ZAFER ERTEM- İzmir’in köklü spor kulüplerinin geleceği, kentin spor gündemindeki yerini koruyor. İzmir Spor Kulüpleri Birliği Vakfı (İZVAK) Başkanı Ali Erten, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yayın kuruluşu 9 Eylül TV’de gazeteci Zafer Ertem’in moderatörlüğündeki “Spor Servisi” programında kentin spor geleceğine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Programa Spor Yazarı Mehmet Demirtaş ile birlikte katılan Erten, İzmir sporunun yalnızca kulüplerin kendi iç sorunları üzerinden ele alınamayacağını, daha geniş bir kent vizyonuyla değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Kentin asırlık spor markalarının bugünkü ekonomik sorunların ötesinde bir değere sahip olduğunu vurgulayan Erten, Göztepe, Karşıyaka, Altay, Altınordu ve İzmirspor gibi kulüplerin İzmir’in tanıtım ve gelişim stratejisinin önemli bir parçası olması gerektiğini belirtti.
İzmir sporunda yeni bir bakış açısına ihtiyaç var
İzmir kulüplerinin içinde bulunduğu tablonun kısa vadeli bir sorun olmadığını belirten Ali Erten, yaşanan problemlerin yıllara yayılan yönetim anlayışlarının sonucu olduğunu aktardı.
Futbolun yalnızca sahadaki mücadeleden ibaret olmadığını vurgulayan Erten, kulüplerin şehirlerin kimliklerinde önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti. Spor kulüplerine sadece ekonomik kaynak ihtiyacı bulunan yapılar olarak bakılmasının yanlış olduğunu dile getiren Erten, bu yaklaşımın çözüm üretmek yerine sorunları büyüttüğünü kaydetti.
Erten, kulüpler ile kent yöneticilerinin ortak bir hedef etrafında buluşması gerektiğine dikkat çekerek, “Bir şey yapmadan farklı sonuçlar beklemek mümkün değil. Yeni bir anlayış ve yeni modeller oluşturmak zorundayız” değerlendirmesinde bulundu.
İzmir’in spor alanındaki gerilemesinin yalnızca birkaç sezonluk başarısızlıklarla açıklanamayacağını belirten Erten, kalıcı bir sistem kurulmadan dönemsel başarıların yeterli olmayacağını söyledi.

Asırlık kulüpler kentin hafızasıdır
İzmir kulüplerinin geçmişten gelen büyük bir marka değerine sahip olduğunu vurgulayan Ali Erten, bu potansiyelin bugüne kadar yeterince değerlendirilemediğini belirtti.
Göztepe’nin farklı bir yönetim modeliyle kendisini geliştirdiğini ifade eden Erten, kulübün dünyadaki gelişmeleri takip eden bir vizyon ortaya koyduğunu dile getirdi. Ancak bu tür başarıların yalnızca kişisel çabalarla sınırlı kalmaması gerektiğini, kentin tamamının bu sürece dahil olması gerektiğini kaydetti.
Karşıyaka’nın basketboldaki sembol değerine, Altınordu’nun altyapı ve yetiştiricilik modeline, Altay ve İzmirspor’un tarihi mirasına dikkat çeken Erten, bu kulüplerin İzmir markasının ayrılmaz parçaları olduğunu belirtti.
Kent yöneticileri ve kulüp yönetimlerinin geçici görevlerde bulunduğunu hatırlatan Erten, kulüplerin ise nesiller boyunca yaşamaya devam eden kurumlar olduğunu vurguladı.
Kulüplere yardım değil yatırım gözüyle bakılmalı
İZVAK Başkanı Ali Erten’in üzerinde durduğu başlıklardan biri de kulüplerin ekonomik bakış açısıyla değerlendirilmesi oldu.
Spor kulüplerinin sürekli destek talep eden yapılar olarak görülmesine karşı çıkan Erten, asıl yaklaşımın “yardım” değil “yatırım” olması gerektiğini ifade etti.
İzmir’in elinde önemli spor markaları bulunduğunu belirten Erten, bu değerlerin kentin turizm, ekonomi ve tanıtım politikalarıyla birlikte ele alınması gerektiğini kaydetti.
Kulüplerin güçlü markalara dönüşmesi halinde yalnızca sportif başarıların değil, ekonomik hareketliliğin de artacağını dile getiren Erten, sponsorluk imkanlarının ve yeni yatırım modellerinin bu anlayışla gelişebileceğine dikkat çekti.
Erten, “Kulüpleri sadece para isteyen yapılar olarak görmeyin. Onları kentin değerini artıracak yatırım ortakları olarak değerlendirin” mesajını verdi.

