SELİN YILDIRIM- Henüz 13 yaşında olmasına rağmen 10 yaşında milli takıma seçilerek büyük bir başarıya imza atan Doğa Güner, bu spora başlama hikayesinin tamamen annesiyle daha fazla vakit geçirme isteğinden doğduğunu ifade etti. Küçük yaşlarda annesinin yarışmalar nedeniyle sürekli seyahat ettiğini belirten genç sporcu, bir gün annesine "Ben de senin sporcun olacağım ve seninle yarışmalara geleceğim" diyerek pistlere adım attığını dile getirdi. İlk başlarda annesine yakın olmak için başladığı bu serüvenin, buzun eğlenceli dünyasını keşfetmesiyle profesyonel bir tutkuya dönüştüğünü vurgulayan Doğa Güner, her yarışma sonrasında, sonuç ne olursa olsun bu sporu hayatı boyunca yapma kararını daha da çok benimsediğini aktardı.

“Sabah 06.00 antrenmanları için 05.30'da kalkıyoruz”

Sezon boyunca verdikleri tüm emeği pistte sadece iki buçuk dakikaya sığdırdıklarını söyleyen milli sporcu, bu süreçte heyecan ve stresi yönetmenin en kritik nokta olduğunu belirtti. Günlük antrenman temposunun ağırlığına dikkat çeken Doğa Güner, sabahın ilk ışıklarında o soğuk piste girmenin zorluklarından bahsetti. Sabah antrenmanlarını pek sevmediğini itiraf eden genç yetenek, güne 05.30'da uyanarak başladıklarını, 08.15'e kadar süren buz idmanının ardından hemen okula geçtiğini ifade etti. Okul çıkışı saat 16.30’da soluğu yeniden salonda aldığını aktaran Güner; kara antrenmanı, buz idmanı, pilates ve dans dersleriyle günü tamamlayıp eve ancak ödevlerini yapıp uyumak için dönebildiğini sözlerine ekledi.

“Buz virüsü bir kere kanınıza girdi mi bırakamıyorsunuz”

LGS senesinde olması nedeniyle eğitim ve spor dengesini kurmanın zorluklarına değinen milli patenci, Ankara’daki sporcuların okul izinleri konusunda daha şanslı olduğunu, kendisinin ise kaçırdığı dersleri telafi etmek için yoğun bir çaba sarf ettiğini dile getirdi. Pistte kendisini özgür hissettiğini ve en büyük motivasyon kaynağının eğlenmek olduğunu belirten genç sporcu, antrenörlerinin tatlı ödüllendirmeleriyle motivasyonunun katlandığını söyledi. Yaş kategorisi kuralları gereği Türkiye'deki dezavantajları aşmak için yurt dışı yarışmalarında sürekli kendisinden büyüklerle yarışarak milli takımı kazandığını ifade eden Doğa Güner, buz pateninin adeta bir bağımlılık olduğunu ve bu spora "buz virüsü" dediklerini, bir kere deneyenin bir daha bırakamadığını belirtti. Gelecekte Holiday On Ice ve Disney On Ice gibi dünyaca ünlü buz tiyatrolarında koreograf olarak yer almayı hedeflediğini söyleyen Güner, bu amaçla Devlet Opera ve Balesi’nde 3 yıl eğitim alıp önemli temsillerde rol aldığını ifade etti.

A Y4 I4136

"Şu an antrenörünüm, evde anneyim"

İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü bünyesinde 2010 yılından bu yana artistik buz pateni antrenörlüğü yapan ve aynı zamanda eski bir milli sporcu olan Gamze Güner, hem anne hem de antrenör olmanın getirdiği hassas dengeyi gazetemize değerlendirdi. Ergenlik dönemindeki bir sporcuyla bu süreci yürütmenin zorluklarına değinen deneyimli antrenör, pistte "Şu an antrenörünüm, evde anneyim" çizgisini korumaya çalıştığını belirtti. Kızının buz pateni yapmasını başlangıçta hiç istemediğini, çünkü bu sporun hem ebeveyn hem de sporcu için çok büyük bir mesai gerektirdiğini ifade eden Gamze Güner, gelinen noktada kızının kendisinden çok daha yetenekli olduğunu gururla dile getirdi. Doğa'nın pistte kendisine hiçbir zaman "hocam" demediğini, her zaman "anne" diye seslendiğini gülümseyerek anlatan Güner, aralarındaki bu bağın antrenman disiplinine hiçbir zaman olumsuz yansımadığını aktardı.

