SEMİ TEKTAŞ/Lojistik sektörünün uluslararası buluşma noktalarından biri olmaya hazırlanan LOGISTECH – 5. Uluslararası Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı, 7-9 Ekim 2026 tarihleri arasında İzmir’de kapılarını açacak.
İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen fuar; kara, deniz ve hava yolu taşımacılığından depolama sistemlerine, soğuk zincir uygulamalarından liman işletmeciliğine, otomasyon teknolojilerinden dijital tedarik zinciri çözümlerine ve e-ticaret lojistiğine kadar sektörün tüm alanlarını tek çatı altında buluşturacak.
Lojistikte teknoloji ve yeni iş birlikleri öne çıkacak
İhracat ürünlerinin dünya pazarlarına güvenli ve hızlı şekilde ulaştırılmasında lojistik sektörünün teknolojik dönüşümü kritik önem taşıyor. LOGISTECH, sektör profesyonellerine yeni iş bağlantıları kurma, yenilikçi çözümleri inceleme ve uluslararası iş birlikleri geliştirme fırsatı sunacak. Fuar kapsamında lojistik firmaları, teknoloji şirketleri, depolama ve taşıma hizmeti sağlayıcıları ile sektörün farklı alanlarında faaliyet gösteren profesyoneller bir araya gelecek. EİB’te düzenlenen basın bilgilendirme toplantısına Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk ve İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu katıldı.
“8 bin 500 yıllık tarih”
İzmir’in 8 bin 500 yıllık bir liman, ticaret ve üretim kenti olduğunu söyleyen İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, “Bugün burada lojistiği Ege’nin ihracatçılarıyla konuşuyor olmak bizler için çok kıymetli. Çünkü ihracat ve lojistiği birbirinden ayrı görmek, birbirinden ayrı değerlendirmek artık mümkün değil. Bir ürünü çok iyi üretebilir, doğru pazarı bulabiliriz. Ancak o ürünü doğru zamanda, doğru maliyetle ve güvenilir biçimde hedef pazara ulaştıramıyorsak, rekabetin çok önemli bir halkası eksik kalıyor. Dolayısıyla lojistik, geleneksel olarak öğretildiği gibi ihracatın son basamağı değil; artık doğrudan rekabet gücünün en önemli unsurlarından biri haline geldi. İzmir’e baktığımızda bunun ne kadar kıymetli olduğunu çok daha net görüyoruz. İzmir, 8 bin 500 yıllık bir liman, ticaret ve üretim kenti. Beş yıl önce LOGISTECH yolculuğuna başlarken bizim de en önemli motivasyonlarımızdan biri buydu: Bu kentin sahip olduğu güçlü mirası; üretimiyle, limanlarıyla ve lojistik avantajlarıyla birlikte tüm paydaşlarıyla daha fazla ön plana çıkarmak” diye konuştu.
Cumalıoğlu’nun konuşmasının satırbaşları şöyle;
“LOGISTECH hem Türkiye’de hem de dünyada adı anılan alan”
2022 yılında başladığımız fuarımıza 100 katılımcı ve yaklaşık 6 bin ziyaretçiyle başlamıştık. Geçtiğimiz dört yılda hem sektörümüzün fuarımıza verdiği değer hem de İZFAŞ’taki çalışma arkadaşlarımın yoğun çabaları sayesinde fuarımızı çok hızlı bir şekilde büyüttük. Bugün LOGISTECH hem Türkiye’de hem de dünyada adı anılan ve takip edilen lojistik organizasyonlarından biri haline geldi. Geçtiğimiz yıl 7 farklı ülkeden 136 katılımcıyı ve 20 bine yakın ziyaretçiyi ağırladık. Fakat elbette bir fuarın başarısını yalnızca bu rakamlarla ölçmek mümkün değil. Yeni nesil fuarcılık anlayışında rakamlardan çok daha fazlasını ortaya koymamız gerekiyor. Bizim için asıl mesele; fuar içerisinde yeni ticari ilişkilerin kurulması, yeni iş birliklerinin doğması ve katılımcının fuardan somut bir değer ve somut bir faydayla ayrılması. Yönetim Kurulu Başkanımızın da değindiği gibi; karayolu, denizyolu, havayolu ve demiryolunun birbirleriyle bağlantıları, bu sistemler arasındaki yazılımsal entegrasyonlar, sürdürülebilir lojistik sistemleri ve 2030 hedeflerine doğru bugünden hazırlanmak, ihracatımız ve ülkemiz ekonomisi açısından son derece kıymetli. Dolayısıyla biz bu fuarda lojistiğin tüm bileşenlerini bir araya getirmeye gayret ediyoruz.
