İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TACT Fuarcılık iş birliğiyle düzenlenen 8. İZKİTAP - İzmir Kitap Fuarı, Kültürpark’ta başladı. 19-27 Eylül tarihleri arasında kitapseverleri ağırlayacak fuar, yaklaşık 200 katılımcı, 400’e yakın yazar, şair, gazeteci, akademisyen ve sanatçıyı İzmir’de buluşturacak.
Dokuz gün boyunca 50’ye yakın söyleşinin de aralarında bulunduğu yaklaşık 500 etkinliğin düzenleneceği fuarda imza günleri, söyleşiler, sergiler ve farklı kültür-sanat etkinlikleri gerçekleştirilecek. Fuara girişler ise ücretsiz olacak.

“Alışık olmadığımız şey hız”
Fuarın açılışında konuşan TACT Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Didem Simsaroğlu, teknolojik dönüşümün insan hayatı üzerindeki etkisine dikkat çekti. İnsanlığın tarih boyunca büyük değişimlerden geçtiğini belirten Simsaroğlu, günümüzdeki temel farkın değişimin hızı olduğunu söyledi.
Simsaroğlu, şöyle konuştu:
“İnsanlık tarihinin en hızlı çağ değişimini yaşıyoruz ve çoğumuz bunu telefon ekranlarından, parmaklarımızla kaydırarak izliyoruz. Bu topraklar böyle bir dönemeci ilk kez görmüyor. Parşömen adını Bergama’dan alıyor. Rivayet odur ki Mısır papirüs vermeyi kesince Bergamalılar geri adım atmadı, yazdığını değiştirdi. Kitaplığını böyle büyüttü.
Bilginin bir çağ bölümü buradan, 100 kilometre kuzeyimizden geçti. Efesli Herakleitos, ‘Aynı ırmakta iki kez yıkanılmaz’ derken belki Küçük Menderes’e bakıyordu. Homeros’u bu körfezin çocuğu sayarız. Değişime alışığız yani. Alışık olmadığımız şey hız.”

“101. kelime kitapta”
Kitapların yalnızca bilgi aktaran araçlar olmadığını, toplumun hafızasını ve vicdanını taşıdığını söyleyen Simsaroğlu, yapay zekânın yükselişi karşısında okuma ve yazmanın önemine dikkat çekti.
Simsaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu hızla elimizde ne kalıyor? İnsan, pençesiyle, dişiyle doğanın en zayıf canlılarından biriydi. Onu hayatta tutan hayal gücüydü.
Aynı hikâyeye birlikte inanabilmesi, birlikte düşünebilmesiydi. Bunun kaydı kitaplarda duruyor. Gün boyu kulağımıza çarpan 100 kelime var.
Aynı 100 kelimeyle üzülüyor, aynı 100 kelimeyle seviniyoruz. 101. kelime kitapta. Yarım kalmış cümlenin devamı kitapta. Toplumun vicdanı, derin düşünce, felsefe, bir başkasının acısını kendi acın gibi duyabilme hâli kitapta.
Makine yazıyor, evet. Ne yazacağını bizim yazdıklarımızdan öğrendi. İnsan okumayı ve yazmayı bırakırsa makinenin öğreneceği tek şey kendi yankısı olur.”
“Dünyanın yalnızca mühendislere bırakılmaması gerekiyor”
Gündüz Vassaf’ın yıllar önce kaleme aldığı Cehenneme Övgü kitabına da atıfta bulunan Simsaroğlu, teknolojik gelişmelerin insanın düşünsel dünyasının önüne geçmemesi gerektiğini vurguladı.
“Gündüz Vassaf, 30 yılı aşkın süre önce Cehenneme Övgü’de özgürlüğümüzü gündelik hayatın içinde, kimse zorlamadan, kendi elimizle nasıl teslim ettiğimizi yazmıştı. O kitap yazıldığında cebimizde telefon yoktu.
Bugün mutlaka yeniden okunmalı, okutulmalı.