“Diğer çocuklar daha çok çalıştı, en çok Doğa azar işitti”

Pistte adaleti sağlamak adına çok katı kuralları olduğunu vurgulayan anne ve antrenör Gamze Güner, hiçbir sporcusuna ayrımcılık yapmadığının altını çizdi. Hatta Doğa’nın yaş kategorisinde başka hiçbir sporcuyu kadrosuna dahil etmediğini belirten tecrübeli çalıştırıcı, bunun nedenini "Ana yüreğiyle birine daha fazla iltimas geçerim, başka bir çocuğun hakkına girerim" korkusu olarak açıkladı. Pistte kuralların en sert şekilde Doğa’ya uygulandığını ifade eden Güner, kızının diğer sporculara kıyasla bazen daha az çalışıp daha çok azar işittiğini, öğretmen çocuklarının makus talihini yaşadıklarını dile getirdi. Gençleri özellikle üniversite çağına kadar sporun içinde tutmanın önemine dikkat çeken başarılı antrenör, dış dünyanın dijital bağımlılıklar gibi tuzaklarından çocukları korumanın en güzel yolunun spor salonları olduğunu vurguladı.

Ay4I4157 (1)

Şampiyonlardan İş Dünyasına Çağrı

Türkiye’de buz pateni sporunun geçmiş yıllara kıyasla çok büyük bir ilerleme kaydettiğini ancak bu başarıların sürdürülebilir olması için yapısal desteklerin şart olduğunu vurgulayan Gamze Güner, en büyük kanayan yaranın sponsor eksikliği ve altyapı yetersizliği olduğunu dile etti. İzmir’deki mevcut tesisin varlığının büyük bir şans olduğunu ancak pistin tadilat gerekçesiyle aylarca kapalı kalabildiğini, bu süreçlerde idman yapabilmek için Ankara’daki kamplara taşınmak zorunda kaldıklarını belirterek maliyetlerin ailelerin sırtında devasa bir yük oluşturduğunu ifade etti. Malzeme fiyatlarının el yaktığını söyleyen Gamze Güner, “Doğa’ya daha yeni İtalya’dan aldığım paten Türkiye’de 64 bin lira. Tek bir kostümün dikimi 30 bin lirayı buluyor ve her sezon bu kostümler, koreografiler değişmek zorunda. Futbolcular çok daha kolay sponsor bulup milyonlar kazanırken, uluslararası arenada ülkemizi temsil eden milli şampiyonlarımızın tek bir sponsoru bile yok. Bu çocukların ellerinden tutulması gerekiyor” diyerek yetkililere ve iş dünyasına sitem dolu bir çağrıda bulundu.

"Her şeyi anne karnında öğrenmiş"

Hikayelerinin sıradan olmaktan çok uzak, tamamen sıra dışı olduğunu belirten anne-kız Güner ailesi, buz pistinin kendileri için bir yaşam alanı olduğunu ifade etti. Doğa’nın adeta buza doğduğunu söyleyen antrenör Gamze Güner, "Hamileyken saat 11.00'de antrenmanımı bitirdim, saat 13.00'te Doğa dünyaya geldi. Doğumdan sadece sekiz gün sonra ise ben yeniden buz pistine döndüm. Karnım burnumdayken buzda spin hareketleri yapıyordum, Doğa aslında her şeyi anne karnında öğrenmiş" diyerek kızının sıra dışı yeteneğinin köklerini anlattı. Türkiye’de bu şekilde hem anne hem antrenör olan sadece birkaç örnek bulunduğunu ve kendisinin tek Türk anne-antrenör olduğunu belirten Güner, İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü’nün sağladığı tesis imkanının kentteki sporcular için çok büyük bir şans olduğunu ve buz pistinin yıl boyu açık kalmasıyla başarıların katlanarak artacağını ifade etti.

19.05.2026 D79600Af A145 42A0 B794 2A547F01Ee84 (1)

19.05.2026 B885E397 164B 4D30 8Fc6 1E93D30B259C

İzmirli Vekil Çeşme Projesi’ni 4 Bakanlığın gündemine taşıdı
İzmirli Vekil Çeşme Projesi’ni 4 Bakanlığın gündemine taşıdı
İçeriği Görüntüle

Kaynak: Selin Yıldırım