9 EYLÜL TV’de moderatörlüğünü gazeteci Zafer Ertem’in yaptığı ‘Spor Servisi’ programının bu haftaki konukları, Eskrim’de bir dönemin milli takım antrenörü, uluslararası hakemi, federasyon üyesi Mete Yazıcı ve öğrencisi, Ayberk Eskrim Kulübü antrenörü Hakan Ayberk oldu. Mete Yazıcı ve Hakan Ayberk, İzmir’in eskrimde neden eski gücünden uzaklaştığını anlattı. İki deneyimli spor adamı sorunun yalnızca sporcu değil, yanlış sistemden kaynaklandığını da söyledi ve çözüm olarak da güçlü sporcu kaynağı, nitelikli antrenör ve çağdaş eğitimi gösterdi. “Taşıma suyla değirmen dönmez” diyen Yazıcı ve Ayberk, antrenörolarak dışarıdan isim getirmek yerine yerli kaynakların geliştirilmesinin olmazsa olmaz değerlendirmesinde de bulundu.

ESKRİM’İN BABASI, NECATİ AKGÜN’DÜR

Mete Yazıcı İzmir eskrimi adına söze şöyle başladı: ‘’Lafın başında Necati Akgün Hoca'mı rahmetle anmadan geçemeyeceğim. Ege Üniversitesi Beden Eğitimi Spor YüksekokuluTürkiye'de ilk kurulan spor yüksek okuludur. Akgün Hoca rektörlük görevini bıraktıktan sonra eskrimle ilgili bir okul kurma gereği duymuştu. Kendisi dünya çapında bir spor fizyoloğudur. Türkiye'de hem eskrimin gelişmesinde hem birçok spor dalının oluşmasında onun ve okulun yetiştirdiği insanların büyük katkısı vardır. Eskrim de bu branşlardan birisidir. Beni İstanbul’dan çağırdı, İzmir’de eskrim organizasyonunun başına getirdi. Okullarla iletişime geçtim, yönlendirmemle Bayraklı ve Karataş Lisesi’nden çok öğrenci Ege Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksekokulu'na girdi ve İzmir Eskrimi’nin ilk adımlarını oluşturdu. Onlardan birisi de bu branşa hem sporcu hem de hoca olarak emek veren Hakan Ayberk’ti. Hakan hoca, Türkiye'nin ilk 657 sayılı kanununa tabi kadrolu antrenörüydü.‘’

OFLAZ VE VRESKALA’NIN ÇABALARI UNUTULMAZ

Yazıcı sözlerine şöyle devam etti: ‘’1976 yılınnda İzmir’e geldiğimde Türkiye’de sadece 14 ilde eskrim faaliyeti vardı. Yarışmacı eskrimcilerimiz sadece yılda bir kez yapılan Balkan şampiyonasına giderdi. Milli takımında tek yarışma alanı orasıydı İzmir'de eskrim durgundu. İzmir’de Gençlik Spor İl Müdürü de Erdenay Oflaz'dı unutmam, onları anmak zorundayım. Bir gün Oflaz müdürün yanına gittim. ‘eskrim yapmak istiyoruz, bize Atatürk Spor Salonu'ndan saat verin çalışalım’ dedim. Kırmadı bizi çalışma ortamı sağladı. 3-5 eskrimci varken bir anda ordu denebilecek kadar eskrimci kitlesi oluşturduk. Bu arada ben Eskrim Federasyonu'nda görev aldım. Milli takımlarda antrenörlük yapmaya başlayınca o çalışmalar bir süreklilik kazandı. Sadece İzmir için değil, oradan mezun olan birçok insan bugün Türkiye'nin birçok iline yayıldı ve orada eskrimin kökleşmesi için çok büyük katkı yaptılar.Sonra il Müdürü Bahri Vreskala oldu o da hep bize yol açtı, çalışmalarımıza destek verdi.’’