300 milyon euroluk potansiyel dikkat çekti
İZVAK’ın İzmir Ekonomi Üniversitesi ile yürüttüğü çalışmaya da değinen Ali Erten, spor kulüplerinin ekonomik etkisini ortaya koyan araştırmanın önemli sonuçlar içerdiğini aktardı.
Araştırmada İzmir kulüplerinin gelecekte oluşturabileceği ekonomik katkının yaklaşık 300 milyon euro seviyesinde değerlendirildiğini belirten Erten, bu verilerin kulüplerin yalnızca kaynak tüketen kurumlar olmadığını gösterdiğini söyledi.
Spor kulüplerinin şehir ekonomisine, istihdama, turizme ve marka değerine katkı sağlayabilecek yapılar olduğunu ifade eden Erten, bu nedenle kulüplerin kent planlamalarının dışında tutulmaması gerektiğini vurguladı.
Şehir planlarında kulüplerin de sözü olmalı
İzmir’in spor geleceği için yeni öneriler üzerinde çalıştıklarını belirten Ali Erten, kent yönetimi içinde bir spor geliştirme ofisi kurulması fikrini gündeme getirdi.
Kulüplerin yalnızca maç sonuçları, transferler, borçlar ve lisans sorunları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Erten, sporun kentin bütün politikalarıyla bağlantılı olduğunu dile getirdi.
İmar planlarından turizm çalışmalarına kadar birçok alanda kulüplerin görüşlerinin alınabileceğini aktaran Erten, yüz yılı aşkın geçmişe sahip spor kurumlarının geçici yöneticilerden daha kalıcı değerler taşıdığına dikkat çekti.
Erten, kulüpler kentin gelişim süreçlerine dahil edildiğinde ekonomik kaynak yaratma konusunda da yeni fırsatların ortaya çıkacağını ifade etti.
İZVAK’ın görevi geleceğe yol göstermek
1998 yılında kurulan İZVAK’ın Türkiye’de kulüplerin bir araya geldiği ilk ve tek yapılardan biri olduğunu belirten Ali Erten, vakfın çalışma anlayışının gönüllülük esasına dayandığını aktardı.
İZVAK’ın kulüplerin günlük yönetimine müdahale eden bir yapı olmadığını belirten Erten, amaçlarının uzun vadeli projeler geliştirmek, fikir üretmek ve kurumlar arasında koordinasyon sağlamak olduğunu söyledi.
Vakıf olarak özellikle statlar, altyapı, sponsorluk modelleri ve kulüplerin gelecek vizyonları üzerine çalışmalar yürüttüklerini belirten Erten, İzmir sporunun gelişimi için ortak aklın önemine dikkat çekti.
İZVAK’ın hazırladığı raporların kulüpler ve medya ile düzenli olarak paylaşıldığını aktaran Erten, bu çalışmaların İzmir sporunun geleceği için yol haritası oluşturmayı amaçladığını kaydetti.

İzmir’in spor markaları yeniden güçlenebilir
Programda değerlendirmelerde bulunan Spor Yazarı Mehmet Demirtaş ise İzmir kulüplerinin mevcut durumuna dikkat çekerek, kulüplerin yalnızca sportif yapılar olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.
Demirtaş, İzmir’in tarihi kulüplerinin şehir ekonomisi, gençlik politikaları ve kent aidiyeti açısından önemli bir role sahip olduğunu belirtti.
İZVAK’ın hazırladığı çalışmaların spor kamuoyu açısından değer taşıdığını ifade eden Demirtaş, ortak hareket edilmesi halinde İzmir sporunun yeniden güçlü bir yapıya kavuşabileceğini dile getirdi.
İzmir’in köklü kulüpleri için artık günü kurtaran çözümler yerine uzun vadeli modellerin konuşulması gerektiği mesajı öne çıktı. Sporun yalnızca saha sonuçlarından ibaret olmadığı, kentin hafızasını ve geleceğini etkileyen önemli bir değer olduğu vurgulandı.




