SİNAN GENÇ/ Cumhuriyet'in ilk yıllarında kadınların yerel yönetimlerde söz sahibi olmasının önünü açan iki isim, 19 Ekim Muhtarlar Günü'nde yeniden hatırlanıyor. İzmir'in Ödemiş ilçesinde Kurtuluş Savaşı'na katıldığı, Mustafa Kemal Atatürk ile tanıştığı ve muhtarlık döneminde eğitim seferberliği başlattığı anlatılan Ümmü Türe ile Aydın'da yedi erkek rakibini geride bırakarak Türkiye'nin ilk seçilmiş kadın muhtarı olan Gül Esin'in yaşamları, Anadolu kadınlarının cesaretini ve kararlılığını gözler önüne seriyor. Cumhuriyet'in kuruluş yılları, Türk kadınının yalnızca toplumsal yaşamda değil, yerel yönetimlerde de kendisine yer açtığı tarihî bir döneme sahne oldu. Anadolu'nun köylerinde kadınların yönetici olarak görev üstlenmesinin alışılmış bir durum olmadığı yıllarda, iki kadın cesaretleriyle adlarından söz ettirdi. Bu kadınlardan biri İzmir'in Ödemiş ilçesine bağlı Emirli köyünde yaşayan Ümmü Türe, diğeri ise Aydın'ın Demircidere köyünde muhtarlığa seçilen Gül Esin'di. İki kadının hikâyesi yalnızca muhtarlık makamıyla sınırlı değildi. Ümmü Türe'nin yaşamında Kurtuluş Savaşı, Atatürk ile gerçekleştiği aktarılan bir görüşme ve köy çocuklarının eğitimi öne çıkarken, Gül Esin kadınların seçme ve seçilme hakkını kullanarak tarihe geçtiği bir dönemin simgesi oldu.
Ödemiş'in cesur kadını: Ümmü Türe
1891 yılında doğduğu belirtilen Ümmü Türe, İzmir'in Ödemiş ilçesine bağlı Emirli köyünde yaşadı. Yerel tarih araştırmalarında ve geçmiş yıllarda yayımlanan gazete anlatımlarında, Ümmü Hanım'ın yalnızca köyün yönetiminde görev alan bir kadın olmadığı, aynı zamanda Millî Mücadele yıllarında gösterdiği cesaretle tanındığı aktarılıyor. Özellikle 1966 yılında Demokrat İzmir ve Milliyet gazetelerinde yayımlandığı belirtilen röportajlara dayandırılan anlatımlar, onun Kurtuluş Savaşı sırasında üstlendiği görevleri ve Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki yaşamını günümüze taşıyor.
Bademli'de Millî Mücadele'ye katıldığı anlatılıyor
Ümmü Türe'nin yaşamındaki en dikkat çekici bölüm, Kurtuluş Savaşı yıllarına uzanıyor. Yerel tarih anlatımlarına göre Ümmü Hanım, İzmir ve çevresinin işgal altında bulunduğu dönemde Ödemiş'in Bademli çevresindeki direniş faaliyetlerine katıldı. Kuva-yi Milliye güçlerine destek verdiği, bölgedeki mücadelede aktif rol üstlendiği ve düşman kuvvetleriyle yaşanan çatışmalarda bulunduğu aktarılıyor. Bu anlatımlar, Ümmü Türe'nin daha sonraki yıllarda üstleneceği muhtarlık görevinin öncesinde de toplum yaşamında etkin bir isim olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte, savaş yıllarındaki faaliyetlerinin ayrıntıları için dönemin askerî kayıtlarının ve 1966 tarihli gazete röportajlarının özgün nüshalarının incelenmesi gerekiyor.