Whatsapp Image 2026 08 21 At 17.26.52

YOKLUKTA, 12 YIL ARALIKSIZ ŞAMPİYONLUK

Ayberk Eskrim Külübü Başkanı ve antrenörü Hakan Ayberk’in görüşleri de şöyle: ‘’1975'ten beri eskrimin içerisinde olduğum için bu gelişmeleri adım adım deneyimleme fırsatım oldu. Mete ağabeyin Türkiye eskrimine ve İzmir eskrimine yaptıklarını bir sporcu olarak en iyi gözlemleyenlerden birisiyim. Onunla birlikte, onun tecrübelerinden de destek alarak Türkiye eskriminde İzmir eskriminin var olmasını zor şartlarda sağladık. 12 yıl üst üste Türkiye şampiyonu olarak Avrupa Şampiyon Kulüpler Şampiyonası'na gitme şansı yakaladık. Öte yandan sponsoru olan, güçlü, iyi şartlarda spor yapan ilk kulüp İzmir'de kuruldu. Bizler ayda bir defa çıkan bir eskrim dergisine üye olurduk ve tüm gelişmeleri oradan takip ederdik. Türkiye'de yazılmış bir tane eskrim tarihçesi kitabı vardı. Antrenman yöntemlerini oradan izler, takip eder sporcularımıza uygulardık. Ben dönemin tek 657 sayılı kanuna tabi ilk kadrolu antrenörüydüm. Artık antrenörler daha donanımlı ve gelişmiş antrenman bilgilerine hakimler bu da branşın gelişmesi için önemli bir avantaj.’’

KILIÇ KALKAN EKİBİ MİSİNİZ NESİNİZ ?

Hakan Ayberk eskrimin ülkede tanınmasının zaman aldığını da hatırlatarak sözlerini şöyle sürdürdü: ‘’Eskiden İzmir eskrimde başarılı olmasına rağmen gözler ve ilgiler hep İstanbul'da ve Ankara'lı eskrimcilerdeydi. İzmir’e taşra gözüyle bakılırdı. Yine eskiden eskrim deyince halk sokakta ‘kılıç kalkan ekibi misiniz nesiniz’? yorumları yapardı. Bugün ise artık tüm illerimizde güçlü organizasyonlarla eskrim yaşatılmaya ve geliştirilmeye çalışılıyor. Bugün mesela Erzurum'da da eskrim yapılıyor ve çok iyiler. Artık ülke genelinde eskrim tanınıyor.Bu arada bireysel anlamda Ceren Cebe, Nilahsen Erten bunlar İzmir menşeli ve dünya şampiyonluklarında derece alan eskrimcilerden. Selin Ünlüdağ’da benim Emlak Bankasında yetiştirdiğim dünya şampiyonluğu olan sporculardan birisi. Onlarla da gurur duyuyoruz.’’

Whatsapp Image 2026 08 21 At 17.26.53 (1)

BİR DÖNEM TÖKEZLEMENİN NEDENİ SİYASET..

İzmir’in uzun bir süre eskrimde geride kalmasının tek nedeninin eski federasyonlar olduğunu üzerine basarak hatırlatan Mete Yazıcı ‘kayıp yıllar’ olarak nitelediği süreçle ilgili olarakta şu bilgileri verdi: ‘’Artık net konuşmak lazım. Öncelikle mevcut Eskrim Federasyonunun çabalarını biliyorum. Sözüm daha öncekilere. Federasyonu siyaset eğilimli eskrim sporunu bilmeyen kimliklerle doldurdular ve kadrolaştılar. İşte bu süreç İzmir eskriminin duraklama dönemidir. Eskrim uzun bir süre üç-beş antrenörle idare edilmeye çalışıldı. Bir de şu oldu, çok profesyonelliğe döktüler işi. Yani sporculardan ciddi paralar alıp antrenman gerçekleştirmeye çalıştılar. Şükür ki bu süreç çok uzun sürmedi. Sonrasında tesisleşmeye önem verince büyük sorun geride kaldı. Günümüz federasyonu daha bilinçli eskrim sporunu bilen insanların branşıyönetmeleri de kolay oluyor. Spor Yüksekokulu mezunu, akademik kariyerleri olan insanlar var yönetimde. Öyle bakış açısıyla bakılınca tabii başarı geliyor.’’