“LOGISTECH, aslında ihracatçıların fuarı olmalı”
Ancak özellikle vurgulamak istediğim bir konu var: LOGISTECH sadece lojistikçilerin fuarı değil. LOGISTECH, aslında ihracatçıların fuarı olmalı. Çünkü ihracatta ve üretimde rekabet avantajı sağlamanın en önemli unsurlarından biri; limanlarımızın avantajlarından doğru şekilde yararlanmak ve ürünlerimizi doğru zamanda, doğru noktaya, doğru yöntemlerle ve sürdürülebilir biçimde ulaştırabilmek. Bu nedenle ihracatçılarımızın fuarımızdaki katkısı ve paydaşlığı bizler için çok çok kıymetli. Hangi hedef pazarlarda olmak istiyorsunuz? Ürünlerinizi hangi pazarlara göndermek daha zor, hangilerine göndermek daha kolay? Nerede bir kolaylaştırıcı etkiye ihtiyaç duyuyorsunuz? Biz sektörün tüm paydaşlarıyla her gün iletişim halindeyiz. Sizlerin ihtiyaç duyduğu kanalları oluşturabilmek, hizmet sağlayıcıların kendilerini geliştirmelerini teşvik etmek, ihtiyaç duyduğunuz yeni nesil çözümleri fuarda sergilemelerini ve sizlere sunmalarını sağlamak için buradayız. Aslında İZFAŞ bugün; Ege İhracatçı Birlikleri, İzmir Ticaret Odası, İzmir Ticaret Borsası, İzmir Sanayi Odası ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin güç birliğiyle hareket eden, kent adına, üretici adına ve ihracatçı adına çalışan çok önemli bir kurum. Biz de İzmir’de üretimi ve ihracatı kolaylaştırmak için İZFAŞ olarak elimizden geleni her zaman yapmaya hazırız. Bu nedenle ihracatçılarımızın LOGISTECH fuarımıza mutlaka gelmesini; yeni nesil lojistik yöntemlerini görmesini, ihtiyaçlarını ve beklentilerini doğrudan hizmet sağlayıcılarla paylaşmasını ve birebir görüşmelerle yeni iş birliklerinin önünü açmasını çok arzu ediyoruz. Çünkü dediğim gibi: LOGISTECH sadece lojistikçilerin fuarı değil; hepimizin fuarı. Ama özellikle ihracatçıların fuarı.Biz o yüzden buradayız.
“Ülkemizin dış ticaret trafiğindeki en kritik merkezlerden biri”
Fuar ile dış ticaret trafiğinin artacağının altını çizen Öztürk, “İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ organizasyonunda 7–9 Ekim 2026 tarihlerinde Fuarizmir’de gerçekleştirilecek LOGISTECH – 5. Uluslararası Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı’nın lansmanında sizlerle bir arada olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Jeopolitik riskler, savaşlar, ticaret yollarında yaşanan kırılmalar, navlun maliyetleri, korumacılık politikaları, yeşil dönüşüm ve karbon düzenlemeleri artık üretim kadar, ürünün hangi rotayla ve hangi maliyetle pazara ulaştığını da belirleyici hale getiriyor. Bu nedenle LOGISTECH gibi sektörün tüm taraflarını bir araya getiren organizasyonları son derece önemsiyoruz. İzmir, Türkiye’nin üretim ve ihracat ekosisteminde yalnızca güçlü bir sanayi merkezi değil; aynı zamanda liman altyapısı, lojistik kapasitesi ve stratejik coğrafi konumuyla ülkemizin dış ticaret trafiğindeki en kritik merkezlerden biridir.
