SEMİ TEKTAŞ/ İzmir Barosu Olağan Genel Kurulu’nda başkan adaylarının konuşmaları sürüyor. İzmir Avukat Hareketi’nin adayı Volkan Gültekin, genel kurulda yaptığı konuşmada yargı süreçlerinden avukatların çalışma koşullarına, genç meslektaşların yaşadığı sorunlardan baroların işleyişine kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Hayatını kaybeden meslektaşlarını anan Gültekin, tutuklu avukatlara destek mesajı verirken avukatların üstlendikleri davalar nedeniyle hedef alındığını savundu. Avukatların müvekkilleri üzerinden baskı altına alınmasının mesleğin bağımsızlığına zarar verdiğini belirten Gültekin, hukuk güvenliğinin ortadan kaldırılmasının avukatlar açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Gültekin, “Türkiye’de adeta bir silah olarak kullanılan yargının mağdurları, ismini andığımız meslektaşlarımızdan ibaret değildir maalesef. Ülkede hukuk güvenliğinin ortadan kaldırılması, mesleğe ve meslektaşa yönelik en büyük tehditlerden biridir. Hukukun üstünlüğüne yönelik her saldırının da mesleği ve meslektaşı tehlike altında bırakacağı açıktır” ifadelerini kullandı.

Meteoroloji'den İzmir'e hafta sonu uyarısı! Kuvvetli sağanak geliyor
Meteoroloji'den İzmir'e hafta sonu uyarısı! Kuvvetli sağanak geliyor
İçeriği Görüntüle

‘Mesleği her gün kaybediyoruz’

Avukatlık mesleğinin uzun süredir biriken sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyleyen Gültekin, mesleki taleplerin yıllar içinde geldiği noktaya tepki gösterdi. Sorunları dile getiren avukatların eleştirilmesini de değerlendiren Gültekin, mevcut koşulların artık yeni bir yaklaşımı zorunlu kıldığını belirtti. “Mesleği her gün kaybediyoruz. Taleplerin 25 yılda geldiği yeri görmenizi dilerdim” diyen Gültekin, avukatların mesleklerini gerektiği gibi icra edemediğini ifade etti. İzmir Avukat Hareketi’nin ortaya çıkışına da değinen Gültekin, hareketin, avukatlığın bağımsızlığını savunmak yerine kişisel geleceklerini önceleyen anlayışa karşı bir itiraz olarak şekillendiğini söyledi. Daha önce Çağdaş Avukatlar Grubu’nda yer aldığını ve 2020 yılına kadar bu grupta bulunduğunu aktaran Gültekin, sonrasında gruptan ayrıldığını belirtti. Kendi adaylığı üzerinden yürütülen tartışmalara tepki gösteren Gültekin, “Ben İzmir Avukat Hareketi’nden aday olduğumda abdestim bozuldu sandılar. Bu linç kültüründen kurtulun” dedi. Genç avukatların yaşadığı sorunların görmezden gelinemeyeceğini vurgulayan Gültekin, meslekteki ekonomik sıkıntıların ve intiharların da tartışılması gerektiğini söyledi. Baro unvanlarının siyasi amaçlarla kullanılmaması gerektiğini belirten Gültekin, avukatlık mesleğinin geleceğine ilişkin tehlikelere dikkat çekti.

Bağlı çalışan avukatların sorunlarına dikkat çekti

Gültekin, konuşmasının devamında ekonomik güvencesizlik ve çalışma koşulları üzerinden avukatlık mesleğindeki eşitsizlikleri gündeme taşıdı. Bağlı çalışan avukatlarla ilgili hazırlanan bir ankete değinen Gültekin, meslektaşlarının önemli bir bölümünün yazılı sözleşme olmadan çalıştığını ifade etti. Avukatların kendi mesleklerinde dahi temel çalışma haklarını korumakta zorlandığını söyleyen Gültekin, fazla mesai mücadelesinin verilemediğine dikkat çekti. Kendisinin de bu çalışma düzeninin içinden geldiğini belirten Gültekin, bağımsız avukatlığın güçlendirilmesi gerektiğini savundu. Adli yardım çalışmalarıyla mesleğini sürdürebildiğini aktaran Gültekin, yüksek lisans tezinde zorunlu müdafilik konusunu ele aldığını ve çalışmasının İstanbul Barosu tarafından yayımlanarak CMK eğitimlerinde dağıtıldığını söyledi. “Bağımsız avukatlık bizim geleceğimizin teminatı” diyen Gültekin, mesleğin dikey örgütlenme biçimine karşı çıktığını ve avukatların bağımsızlığını önceleyen bir yapı kurulması gerektiğini dile getirdi.

CMK eğitimlerinde ‘liyakat’ önerisi

Adaylık programına ilişkin değerlendirmelerinde meslek örgütlenmesinin güçlendirilmesini öne çıkaran Gültekin, bölgesel örgütlenmeler oluşturacaklarını ve meslek sorunlarının ele alınacağı bir kurul kuracaklarını açıkladı. Söz konusu kurulun CMK müdafiliği eğitimlerinin belirlenmesinde de görev üstlenmesini planladıklarını belirten Gültekin, eğitimlerde belirli grupların üyelerine öncelik tanınmasına karşı çıktı. Gültekin, “Çağdaş grup ya da bir başka grup geldi mi sadece kendi grup üyeleri CMK eğitimlerimde görev almayacak. Buradan da aday üretilmeyecek, bu da liyakate aykırı. Buralar böyle kullanılmamalı” ifadelerini kullandı. CMK müdafilerinin birkaç ayda bir düzenlenecek bölge toplantılarıyla bir araya getirilmesini öneren Gültekin, bu toplantılarla avukatların pazarlık gücünün artırılmasını hedeflediklerini söyledi. Mesleki sorunların yalnızca açıklama yapmakla çözülemeyeceğini savunan Gültekin, örgütlenmenin sahadaki ihtiyaçlardan beslenmesi gerektiğini belirtti. Baro yönetimine yönelik eleştirilerini de sürdüren Gültekin, kendisine yöneltilen birlikte çalışma çağrılarına ilişkin değerlendirmesinde, mevcut yapının eleştirilere yeterince açık olmadığını savundu. Gültekin, İzmir Avukat Hareketi’nin Cumhuriyet değerlerini savunduğunu ifade etti.

Kaynak: AJANSLAR