İzmir’in Seferihisar ilçesinde belediye bünyesinde engelli kadrosunda istihdam edilen bir personelin yaralanmasıyla sonuçlanan çirkin eylem, yargı dünyasında emsal teşkil edecek bir gerekçeli kararla neticelendi. 30 Ocak 2025 tarihinde mesai ortamında meydana gelen ve kamuoyunda büyük tepki toplayan olayda, iki mesai arkadaşının fiziki saldırısına uğrayan mağdur, yüzünden ve kıyafetlerinden alev alarak yaralanmıştı. Olayın ardından başlatılan adli soruşturma kapsamında hazırlanan iddianameyi kabul eden yargı makamları, eylemin basit bir şaka veya kaza olmadığını, planlı bir yaralama eylemi niteliği taşıdığını hüküm altına aldı. Dava sürecini tamamlayan Seferihisar 2. Asliye Ceza Mahkemesi, dosyada yer alan teknik detaylar ve materyal incelemeleri sonucunda, yangını başlatan ceplerdeki sıradan çakmak gerecini hukuki açıdan yaralayıcı suç unsuru statüsüne aldı.
Mesai ortamında gerçekleşen feci olay adli tıbba taşındı
Belediye binasında görevini icra ettiği sırada M.B.Ç. ve Ö.A. isimli şahısların hedefi olan 43 yaşındaki engelli işçi Murat Sakarya, üzerindeki montun tutuşmasıyla dehşeti yaşadı. Olay anında sanıklardan Ö.A'nın oda içerisinde bulunan yüksek alkollü kolonyayı Sakarya'nın üzerine serpiştirdiği, hemen ardından diğer sanık M.B.Ç'nin kıvılcım çıkartarak ateşi körüklediği tespit edildi. Kıyafetlerine nüfuz eden yanıcı maddelerin hızla alev alması üzerine yüzünün bir kısmında ciddi deformasyonlar oluşan mağdur, hastanedeki ilk müdahalesinin ardından sağlık raporu aldı. Dosyaya giren adli tıp incelemelerinde, mağdurun vücut yüzeyinin yaklaşık yüzde 5’lik bölümünde ikinci derece yanık teşhis edilirken, yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilebileceği ancak eylemin niteliği gereği yaralamaya sebebiyet verdiği kararlaştırıldı.
Saldırıda kullanılan çakmak Türk Ceza Kanunu bakımından silah sayıldı
Davanın karar duruşmasında eylemin oluş şeklini ve delilleri detaylıca inceleyen mahkeme heyeti, gerekçeli kararında hukuki literatüre geçecek bir değerlendirmeye imza attı. Kararda, eylemin gerçekleştirilme biçimi ve yanıcı maddeyle birleştiğinde yarattığı tahrip gücü göz önüne alınarak eylemde kullanılan aracın sıradan bir eşya olarak görülemeyeceği vurgulandı. Seferihisar 2. Asliye Ceza Mahkemesi, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde suçta kullanılan aracın silah sayılır nitelikte olduğu sonucuna vardı. Sanıkların ortak bir irade ve eylem birliği içerisinde mağduru hedef aldıklarını belirten yargıç, işlenen fiilin silahla kasten yaralama suç tipini oluşturduğuna hükmederek cezalandırma yoluna gitti.
Sanıklar hakkında adli para cezası ve takdiri indirim kararı verildi
Basit yargılama usulüyle görülen davada sanıklar M.B.Ç. ile Ö.A., başlangıçta kasten yaralama suçlamasıyla 18'er bin lira adli para cezasına çarptırıldı. Suçta tercih edilen aracın yaralayıcı unsur kategorisine alınması sebebiyle söz konusu ceza tutarı artırılarak 20 bin 700 liraya yükseltildi. Mahkeme, yargılama sürecindeki durumları gözeterek sanıklar hakkında takdiri indirim maddelerini işletti ve nihai cezayı 16 bin 800'er lira adli para cezası olarak belirledi. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve cezanın 10 eşit taksitte ödenmesine karar verilen bu mahkumiyet, engelli bireylere yönelik çalışma ortamındaki akran zorbalığı ve fiziki müdahalelerin yargıdaki karşılığı açısından önemli bir referans noktası oldu.