Öztürk’ün konuşmasının satırbaşları şöyle;
“Alsancak Limanı özelliğini kaybetti”
Ege Bölgesi’nin yıllık 44 milyar dolara yaklaşan ihracatı var. Demir ve demir dışı metallerden gıdaya, kimyadan hazır giyime, yenilenebilir enerji ekipmanlarından tarıma lojistik sektörlerine kadar çok güçlü bir üretim ekosistemine sahibiz. Adnan Menderes Havalimanı’ndan 36 ülkeye doğrudan bağlantımız bulunuyor. İzmir’de 16 limanımız var. Türkiye’de elleçlenen toplam yükün yaklaşık yüzde 17’si, konteyner yüklerinin ise yüzde 15’i İzmir limanlarında gerçekleşiyor. Ancak mevcut potansiyelimizin tamamını kullandığımızı söyleyemeyiz. Özellikle Alsancak Limanı, Aliağa–Nemrut Limanlar Bölgesi ve Çandarlı Limanı birlikte ele alınarak İzmir için lojistik master planının oluşturulması gerektiğine inanıyoruz. Alsancak Limanı uzun yıllar Ege ihracatının ana çıkış kapısıydı. Bugün ise Aliağa bölgesindeki limanların ağırlığı çok daha fazla. Bir dönem ihracatımızın yaklaşık yüzde 60’ı Alsancak Limanı'ndan, yüzde 40’ı diğer limanlardan gerçekleşirken bugün tablo tersine dönmüş durumda. Aliağa limanları ihracatımızın yaklaşık yüzde 70–75’ini taşırken Alsancak Limanı’nın payı yüzde 25 seviyelerine geriledi. Bu nedenle Alsancak Limanı’nın modernizasyonunu; yüksek kapasiteli ekipman yatırımları, dijital liman uygulamaları, liman sahası verimliliği ve kara–demir yolu bağlantılarının geliştirilmesiyle birlikte ele almalıyız.
“Çandarlı’ya bugüne kadar önemli bir kamu yatırımı yapıldı”
Aliağa–Nemrut Havzası ise Ege Bölgesi açısından vazgeçilmez bir lojistik merkez haline geldi. Ancak buradaki kapasitenin verimli biçimde kullanılabilmesi için limanlara ulaşan karayolu ve özellikle demiryolu altyapısındaki darboğazların giderilmesi gerekiyor. Bir diğer önemli başlığımız Çandarlı Limanı’dır. Çandarlı’ya bugüne kadar önemli bir kamu yatırımı yapıldı. Ancak limanın tamamlanarak ekonomiye kazandırılması gerekiyor. Biz Çandarlı'nın yalnızca İzmir açısından değil, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Avrupa arasındaki lojistik konumu açısından büyük bir fırsat olduğuna inanıyoruz. Doğru yatırım ve işletme modeliyle Çandarlı, Türkiye'nin Pire'si olabilecek bir potansiyele sahip. Bugün Pire Limanı şehir içinde kalması nedeniyle büyüme açısından çeşitli sınırlamalarla karşı karşıya. Çandarlı ise genişleme kapasitesi, coğrafi konumu ve Aliağa–Bergama aksında gelişen sanayi bölgeleriyle farklı bir avantaj sunuyor. Yeni organize sanayi bölgeleri ve serbest bölgelerle birlikte düşündüğümüzde Çandarlı'nın bir konteyner ve Ro-Ro merkezi olarak faaliyete geçirilmesi hem bölgedeki sanayicimizin lojistik maliyetlerini azaltacak hem de İzmir'i uluslararası bir aktarma merkezi haline getirecektir. Çandarlı Limanı'nın tamamlanmasını, ardından güçlü bir demiryolu bağlantısının kurulmasını İzmir'in gelecek 20–30 yıllık lojistik vizyonunun temel yatırımlarından biri olarak görüyoruz.
