SİNAN GENÇ/ Futbol sahalarında kaleyi koruyan Atilla Uçan’ın hayatındaki en büyük dönüşüm, hastalık sürecinde başladı. 60 yaşındaki Uçan, futbol kariyerine Göztepe’nin genç takımında kaleci olarak adım attı. Ardından Ege’nin birçok önemli kulübünde file bekçiliği yaptı. Denizgücü, Aydınspor, Ödemişspor, Tirespor, Özdere Gençlik, Gümüldür ve Urla takımlarında forma giyen Uçan, yıllarca kalenin güven veren isimlerinden biri oldu. Sahadaki mücadelesi kadar centilmenliğiyle de tanınan eski kaleci, kariyerini hiç kırmızı kart görmeden, yalnızca 3 sarı kartla tamamladı. Ancak onun hayatındaki en zorlu mücadele futbol sahasında değil, hastane odasında başladı.
Kanserle mücadelede fırçaya sarıldı
Yaklaşık 20 yıl önce dudak kanserine yakalanan Atilla Uçan, tedavi sürecinde yaşadığı moral çöküntüsünü aşmak için resme yöneldi. Hastane odasında eline aldığı fırça, onun için yalnızca bir sanat aracı değil, yeniden hayata bağlanmanın yolu oldu. Resim yaptıkça kendini daha iyi hissettiğini anlatan Uçan, zaman içerisinde bu uğraşını büyük bir tutkuya dönüştürdü. Futbol sahalarında topun yönünü değiştiren elleri, bu kez renklerle yeni hikâyeler anlatmaya başladı.
Gri duvarlara renkli dokunuş
Atilla Uçan için artık her boş duvar yeni bir tuval. Sanatını sokaklara taşıyan Uçan, belediyelerle yaptığı çalışmalarla birçok ilçede trafoları, çöp konteynerlerini, eski duvarları ve farklı noktaları birbirinden renkli çizimlerle süsledi. Çiçeklerden deniz figürlerine, balıklardan çeşitli motiflere kadar birçok farklı çalışma yapan Uçan, sıradan görünen alanları insanların yüzünü güldüren sanat eserlerine dönüştürdü. Eşi Bengi Kaptanoğlu Uçan’ın da desteğiyle Urla’da 350’den fazla çöp konteynerini renklendiren eski kaleci, yaptığı çalışmaları hiçbir zaman ticari bir iş olarak görmedi. Onun için asıl kazanç, insanların değişen mekânlara bakarken hissettiği mutluluk.
Urla’ya teşekkürünü duvarlara yazdı
Atilla Uçan’ın sanat yolculuğunda Urla’nın özel bir yeri bulunuyor. Tedavi gördüğü ve hayata yeniden tutunduğu ilçeye vefa borcu olduğunu söyleyen Uçan, fırçasıyla Urla’nın birçok noktasına dokundu. Bu çalışmaların en anlamlılarından biri ise Urla Kadın Cezaevi’nde gerçekleştirildi. 150 kadın mahkumla birlikte cezaevinin duvarlarını boyayan Uçan, soğuk ve gri alanları çiçeklerle dolu renkli bir bahçeye dönüştürdü. Bir zamanlar hastane odasında kendisine moral vermek için başlayan sanat yolculuğu, bu kez başka insanlara umut oldu.
Eldiven gitti, fırça kaldı
Futbol hayatı boyunca kaleyi koruyan Atilla Uçan, bugün ise şehirlerin ruhunu koruyor. Urla’dan Çeşme’ye, Alaçatı’dan Kuşadası’na kadar birçok noktada iz bırakan eski Göztepe kalecisi, her boş köşeyi yeni bir hikâye anlatmak için değerlendiriyor. Gençlik yıllarında top tutan elleri şimdi fırça tutuyor.
Uçan’ın hayat felsefesi ise bu değişimi en iyi anlatan cümlede saklı:
“Hayatımı bir elimde fırça, bir elimde topla idame ettirdim.”
Göztepe kalesinden sokakların duvarlarına uzanan bu hikâye, bir sporcunun ikinci hayatında sanata nasıl tutunduğunun en güzel örneklerinden biri olarak İzmir sokaklarında yaşamaya devam ediyor.










