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin, diğerine ise Yunus Emre'nin adı verildi.

Yeşil Bölge'de ise Prof. Dr. Aziz Sancar, Prof. Dr. Afet İnan, İbn-i Sina, Farabi, Hacı Bektaş Veli ve Osman Hamdi Bey gibi bilim ve kültür dünyasının önemli isimleri toplantı alanlarında yaşatılacak.

Bölgede oluşturulan Anadolu Bahçesi, Anadolu'da yaşamış farklı medeniyetlerin doğayla ilişkisini ziyaretçilere anlatacak.

Ayrıca Antalya'nın Yörük kültürünü yansıtan özel bir alan da konferans kapsamında ziyaretçilere açılacak.

Yedi bölgenin lezzetleri dünyaya sunulacak

COP31'de Türkiye'nin gastronomi kültürü de uluslararası katılımcılarla buluşturulacak.

“7 Bölge 7 Mutfak” yaklaşımıyla hazırlanan gastronomi alanlarında Anadolu'nun farklı yörelerine ait lezzetler tanıtılacak.

Organizasyon kapsamında Akdeniz, Gaziantep, Kayseri, Konya ve Karadeniz mutfaklarının yanı sıra Türk Dünyası Mutfağı ve Sıfır Atık Mutfağı da yer alacak.

Bu alanlarda yalnızca geleneksel yemekler değil, sürdürülebilir mutfak kültürü ve gıda israfının azaltılmasına yönelik uygulamalar da öne çıkarılacak.

Yerel ürünlerin değerlendirilmesi, geleneksel beslenme alışkanlıkları ve çevre dostu üretim yöntemleri, gastronomi etkinliklerinin temel konuları arasında bulunacak.

28 bine yakın personel görev yapacak

Antalya'daki COP31 hazırlıklarının önemli bölümlerinden biri güvenlik ve acil durum planlaması oldu.

Konferans süresince 27 bin 957 güvenlik personelinin görev yapması planlandı. Emniyet, jandarma ve sahil güvenlik birimlerinden görevlendirilen personel, organizasyon alanlarında ve belirlenen bölgelerde güvenlik önlemlerini uygulayacak.

Konferansın Yeşil Bölge'sinde Antalya Valiliği koordinasyonunda bir Kriz Merkezi oluşturuldu.

Merkezde İl Emniyet Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü, AFAD, itfaiye, ASAT, Aksu Belediyesi, AKEDAŞ ve ENERYA temsilcileri görev yapacak.

TBMM'de kritik hafta başlıyor: Masada hangi gündem maddeleri var?
TBMM'de kritik hafta başlıyor: Masada hangi gündem maddeleri var?
İçeriği Görüntüle

Organizasyon süresince yaşanabilecek acil durumlara hızlı müdahale edilebilmesi amacıyla kurumlar arasında koordinasyon sağlanacak.

Sağlık ekipleri iki bölgede hazır bulunacak

COP31'e katılacak ziyaretçilerin sağlık hizmetlerine erişebilmesi için de özel bir planlama yapıldı.

Mavi Bölge'de üç, Yeşil Bölge'de iki olmak üzere toplam beş revir hizmet verecek.

Acil sağlık müdahaleleri için yedi aktif ve iki yedek ambulans görevlendirilecek.

Ayrıca 20 mobil Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) konferans süresince hazır bulunacak. Bu ekiplerin dokuzu Mavi Bölge'de, 11'i ise Yeşil Bölge'de görev yapacak.

Sağlık ekipleri, katılımcıların ihtiyaç duyabileceği acil müdahaleler için konferans alanlarında konuşlandırılacak.

Böylece kalabalık katılımcı gruplarının bulunduğu etkinliklerde olası sağlık sorunlarına hızlı müdahale edilmesi amaçlanıyor.

Antalya trafiğine 630 düşük emisyonlu otobüs

Dünyanın farklı ülkelerinden gelecek katılımcıların ulaşımı için de kapsamlı bir organizasyon hazırlandı.

COP31 kapsamında 25 belediyeden temin edilen 630 düşük emisyonlu otobüs, Antalya'daki ulaşım hizmetlerinde kullanılacak.

Konferans alanı ile konaklama bölgeleri arasında oluşturulacak ulaşım bağlantıları sayesinde katılımcıların etkinlik noktalarına erişimi sağlanacak.

Ulaşım sisteminde düşük emisyonlu toplu taşıma araçlarının tercih edilmesi, konferansın çevresel hedefleriyle uyumlu bir uygulama olarak planlandı.

Katılımcıların ana ulaşım noktalarına otobüslerle, konferans alanlarına ise elektrikli servis araçlarıyla taşınması öngörülüyor.

Antalya'daki ulaşım hazırlıkları kapsamında bazı yol güzergâhlarında düzenlemeler ve iyileştirmeler de gerçekleştirildi.

İklim finansmanı ve enerji dönüşümü gündemde olacak

COP31'in en önemli gündemlerinden birini küresel iklim finansmanı oluşturacak.

Gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğine uyum sağlayabilmesi, temiz enerji yatırımlarını artırabilmesi ve doğal afetlere karşı dayanıklılığını güçlendirebilmesi için finansman mekanizmaları değerlendirilecek.

Konferansta ayrıca yenilenebilir enerji, karbon emisyonlarının azaltılması, enerji verimliliği ve sürdürülebilir şehirler gibi başlıklar üzerinde durulacak.

Küresel sıcaklık artışının sınırlandırılması amacıyla ülkelerin belirlediği hedeflerin uygulama sonuçları da müzakerelerde önemli yer tutacak.

Özellikle aşırı sıcaklar, kuraklık, su kaynakları üzerindeki baskı, orman yangınları ve sel felaketleri gibi iklim değişikliğiyle bağlantılı risklere karşı alınabilecek önlemler ele alınacak.

Akdeniz havzasında yer alan Türkiye açısından kuraklık, orman yangınları ve su yönetimi gibi başlıklar da özel önem taşıyor.

İklim zirvesi 20 Kasım'a kadar sürecek

COP31, 9 Kasım Pazartesi günü başlayacak ve 20 Kasım Cuma günü sona erecek.

Konferans boyunca ülkelerin temsilcileri iklim değişikliğiyle mücadele için hazırlanan politikaları ve uluslararası iş birliği olanaklarını değerlendirecek.

Türkiye'nin başkanlığında yürütülecek müzakerelerde, ülkeler arasında uzlaşı sağlanması ve iklim taahhütlerinin uygulanmasına yönelik somut adımlar atılması hedefleniyor.

11-12 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek Dünya Liderler Zirvesi'nin ardından teknik müzakereler ve tematik oturumlar devam edecek. Konferansın son günlerinde ise üzerinde uzlaşı sağlanan kararların açıklanması bekleniyor.

Kaynak: AA