Atatürk ile tanışması hayatının gurur kaynağı oldu
Ümmü Türe hakkında aktarılan bir diğer dikkat çekici bilgi ise Mustafa Kemal Atatürk ile tanışması. Yerel kaynaklarda yer alan anlatıma göre Ümmü Hanım, Millî Mücadele yıllarındaki hizmetlerinin ardından 1929 yılında İzmir'de Atatürk ile tanıştırıldı. Bir nahiye müdürünün makamında gerçekleştiği belirtilen bu görüşmenin, Ümmü Türe'nin yaşamında derin iz bıraktığı ifade ediliyor. Ümmü Hanım'ın yıllar sonra yaptığı röportajlarda bu karşılaşmayı büyük bir gururla hatırladığı aktarılıyor. Atatürk ile görüşmesine ilişkin anlatı, Ümmü Türe'nin yaşam öyküsünün en önemli bölümlerinden biri olarak yerel hafızadaki yerini koruyor.
Muhtar olunca ilk işi köy okulunu tamamlatmak oldu
Ümmü Türe'nin muhtarlık dönemine ilişkin anlatımlarda en fazla öne çıkan hizmeti, eğitim alanında gerçekleştirdiği çalışmalar oldu. Emirli köyünde yarım kalan okul inşaatının tamamlanması için girişimlerde bulunduğu ve çocukların eğitim alabilmesi amacıyla çaba gösterdiği belirtiliyor. Özellikle Cumhuriyet'in ilk yıllarında kırsal bölgelerde okul imkânlarının sınırlı olduğu düşünüldüğünde, bu girişimin köy yaşamı açısından önemli bir adım olduğu anlaşılıyor. Ümmü Hanım'ın eğitime verdiği önem, onun yalnızca idari işlerle ilgilenen bir muhtar değil, köyün geleceğini değiştirmeye çalışan bir yönetici olarak hatırlanmasını sağladı. Kız çocuklarının da eğitim olanaklarından yararlanmasını desteklediği yönündeki anlatımlar, dönemin toplumsal koşulları bakımından ayrıca dikkat çekiyor.
Ümmü Türe'nin muhtarlık tarihi neden tartışmalı?
Yerel kaynakların bir bölümünde Ümmü Türe'nin 1931 yılında muhtar seçildiği ve 1939 yılına kadar görev yaptığı belirtiliyor. Ancak Türkiye'de kadınlara köy muhtarlığı ve ihtiyar heyeti üyeliğine seçilme hakkı, 26 Ekim 1933 tarihli yasal düzenlemeyle tanındı. Bu nedenle Ümmü Türe'nin 1931 yılında resmen seçilmiş bir kadın muhtar olduğu yönündeki anlatım, dönemin mevzuatıyla birlikte değerlendirilmesi gereken tarihsel bir soru işareti taşıyor. Ümmü Türe'nin yerel yönetimdeki rolünün ve görev tarihlerinin kesinleştirilmesi için seçim tutanakları, idari kayıtlar ve dönem gazetelerinin karşılaştırılması önem taşıyor. Bu tarihsel belirsizlik, Ümmü Türe'nin Ödemiş'in yerel hafızasında öncü bir kadın olarak anılmasının önemini ortadan kaldırmıyor.
Emirli'de geçen bir ömür: 1971 yılında hayatını kaybetti
Soyadı Kanunu'nun ardından Türe soyadını aldığı belirtilen Ümmü Hanım, yaşamının önemli bölümünü Emirli köyünde geçirdi. Muhtarlık görevinin sona ermesinin ardından da köyüyle bağını sürdürdüğü, tarım ve hayvancılıkla uğraşan ailesiyle birlikte mütevazı bir yaşam yaşadığı aktarılıyor. 1891 yılında doğduğu belirtilen Ümmü Türe, 1971 yılında 80 yaşında hayatını kaybetti. Emirli Köyü Mezarlığı'na defnedilen Türe'nin hatırası, aradan geçen onlarca yıla rağmen unutulmadı. Mart 2025'te İzmir Büyükşehir Belediyesi Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı temsilcileri ve kadın muhtarlar, Emirli'deki mezarını ziyaret ederek kendisini andı. Mezarı başına bırakılan çiçekler, Cumhuriyet'in ilk yıllarında köy yönetiminde iz bırakan bir kadının hatırasının bugün de yaşatıldığını gösterdi.
