Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM), kamuoyunda fon skandalı olarak bilinen ve yüz binlerce yatırımcının mağduriyet yaşadığı sermaye piyasası işlemleri gündeme geldi. Muhalefet partileri, yatırım fonlarındaki manipülasyon iddialarının, kamu kurumlarının denetim süreçlerinin ve olası siyasi bağlantıların araştırılması için Meclis araştırması açılmasını talep etti. Ancak Yeni Yol Grubu, İYİ Parti, DEM Parti ve YENİ Parti tarafından verilen araştırma önergeleri, AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. TBMM Başkanvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında gerçekleştirilen Genel Kurul toplantısında, muhalefet temsilcileri fon krizinin yalnızca adli soruşturmalarla sınırlı tutulamayacağını belirterek siyasi ve idari sorumlulukların da ortaya çıkarılmasını istedi.

455 bin mağdur vurgusu

Yeni Yol Grubu adına konuşan Ankara Milletvekili İdris Şahin, fon krizinin Türkiye'nin en büyük ekonomik mağduriyetlerinden birine dönüştüğünü savundu. Şahin, 455 bin 758 kişinin mağduriyet yaşadığını belirterek denetim kurumlarının sorumluluğunun araştırılması gerektiğini söyledi. İktidara yönelik sert eleştirilerde bulunan Şahin, şu ifadeleri kullandı: “Siz 86 milyonun ahını almış bir iktidarsınız. Dolayısıyla burada sadece bu olayları münferit bir adli vaka gibi göstermek bu işte minderden kaçmak demektir. Biz sizi mindere davet ediyoruz, diyoruz ki: Bu suç oluşmadan önce denetim kurumlarınız neredeydi, ne iş tuttu, suç ortaklığı mı yaptı?” Şahin, herhangi bir siyasi ayrım yapılmadan bütün sorumluların araştırılması gerektiğini vurgulayarak Meclis'te araştırma komisyonu kurulması çağrısında bulundu. Yeni Yol Grubu'nun önergesi, AK Parti ve MHP oylarıyla kabul edilmedi.

SPK ve Takasbank'a ağır eleştiri

İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta ise Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Takasbank'ın denetim süreçlerini hedef aldı. Usta, bazı yatırım fonlarının gerekli onay süreçleri tamamlanmadan Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'na (TEFAS) dahil edildiğini ileri sürdü. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 26 Şubat 2025 tarihinde olağan dışı fiyat hareketleriyle ilgili yazışmalar yaptığını belirten Usta, yetkili kurumların zamanında harekete geçmediğini savundu. Tera'nın en büyük yatırım fonunun SPK onayı olmadan TEFAS sistemine alındığını iddia eden Usta, yatırımcı sayısının kısa sürede 161'den 111 bine, fon büyüklüğünün ise 268 milyar liraya ulaştığını söyledi. Usta, “Bir devletin bir kurumu nasıl gayrimeşru iş yapar?” diyerek tepkisini dile getirdi. SPK'nın uzun süre işlem yapmadığını savunan Usta, “Kurumsal çürümüşlüğü görüyor musunuz?” sözleriyle denetim mekanizmalarını eleştirdi. İYİ Parti'nin araştırma önergesi de reddedildi. “Halk soyulurken birileri servetine servet kattı”

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Adalet Kaya, fon krizinin ekonomik boyutunun yanı sıra toplumsal sonuçlarına dikkat çekti. Kaya, küçük birikimlerini yatırım fonlarında değerlendiren vatandaşların ağır kayıplarla karşılaştığını belirterek devletin yatırımcıları koruma sorumluluğuna vurgu yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın spekülatif kazanç elde edenlerin bedel ödeyeceğine ilişkin açıklamasını hatırlatan Kaya, fonlara yatırım yapan vatandaşların sistemin güvenilirliğine inandıklarını ifade etti. Kaya, “Yıllarca çalışıp aldığı ikramiyeyi, biriktirdiği 3-5 kuruşu, genç çiftler düğünde takılan hediyeleri devletin lisans verdiği TEFAS altyapısıyla güven tazelediği fonlara yatırdı” dedi. Yaşananların ekonomik adaletsizliği derinleştirdiğini savunan Kaya, “Halk soyulurken birileri servetine servet kattı” sözleriyle tepkisini dile getirdi. DEM Parti'nin fon işlemlerinin araştırılmasına yönelik önergesi de AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi.

YENİ Partili Öztürk'ten çifte standart çıkışı

Genel Kurul'daki en sert açıklamalardan biri YENİ Parti Bursa Milletvekili Hasan Öztürk'ten geldi. Öztürk, fon krizindeki piyasa kayıplarının büyüklüğüne dikkat çekerek Borsa İstanbul'da yaşanan değer kaybının 4,5 trilyon liraya ulaştığını öne sürdü. Bu tutarın yaklaşık 3 trilyon liralık bölümünün manipülatif hisselerden kaynaklandığını iddia eden Öztürk, rakamın Türkiye'nin gelir bütçesinin yaklaşık üçte birine karşılık geldiğini savundu. Fon krizinin yalnızca yatırımcılarla sınırlı olmadığını ifade eden Öztürk, siyasi ve bürokratik bağlantıların araştırılması gerektiğini belirtti. Öztürk, “Gelin, bu organize suç örgütünü çözmek için komisyonu kuralım. Fon işlemlerini, borsadaki hisselerdeki manipülasyonu, siyasi ve bürokratik bağlantılarını ve sorumluları hep birlikte araştıralım” çağrısında bulundu.