Mühendislere saygım büyük. Şu an sesim onlar sayesinde size ulaşıyor. Ama dünyanın yalnızca mühendislere bırakılmaması gerekiyor. Neyi yapabileceğimizi onlar söyler. Neyi yapmamız gerektiğini ise şairle, filozofla, romancıyla, tarihçiyle birlikte konuşmak zorundayız.
İnsan sadece hızdan ve gelişmeden ibaret değil. Bu dünyanın, bu doğanın bir parçası.
Zeytin ağacı acele etmez, bin yıl yaşar.”
Simsaroğlu, konuşmasının sonunda fuarın dokuz gün boyunca kitapseverleri ağırlayacağını belirterek, “Stantları gezin, tanımadığınız bir yazarın kitabını alın. Mümkünse ilk sayfasında anlamadığınız bir kitabı” dedi.
Simsaroğlu, sözlerini, “Yapay zekâ o kitabı sizden hızlı okur. Ama yerinize okuyamaz. İzmir Kitap Fuarı hepinize iyi gelsin” ifadeleriyle tamamladı.

Yıldır: “Kamusal alanları çoğaltmak istiyoruz”
İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır ise konuşmasında kitap ve edebiyatın kent kültürünün gelişimindeki rolüne dikkat çekti. İZKİTAP kapsamında yaklaşık 400 yazar, şair, akademisyen ve sanatçıyla 500’ün üzerinde söyleşi ve imza etkinliği gerçekleştirileceğini belirten Yıldır, İzmir’de kitaplara erişimin ve kamusal kültür alanlarının artırılması gerektiğini söyledi.
Yıldır, “Kentin okuması, kültürü, kentin düşünme biçimini de zenginleştirmektedir. İzmir’de herkesin kitaplara ulaşabildiği, merakını özgürce büyütebildiği, edebiyatla kendine yeni yollar açabildiği kamusal alanları çoğaltmak istiyoruz” dedi.
Kültürpark’ta Hasan Âli Yücel ve İlber Ortaylı kütüphanelerinin bu anlayışla hayata geçirildiğini belirten Yıldır, “Bu sayede İzmirlilerin Kültürpark’ta yıl boyunca kitaplarla iç içe olmasını sağlamaya çalıştık” diye konuştu.
“Modernin iki tane temel iddiası vardı”
Modernleşme ve teknoloji tartışmasına da değinen Yıldır, modern dönemin temel kabullerinden birinin bilim ve teknoloji sayesinde her şeyin üstesinden gelinebileceği düşüncesi olduğunu söyledi.
Yıldır, şöyle konuştu:
“Modernin iki tane temel iddiası vardı. Bir tanesi gelecek, ikincisi bilim ve teknolojiyle her şeyin üstesinden gelinebileceğiydi.
Geleceğin aydınlık olup olmadığı ayrı bir tartışma konusu. Çünkü bir düşünür, ‘Geleceğin aydınlık, daha uygar, daha ileri olup olmadığını bilmiyorum ama ok ve yaydan atom bombasına geldiğimiz kesin’ diyordu. Aslında Sayın Vassaf’ın konuşmasında bombadan bahsettiği zaman da bu aklıma geldi.”
“Risk toplumuna dönüşmemiz kaçınılmaz”
Yıldır, modernleşmenin ortaya çıkardığı risklere ilişkin değerlendirmesinde ise “risk toplumu” kavramına dikkat çekti. Modern insanın toplumun sunduğu faydalardan yararlanırken ortaya çıkan zararların sorumluluğunu üstlenmek istemediğini belirten Yıldır, sanayi modernleşmesinin kendi yarattığı yan etkiler nedeniyle sorgulanması gerektiğini ifade etti.
“Risk toplumlarında aslında modern dönemi karakterize eden çalışmalarda, gördüğüm kadarıyla modern insanın kibirli insan olduğu söylenir sürekli olarak. Bu risk toplumunda da insanlar, bu modern toplumun tüm faydalarından en büyük yararı sağlamaya çalışırken ortaya çıkan yan etkiler ve zararlar konusunda en az sorumlu olmak isterler. Dolayısıyla burada bu toplumun bir risk toplumuna dönüşmesi de kaçınılmaz bir süreç oluyor.