Aydın'da bir başka tarih yazıldı: Gül Esin
Ümmü Türe'nin Ödemiş'teki hikâyesi yerel tarih anlatımlarında yaşamaya devam ederken, kadınların muhtarlık seçimlerinde elde ettiği tarihî başarı 1933 yılında Aydın'da gerçekleşti. 1901 yılında doğan Gül Esin, o dönem Aydın'ın Çine ilçesine bağlı Demircidere köyünde muhtarlığa aday oldu. Karşısında yedi erkek aday vardı. Gül Esin, yaklaşık 500 oy alarak seçimi kazandı ve Türkiye'nin ilk seçilmiş kadın muhtarı olarak tarihe geçti. Bu başarı, kadınların köy yönetiminde söz sahibi olmasının önünü açan önemli gelişmelerden biri oldu.
Yedi erkek rakibini geride bıraktı
Gül Esin'in seçim zaferi, dönemin gazetelerinde de yer buldu. 1933 yılında yayımlanan haberlerde, Aydın'ın Demircidere köyünde bir kadının muhtarlığa seçilmesi dikkat çekici bir gelişme olarak aktarıldı. Gül Esin'in seçimi kazanması, kadınların yerel yönetimlerde görev üstlenebileceğini gösteren somut bir örnek oluşturdu. Cumhuriyet'in kadınlara tanıdığı siyasal hakların Anadolu'daki ilk uygulamalarından biri olan bu seçim, sonraki yıllarda kadınların kamusal yaşama katılımı açısından sembolik önem kazandı.
Gül Esin'in mücadelesi yalnızca seçim sandığında kalmadı
Gül Esin, muhtarlık döneminde köy yaşamını düzenlemeye ve özellikle kadınlarla çocukların karşılaştığı sorunlara çözüm bulmaya yönelik çalışmalar yürüttü. Çocukların okula devam etmesi, kız çocuklarının eğitim alması, kız kaçırma olaylarının önlenmesi ve evlilik işlemlerinin düzene sokulması için girişimlerde bulunduğu biliniyor. Kahvehanelerde kumarın önlenmesine yönelik çalışmaları da dönemin anlatımlarında yer aldı. Yaklaşık iki yıl muhtarlık yaptığı belirtilen Gül Esin, köy yönetiminde kadınların üstlenebileceği sorumlulukların sınırlarını genişleten öncü isimlerden biri olarak hatırlanıyor.
Biri Millî Mücadele'de, diğeri sandıkta iz bıraktı
Ümmü Türe ve Gül Esin'in hikâyeleri, Cumhuriyet'in ilk yıllarında kadınların toplumsal yaşamdaki konumunu anlamak açısından iki önemli örnek sunuyor. Ödemişli Ümmü Türe, Kurtuluş Savaşı'na katıldığına ilişkin anlatımlar, Atatürk ile görüşmesi ve köyünde eğitime verdiği destekle yerel hafızada yaşamaya devam ediyor. Gül Esin ise 1933 yılında seçim sandığından çıkarak Türkiye'nin ilk seçilmiş kadın muhtarı unvanını kazanmasıyla tarihteki yerini koruyor. Her iki kadının yaşamı da kadınların yalnızca aile ve ev yaşamında değil, toplumun geleceğini ilgilendiren kararlarda da sorumluluk üstlendiğini gösteriyor.
Muhtarlar Günü'nde iki kadına vefa
19 Ekim Muhtarlar Günü, Türkiye'nin dört bir yanında görev yapan mahalle ve köy muhtarlarının çalışmalarını hatırlatırken, geçmişte bu görevi üstlenen öncü isimlerin yaşamlarını da yeniden gündeme getiriyor. Ödemiş'in Emirli köyünden Ümmü Türe ile Aydın'ın Demircidere köyünden Gül Esin, farklı yaşam öykülerine rağmen ortak bir tarihsel mirasın temsilcileri arasında bulunuyor. Biri Millî Mücadele yıllarındaki cesareti ve köyüne kazandırdığı hizmetlerle, diğeri seçim sandığında kazandığı tarihî başarıyla anılıyor. Aradan geçen yaklaşık bir asra rağmen Ümmü Türe ve Gül Esin'in hikâyeleri, Anadolu kadınlarının cesaretini, fedakârlığını ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında açtıkları yolu hatırlatmaya devam ediyor.