TEK AYAK SENDROMU VE ÇÖZÜMÜ !

Spor Fizyolojisi Öğretim Üyesi Ramazan Sarvanbaşı’nın katıldığı bir önceki programda, ‘’eskrimciler geçmişte tek ayak önde oynarlardı. Buna göre sporcuların bir ayağı kalın bir ayağı ince olurdu. Topallayarak yürürlerdi’’ tespitine Mete Yazıcı’nın yanıtı da şu oldu: ‘’O dönemler eskrimde tek taraflı çalışma, idman metodu uygulanıyordu. Silahı da sürekli hangi elle tutarsanız o kol kalın olur. Diğeri zayıf düşer. Eskrimde de öyleydi. Hangi bacağınız ön taraftaysa o bacak kalın, diğeri zayıf düşerdi. Evet dostum Ramazan beni uyarmıştı ‘Ya Mete bu niye böyle?’ diye. Ben de ona "Bu çok ciddi bir konu elbette araştırma yaparım dedim yaptım da. Eskrime yön verecek ciddi bir çalışma oldu. Sonrasında çift taraflı çalışma metodu daha etkili olmaya başlarken yavaş yavaş bu sorunda ortadan kalkmaya başladı.’’

Whatsapp Image 2026 08 21 At 17.26.53

ESKRİM HAFIZAMIZ ÇOK ZAYIF

Federasyonların geçmişteki kopuk ilişkileri nedeniyle eskrimin hafızasının zayıfladığını söyleyen Hakan Ayberk sözlerini şöyle noktaladı: ‘’Taşıma suyla değirmen dönmez antrenör eğitiminde dışarıdan isim getirmek yerine yerli kaynaklara yönelmek çok önemli. Bizim çalıştığımız dönemlerde eskrime başlama yaşı orta son, lise gibiydi. Şimdi eskrime başlama yaşı 7. 7 yaşındaki çocuğa, eskrim gibi çok teknik bir branşı öğretmek, algılatmak dünyanın en zor antrenörlüklerinden biri olsa gerek. 7 yaşındaki çocuğa bunu öğretebilecek, bunu algılatabilecek antrenörün çok iyi olması lazım. Onun için hedef olarak seçilen antrenörlerinmutlaka son gelişmelerle donanmış olması, yurt dışına gönderilip eğitilmesi lazım.’’

İzmir’in karşı kıyısında ev yarışı başladı! Sakız’da metrekare 2 bin euroya dayandı
İzmir’in karşı kıyısında ev yarışı başladı! Sakız’da metrekare 2 bin euroya dayandı
İçeriği Görüntüle

MİNİ YORUM

Zafer ERTEM

EKSİLER (-) ARTILARI (+) YENDİ !!!

Eskrim her dönem İzmir’in sembol, ilgi gören branşlarından birisi olmuştur. Konuk ettiğim eskrimin iki duayeni Mete Yazıcı ve Hakan Ayberk bu branşın dününü ve bugününü anlatıp artıları ve eksileri karşılaştırdı eksiler artıları yine yendi. Evet eskrimde bireysel başarılar var ama bunlar daim değil yıldız gibi parlıyor ve sönüyor. Sistemde açıklar ve eksikler olduğu için ülkesel bir başarının daim sahibi de olamıyoruz. İş dönüyor dolaşıyor sisteme ve liyakate dayanıyor. Kaliteli, donanımlı hoca yetiştiremezsen sporcunda kaliteli olamıyor. Bireyselde yakalayamadığın istikrar takım oyunlarında da zaten çözüm olmuyor. Mevcut eskrim federasyonunun bir şeyler yapmaya çalıştığı ortada ama hala tam değil başarı için bütçeyi genişletmeli ve yerel kulüplerin can simidi olmalı, tabii kalıcı bir başarı bekleniyorsa.

Kaynak: ZAFER ERTEM