Adını, İzmir'in ve Türkiye'nin kurtuluşunun simgesi olan 9 Eylül'den alan gazete; İzmir Gazeteciler Cemiyeti Önceki Dönem Başkanı Atila Sertel'in öncülüğünde, Genel Yayın Yönetmeni Cafer Yarkent ve değerli basın çalışanlarının emekleriyle yayın hayatına başladı.
Bugün İzmir Gazeteciler Cemiyeti, 9 Eylül Gazetesi'nin yanı sıra güçlü dijital yayın ağı, televizyon programları, stüdyosu ve sosyal medya platformlarıyla bağımsız ve etik haberciliğin öncü kurumlarından biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor.
Geniş çalışma kadrosuyla yayınlarını sürdüren 9 Eylül Gazetesi, kamu yararını gözeten habercilik anlayışıyla İzmir'in ve Türkiye'nin gündemini okurlarına ulaştırırken, genç gazetecilerin yetişmesine katkı sağlayan bir eğitim ve deneyim merkezi olma özelliğini de koruyor.
Dijitalde milyonlara ulaşıyor
9 Eylül Gazetesi'nin dijital yayıncılık alanındaki güçlü markası dokuzeylul.com, her gün yaklaşık 200 yeni haber, özel dosyalar ve son dakika gelişmeleriyle dünyanın dört bir yanındaki okurlarını güvenilir habercilikle buluşturuyor. İzmir'den Türkiye'ye, yerelden küresele uzanan yayın anlayışıyla dikkat çeken internet sitesi, aylık 5 milyonu aşan ziyaretçi sayısıyla okurlarının güvenini ve ilgisini her geçen gün daha da artırıyor.
Gündemin nabzını tutan 9 Eylül
Sosyal medya platformları üzerinden yayınlarını sürdüren 9 Eylül TV, özgün içerikleri ve deneyimli gazetecilerin hazırladığı programlarla dijital yayıncılıkta fark yaratıyor. Kentin ve ülkenin gündemini farklı bakış açılarıyla değerlendiren yayınlar, izleyicileri yalnızca gelişmelerden haberdar etmekle kalmıyor; gündemin arka planını da ortaya koyuyor.
Özgün programlar
9 Eylül TV ekranlarında yayınlanan "Gerçeğin Öteki Yüzü - Fikri İsyan" siyasi ve yerel gündemi farklı perspektiflerle değerlendirirken, "Yazı İşleri" programı kent sorunlarını ve öne çıkan gelişmeleri masaya yatırıyor. "Mahalleler Konuşuyor" İzmir'in mahallelerinin sesini duyururken, "Spor Servisi" kentin spor gündemini takip ediyor. "Türkiye'nin Kilit Taşları" emlak ve şehirleşme alanındaki gelişmeleri izleyicilerle buluştururken, "Gündem Özel" ise alanında uzman konukları ağırlayarak güncel konuları derinlemesine ele alıyor

Sarsılmaz Kale: 9 Eylül
9 Eylül Gazetesi, İzmir basınının onurudur. O, bu topraklarda bağımsız gazeteciliğin simgesi olan ilk kurşunun, Hasan Tahsin ruhunun bugüne uzanan en güçlü temsilcilerinden biridir.
Bu onurlu yola çıkarken hayalimiz; gücünü sermaye çevrelerinden değil, yalnızca ilkelerinden alan, patronsuz ve bağımsız bir gazete yaratmaktı. Çünkü biliyorduk ki gerçek gazetecilik; eğilmeden, bükülmeden, hiçbir güce biat etmeden halkın yanında durabilmektir.
9 Eylül Gazetesi’nin harcında işte bu anlayış vardır. Kentin vicdanı olmak, çevreyi korumak, İzmir’in değerlerine sahip çıkmak ve halkın sesini özgürce duyurmak…
Bugün gururla görüyorum ki 9 Eylül, yalnızca bir gazete değil; basın ve ifade özgürlüğünün sarsılmaz bir kalesidir. İzmir’e, çevreye ve insana duyarlı yayıncılığıyla, bağımsız basının dimdik ayakta durabileceğinin en güzel örneklerinden biri olmuştur.
Cafer Yarkent gibi büyük ustaların emeğiyle yoğrulan, kuruluşundan bu güne emeği geçen herkesin sevgi ve saygıyla anıldığı, emekle o günlerden bugünlere taşınan gazetemiz, kalemini yalnızca halkın çıkarı için kullanan bağımsız gazetecilerin ortak evidir.
Onun gerçek gücü ne sermayeden ne de iktidardan gelir. Gücünü, yıllarını bu gazeteye veren emektar çalışanlarından ve her koşulda yanında duran sadık okurlarından alır.
Unutulmamalıdır ki 9 Eylül yalnızca bir gazetenin adı değildir. O, İzmir’in dağlarında açan özgürlük çiçeklerinin basındaki en gür sesidir.
Dün olduğu gibi bugün de gerçeğin, özgürlüğün ve halkın yanında duran sarsılmaz bir kaledir.
Çok yaşa 9 Eylül…
-26. 27. Dönem CHP İzmir Milletvekili ve İGC Önceki Dönem Başkanı Atila Sertel
******

