İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Tunç Soyer’in aylardır iddianamesiz şekilde sürdürülen tutukluluk sürecinde kritik bir gelişme yaşandı. Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcılığı, hazırladığı iddianameyi mahkemeye sundu. İddianamenin mahkemeye ulaşmasının ardından Soyer’in müdafi avukatları yazılı bir basın açıklaması yayımlayarak hukuki sürece tepki gösterdi.

"Suçsuzluğu kanıtlandıkça yedek tutuklama yapıldı"

Tunç Soyer’in avukatları tarafından yapılan açıklamada, yargılama sürecindeki kronolojiye dikkat çekildi. İlk olarak 1 Temmuz 2025 tarihinde tutuklanan Soyer hakkındaki suçlamaların haksızlığının ortaya çıkması üzerine tahliye kararı verildiği belirtilen açıklamada, tahliyenin engellenmesi amacıyla "yedek tutuklama" mekanizmasının işletildiği vurgulandı.

Çelik ihtiyaç sahiplerinin 5 milyon TL’lik veresiye borcunu kapattı
Çelik ihtiyaç sahiplerinin 5 milyon TL’lik veresiye borcunu kapattı
İçeriği Görüntüle

Açıklamada, sürecin seyri şu sözlerle aktarıldı:

"Özgürlüğüne kavuşmasını engellemek için aynı iddiaları başka bir niteleme ile yeniden soruşturma konusu yaptılar ve 30 Aralık 2025 tarihinde Tunç Başkan 'yedek tutuklama' olarak yeniden tutuklandı. Ardından aynı dosyadan ayrılan başka bir dosyayla 'yedeğin yedeği' tutuklama yapıldı. 30 Aralık 2025 tarihinden bu yana yapılan tüm araştırmalar, dosyaya giren tüm belgeler Sayın Soyer’in suçsuzluğunu, masumiyetini tekrar tekrar kanıtladı. Buna rağmen aylardır iddianame yazılmadı."

"Koca iddianamede Tunç Soyer için sadece 11 satır var"

Nihayet mahkemeye sunulan iddianamenin yapılan haksızlığı açıkça gözler önüne serdiğini savunan savunma makamı, iddianamedeki iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ifade etti.

Soyer hakkındaki sevk maddesinin içeriğine değinen avukatlar, değerlendirmelerini şu cümlelerle sürdürdü:

"Bugün mahkemeye sunulan iddianame yapılan haksızlığın açıkça kabulüdür. İddianamede, Tunç Soyer hakkında sadece bir paragraf bulunmaktadır. On bir satırlık bu paragrafta Tunç Soyer’in tüm İzmir’e 'kooperatifleşin, güvenli konutlarda yaşayın' demesi; kooperatiflerde iddia edilen zimmet suçuna yardım olarak değerlendirilmiştir. Bu iddianamedeki iddiaların da önceki iddialar gibi maddi gerçeği yansıtmadığı, hukuka aykırı olduğu apaçık ortadadır. Bu nedenle artık bu haksız tutukluluğa son verilmesini talep ediyoruz."

İddianamenin mahkemece kabul edilmesinin ardından Soyer'in avukatlarının tahliye talebiyle nöbetçi ağır ceza mahkemesine başvuruda bulunacakları öğrenildi.

Kaynak: haber merkezi