'Ankara Abisi' gözaltına alındı!
'Ankara Abisi' gözaltına alındı!
İçeriği Görüntüle

“Sizin Fatma'nızın itibarı var da bizim Fatma'mızın yok mu?”

Hasan Öztürk, konuşmasının devamında yargı süreçleri üzerinden çifte standart eleştirisi yöneltti. İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet'in tutuklanmasını hatırlatan Öztürk, fon kriziyle bağlantılı olarak adı gündeme gelen eski AK Partili bir yöneticiye yönelik işlemlerle karşılaştırma yaptı. Öztürk, eski bakan ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya'yı kastederek 163 milyon liralık yatırım karşılığında 2,2 milyar liralık kazanç sağlandığı iddiasını gündeme getirdi. Kaya'nın olayların kamuoyuna yansımasının ardından ifadeye davet edildiğini öne süren Öztürk, şu sözlerle iktidara seslendi: “Bizim de Fatma'mız var, Fatma Kaplan Hürriyet. Üç dönem bu Mecliste milletvekilliği yapmış, iki kez İzmit halkının oylarıyla belediye başkanı seçilmiş. Kendisi iddialarla oluşturulmuş iftiralarla şafak operasyonuyla 23 Temmuz'da tutuklandı, daha yargılanmadı, suçu da onanmadı.” Öztürk, açıklamasını “Sizin Fatma'nızın itibarı var da bizim Fatma'mızın itibarı yok mu?” sorusuyla tamamladı. Milletvekilinin dile getirdiği mali kazanç ve çifte standart değerlendirmeleri, Genel Kurul'da ileri sürülen iddialar olarak kayıtlara geçti. YENİ Parti'nin araştırma önergesi de kabul edilmedi.

Dört önerge de reddedildi

TBMM Genel Kurulu'nda muhalefet partilerinin sunduğu dört ayrı araştırma önergesinin ortak amacı, yatırım fonlarındaki usulsüzlük iddialarının ve denetim süreçlerinin bütün yönleriyle incelenmesiydi. Önergelerde özellikle SPK ve Takasbank'ın işlemleri, olası siyasi müdahaleler, kamu görevlilerinin sorumlulukları ve yatırımcıların uğradığı zararların araştırılması talep edildi. Ancak yapılan oylamalarda AK Parti ve MHP milletvekillerinin karşı oyları nedeniyle hiçbir önerge kabul edilmedi. Araştırma önergelerinin reddedilmesi, fon soruşturması kapsamında devam eden adli süreçleri veya yatırım fonlarının tasfiyesine yönelik çalışmaları sona erdirmiyor.

Fon mağdurlarının gözü ödeme takviminde

Meclis'teki tartışmaların yaşandığı gün, Beşinci Fon Kurulu Toplantısı'nın ardından yatırımcı ödemelerine ilişkin önemli açıklamalar da yapılmıştı. İletişim Başkanlığı, A1, Bulls ve Pardus portföy yönetim şirketlerinin fonlarında bulunan 43 bin 643 yatırımcıya toplam 6,4 milyar TL ödeme yapıldığını duyurmuştu. Üç şirketin kalan 49 fonuna ilişkin 34,1 milyar liralık tasfiye işlemlerinin hafta sonuna kadar tamamlanmasının hedeflendiği belirtilmişti. Böylece toplam 66 fonda bulunan 45 bin 745 yatırımcıya yönelik ayni ve nakdi tasfiyenin 40,5 milyar liraya ulaşması öngörülüyor. Öte yandan, yatırım fonlarının tasfiye işlemlerine hukuki güvence sağlamak amacıyla hazırlanan kanun teklifinin 14 Ekim'de TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmesi bekleniyor.

Meclis 14 Ekim'e ertelendi

Fon krizine ilişkin araştırma önergelerinin görüşülmesinin ardından TBMM Genel Kurulu'nda toplantı yeter sayısı sağlanamadı. Bunun üzerine TBMM Başkanvekili Yusuf Beyazıt, birleşimi kapattı. Genel Kurul'un çalışmalarına 14 Ekim 2026 Çarşamba günü saat 14.00'te devam etmesi kararlaştırıldı. Böylece yüz binlerce yatırımcının mağduriyet yaşadığı fon krizinin Meclis araştırması yoluyla incelenmesine yönelik muhalefet girişimleri sonuçsuz kaldı. Yatırımcıların gözü ise devam eden soruşturmalara, tasfiye işlemlerine ve Meclis'te görüşülmesi beklenen yasal düzenlemeye çevrildi.

Kaynak: AJANSLAR