Aslında biz adını bunun sanayi modernleşmesi olarak koyuyoruz. Ama aslında sanayi modernleşmesinin, görünen o ki yaşadıklarımız dikkate alındığında, giderek ortaya çıkardığı yan etkiler onun sonunu getirecek gibi görünüyor.”
“Dirençli kent sadece altyapıyla mı mümkün?”
Yıldır, günümüzde öne çıkan “dirençli kent” ve “sürdürülebilirlik” kavramlarının da yalnızca teknik ve altyapısal çözümler üzerinden ele alınamayacağını söyledi.
“Peki buna ne yapalım? Bunun için bir sürü yeni kavramlar keşfettik, icat ettik ve onların gereklerini yapmaya çalışıyoruz diye düşünüyoruz.
Mesela dirençli kent. Mesela bir belediyeci olarak bizi ilgilendiren bir kavram.
Ne olursa kent dirençli hale gelir? Sadece altyapıyla mı? Yoksa toplum farklı mı bakmalı artık dünyaya? Zihniyetini mi değiştirmek gerekiyor?
Ama bu sürdürülebilirliğin altını nasıl dolduracağımız konusu bayağı bir tartışma konusu. Bu da çok uzun bir değerlendirme konusu diye düşünüyorum.”
Kültürpark’ta sergiler de ziyaretçileri bekliyor
İZKİTAP kapsamında kitap ve söyleşilerin yanı sıra farklı sergiler de ziyaretçilerle buluşacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliği ve katkılarıyla, Folkart’ın yapımcılığında hazırlanan “ROMANTİKA / Bir Ömrün Seyrüseferi” sergisi Atlas Pavyonu’nda ziyaret edilebilecek.
Pakistan Pavyonu’nda “Kültürpark 90 Yaşında”, eski Göl Gazinosu’nda ise İzmir Mutfak Müzesi’nin kuruluş sürecini anlatan “Açılışa Doğru” sergisi yer alacak. Mehmet Tüzüm Kızılcan Sanat Galerisi’ndeki “Sanatın Durakları – Hüseyin Terzioğlu Koleksiyonu” ise fuarın ilk üç gününde görülebilecek.
Gündüz Vassaf onur konuğu
İZKİTAP’ın bu yılki onur konuğu psikolog, yazar ve akademisyen Gündüz Vassaf olacak. Cehenneme Övgü, Cennetin Dibi, Annem, Babam ve Diğer Ölümcül Şeyler ve Vatanı Olmayan Adam gibi eserleriyle tanınan Vassaf, 20 Eylül’de düzenlenecek özel söyleşide okurlarıyla buluşacak.
Fuarda ayrıca Ahmet Şerif İzgören, Ali Nesin, Aytül Akal, Başak Sayan, Behiç Ak, Ediz Hun, Feyza Hepçilingirler, Haydar Ergülen, Hidayet Karakuş, Işıl Işık, Mavisel Yener, Mustafa Balbay, Naim Babüroğlu, Nilüfer Açıkalın, Polat Özlüoğlu, Pucca, Saygı Öztürk, Sinan Meydan, Suat Çağlayan ve Zeynep Oral’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda isim okurlarıyla bir araya gelecek.
Edebiyat Festivali de aynı dönemde
İZKİTAP ile birlikte İzmir’in edebiyat takvimindeki bir diğer önemli buluşma olan 10. Uluslararası İzmir Edebiyat Festivali de gerçekleştirilecek. “Edebiyat İyileştir” temasıyla 24-27 Eylül tarihlerinde Kültürpark ve Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde düzenlenecek festivalde Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerinden yazar, şair, düşünür ve sanatçılar bir araya gelecek. Festivalin onur konukları ise Alberto Manguel ve Zülfü Livaneli olacak.
İZKİTAP, 19-27 Eylül tarihleri arasında her gün 10.00-20.00 saatlerinde Kültürpark’ta ziyaret edilebilecek. Girişler ücretsiz olacak