“Demiryolunun payı yüzde 20’lere çıkmalı”
Ege ihracatındaki bir diğer önemli konumuz demiryoludur. Bugün ihracatçımız ürününü organize sanayi bölgesinden limana büyük ölçüde TIR ile taşımak zorunda kalıyor. Bu durum lojistik maliyetleri artırdığı gibi liman çevresinde trafik yoğunluğuna ve daha yüksek karbon emisyonuna neden oluyor. Dolayısıyla; Aliağa–OSB demiryolu aksının güçlendirilmesi, Alsancak Limanı ile Kemalpaşa Lojistik Merkezi arasındaki bağlantının etkin hale getirilmesi, Çandarlı Limanı için demiryolu entegrasyonunun planlanması, Aydın–Denizli–Manisa sanayi koridorunun limanlara demiryoluyla bağlanması öncelikli yatırım başlıklarımız arasında olmalıdır. Demiryolunun yük taşımacılığındaki payını yüzde 5 seviyelerinden yüzde 20’lere doğru çıkaracak bir dönüşümü gerçekleştirmeden Ege Bölgesi'nin lojistik rekabet gücünde kalıcı bir sıçrama yaratmamız kolay değil. Bu noktada, İzmir Valiliği, EBSO, İZTO ve Birliğimiz ortaklığında kurulan Kemalpaşa Lojistik Merkezi’ni de İzmir’in lojistik geleceğinin en stratejik yatırımlarından biri olarak görüyoruz. Alsancak ve Aliağa limanlarıyla bağlantısı, karayolu ve demiryolu altyapısına erişimi sayesinde yalnızca İzmir’e değil, Batı Anadolu’ya ve Türkiye’nin geneline hizmet verecek önemli bir lojistik üs niteliğinde. Projenin tamamlanmasıyla birlikte kombine taşımacılığın güçlenmesini, TIR ve kamyon trafiğinin azalmasını, demiryolu taşımacılığının payının artmasını, gümrük ve lojistik operasyonlarında hız ve verimlilik sağlanmasını bekliyoruz. Aynı zamanda yeni yatırım alanlarının oluşmasına, yeni fabrikaların kurulmasına ve istihdamın artmasına katkı sağlayacak olan Kemalpaşa Lojistik Merkezi, İzmir’i lojistikte ileri seviyeye taşıyacak temel projelerden biri olacaktır.
“Ege Bölgesi ihracatının en önemli pazarı Avrupa Birliği”
Ege Bölgesi ihracatının en önemli pazarı Avrupa Birliği. Yeşil dönüşüm, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, yeni sürdürülebilirlik standartları ve dijital gümrük uygulamaları Avrupa ile ticaretimizi tamamen yeni bir döneme taşıyor. İhracatçımız; öngörülebilir navlun maliyetleri, öngörülebilir transit süreleri, limanlarda daha yüksek kapasite ve operasyonel verimlilik, güçlü demiryolu bağlantıları, daha fazla çok modlu taşıma alternatifi, dijitalleşmiş gümrük ve liman işlemleri ve Avrupa Birliği'nin yeşil dönüşüm sürecine uyumlu bir lojistik altyapı istiyor. Alsancak Limanı'nın modernizasyonu, Aliağa liman bölgesinin kara ve demiryolu bağlantılarının güçlendirilmesi, Çandarlı Limanı'nın ekonomiye kazandırılması, liman–OSB–demiryolu entegrasyonunun tamamlanması, yeşil lojistik yatırımlarının hızlandırılması, dijital gümrük ve liman sistemlerinin yaygınlaştırılması, Avrupa'ya açılan Ro-Ro ve çok modlu taşımacılık koridorlarının güçlendirilmesi gerekiyor.Bunları yaptığımızda İzmir yalnızca Türkiye'nin batıya açılan kapısı olmakla kalmaz; Doğu Akdeniz ile Avrupa arasındaki en güçlü üretim, ihracat ve lojistik merkezlerinden biri haline gelir