10. KÖYE SELAM OLSUN…
Zamanın maddeye dönüşmüş halidir gazeteler. Gazeteci de modern simyacıdır. Sonsuzluk içindeki anı maddeye dönüştürür, kalıcı hale getirir, toplumun hafızasına nakşeder. Çünkü söz uçar, yazı kalır. Gazeteci kamu vicdanıdır, topluma aynadır.
Kuvayı-ı Milliye'nin kalpağında, Madımak'taki alevde, Soma'daki madende, Gezi'nin çimlerinde, Berkin Elvan'ın güzel gözünün karasında umudu taze tutandır gazeteciler.
Ezilenin, hakkı yenenin yanında yer alır ama onun da hakkı yenir, o da ezilir. Ekonomik krizde işveren tarafından kapının önüne ilk konan odur.
Yaptığı haber, çektiği fotoğraf, attığı başlık, zülfü yâre dokunursa kovulur.
İktidarı eleştirir kovulur…
Yerel iktidara sitem eder kovulur…
Reklam veren aleyhine haber yazar kovulur…
Patronun eşinin dostunun, akrabasının aleyhine söz söyler kovulur…
Haksızlığa isyan eder kovulur…
'Sendika' der hakkını ararsa yine kovulur.
Kısacası gazetecinin ömrü kovulmakla ve kovalamakla geçer.
O haber kovalar, haberi buldukça kovulur, tehdit edilir, dava edilir, yargılanır, tutuklanır, mahpus yatar. Mayasında gazetecilik olan bunları dert etmez, bilir ki doğruyu söyleyeni 9 köyden kovarlar. O ise azimle 10’uncu Köy'ü arar.
Gazetecilerin gazetesi 9 Eylül de meslektaşlarımın özlemle aradığı, ülkemizde ne yazık ki sayısı gittikçe azalan 10'uncu köylerimizden biridir.
Gazeteciler dik durduğu, meslek namusunu yüreğinde, beyninde taşıdığı sürece de 10'uncu köylerimiz hep var olacak. Doğrudan, emekten, doğadan, demokrasiden, kadından, çocuktan, barıştan, iyiden, halktan yana...
7 yıl boyunca Haber Müdürü, Sorumlu Yazı İşleri Müdürü ve Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yapmaktan onur duyduğum gazetem ve cemiyetimin yeni yaşı kutlu olsun. 10’uncu köylerimiz hep var olsun…
- Murat Atilla
*****

Onurla takacağım apoletlerden biri
Meslek hayatım boyunca asıl sahibinin okuyucular olduğu gazetelerde çalışma şansını yaşadım. 9 Eylül’de ise bu durum bir seviye daha yükseldi, çünkü künyede kimin adı yazarsa yazsın, gazetenin asıl sahibinin okurlar olmasının ötesinde İGC üyesi olan ya da olmayan yüzlerce meslektaşımız, aynı zamanda gazetenin de doğal patronuydu. “Gazetecilerin gazetesi”nde görev yapma bilinci, sorumlulukların en büyüğüydü. 9 Eylül’deki “kısacık konuklukta” hatta “deprem kargaşasında” kentin gündemini belirleyen haberlerle manşet atmak ise sorumluluğun gereğini yetirme hissini beraberinde getirdi. 80. yılını kutladığımız İGC ve gazetesi 9 Eylül’de basın özgürlüğü mücadelesinin bir parçası olmak, onurla takacağım apoletlerden biri olarak kalacak.
-Hakan DİRİK
*****

GAZETECİ BİRLİK VE DAYANIŞMA İÇİNDE OLMALI
İzmir Gazeteciler Cemiyeti kurulduğu 28 Temmuz 1946’dan beri kentte demokrasiye soluk vermek, toplumda çok sesliliği sağlamak için mücadele verenlerin buluşma noktası oldu. Tam 80 yıllık bir maziye sahip İGC, halkın doğru, tarafsız ve gerçek haber alabilmesi hedefini kararlılıkla sürdürüyor. Çünkü özgür bir basın hava, su, ekmek kadar bu ülkenin kaderini belirliyor.
Bu kentte gazetecilik yapanların birlik ve dayanışması için birey olarak mücadele verenlerin en önemli güvencesi örgütlü davranmalarıdır. Bu nedenle İzmir Gazeteciler Cemiyeti meslektaşlarımızın olumsuzluklara karşı da çok önemli koruyucusudur.
İGC bünyesinde benim de bir dönem Yayın Yönetmenliği’ni yaptığım Gazetecilerin Gazetesi’ sloganıyla yayın hayatını sürdüren 9 Eylül Gazetesi ile internet sitesi mesleğe başlayanlara bir okul niteliğindedir. Genç gazetecilerin mesleğin temel prensipleriyle yetişmesinin en önemli güvencesidir.
-Macit SEFİLOĞLU
*****

En büyük güvence ilkeler
Mesleğe başladığım ilk yıllardı. Gazeteye gelen bir telefonda, bir okur haberle ilgili beklentisini ve eleştirisini uzun uzun anlattı. Telefon kapandıktan sonra anladım ki bir gazetenin gerçek sahibi onu basanlar değil, her sabah eline alıp güvenerek okuyanlardır. Yaklaşık 35 yıllık meslek hayatım boyunca bu düşünce, gazeteciliğe bakışımın en sağlam ilkelerinden biri oldu. Çünkü gazetecinin en büyük güvencesi güçlü ilkeleridir. Her haber, topluma karşı üstlenilmiş bir sorumluluk; her başlık ise vicdanın verdiği bir karardır. Gazetecilerin Gazetesi 9 Eylül de yıllardır bu anlayışla yayın yapan, kamu yararını her şeyin üzerinde tutan ve genç meslektaşlarına bu değerleri aktaran önemli bir okul olmayı sürdürüyor. İzmir Gazeteciler Cemiyeti'nin 80 yıllık mücadelesinin sesi olan bu çatının bir parçası olarak görev yapmak ise benim için her zaman büyük bir onur ve sorumluluktur.
-Serdar Yılmaz





