İzmir'in köklü tarihi mirasına ışık tutan Liman Tepe kazıları, arkeoloji dünyasını heyecanlandıran yepyeni keşiflere sahne oluyor. Urla kıyılarında yürütülen saha çalışmalarında, günümüzden yaklaşık 5 bin yıl önce inşa edildiği belirlenen gelişmiş bir drenaj sistemi gün yüzüne çıkarıldı. Farklı kotlardaki teraslar arasında taş kanallar döşenerek oluşturulan bu mimari yapı, yerleşimin merkezine doğru biriken yağmur sularını tahliye etmek ve yönlendirmek amacıyla kullanılıyordu. Anadolu arkeolojisinde mühendislik tarihi açısından kritik bir eşik kabul edilen bu mimari doku, hem Batı Anadolu hem de tüm Ege havzasında dönemine göre az rastlanan nadir örnekler arasında gösteriliyor.

Aşk-ı Memnu’nun Arsen Hanım’ı Gülsen Tuncer’den üzücü haber! Hastalığı belli oldu mu?
Aşk-ı Memnu’nun Arsen Hanım’ı Gülsen Tuncer’den üzücü haber! Hastalığı belli oldu mu?
İçeriği Görüntüle

14.09.2026 5E615879 0F7A 4A7B B5E2 8D1F940A40A2

Tarihi mirası koruyarak gelecek kuşaklara aktarma misyonunu sürdüren İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2026 yılı destek programı kapsamında kent genelindeki 16 farklı arkeolojik sahaya toplam 19 milyon 665 bin 625 lira tutarında finansal kaynak sağlıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ankara Üniversitesi desteğiyle devam eden kazılarda, 35 kişilik uzman bir ekip Urla ilçesinin 7 bin yıllık geçmişini aydınlatmak için aralıksız çalışıyor. 1992 yılında Prof. Dr. Hayat Erkanal önderliğinde başlayan ve 2020 yılından bu yana Prof. Dr. Vasıf Şahoğlu başkanlığında yürütülen kazılar, sadece karadaki yerleşim dokusunu değil, deniz tabanındaki antik limanı da kapsayarak bölgenin çok katmanlı hafızasını açığa çıkarıyor.

Üretim ve yaşamın iç içe geçtiği 5 bin yıllık atölye evler

Surlarla çevrili antik kentin mimari yapılanmasında en dikkat çeken unsurlardan biri de uzun evler olarak adlandırılan devasa konut tipleri oldu. Genişliği 5 metreye, uzunluğu ise 25 metrenin üzerine çıkan bu yapılar, dönemin Ege coğrafyasında bilinen en büyük sivil mimari örnekleri arasında yer alıyor. Kazı başkanı tarafından yapılan değerlendirmelerde, bu binaların yalnızca birer barınma alanı değil, aynı zamanda ekonomik üretimin de merkezi olduğu ifade edildi. Bir yapıda madencilik ve maden üretimi izlerine rastlanırken, komşu yapıda dokumacılık ağırlıkları bulunması, bu mekanların birer atölye-ev konseptiyle işletildiğini kanıtlıyor.

Evlerin giriş kısımlarında zemine sabitlenmiş biçimde bulunan dev çömlekler ise dönemin depolama teknolojisi hakkında önemli ipuçları sunuyor. Su, tahıl ya da diğer organik gıda maddelerinin muhafazası için kullanılan bu kaplardan alınan örnekler, uzman botanikçiler ve arkeometristler tarafından laboratuvar ortamında analiz edilecek. Yapılacak mikromorfolojik araştırmalar sayesinde gözle görülemeyen fosilleşmiş kalıntılar ve yanmış tohumlar incelenerek 5 bin yıl önceki beslenme ile depolama alışkanlıklarının haritası çıkarılacak.

14.09.2026 C7158Dad 20Bf 428F 84Cf C8B8Ba6Eb7F7

Kıtalararası deniz ticaretinin Ege'deki kadim merkezi

Liman Tepe, sadece karasal mimarisiyle değil, binlerce yıla yayılan uluslararası deniz ticareti ağıyla da öne çıkıyor. Bölgede gerçekleştirilen tabaka analizlerinde, 4 bin 500 yıl öncesine tarihlenen ve Yunanistan'daki Kiklad Adaları kökenli olduğu tespit edilen ithal seramik kaplar bulundu. Zeytinyağı veya şarap gibi nitelikli ürünlerin taşınmasında kullanıldığı değerlendirilen bu seramikler, antik kentin deniz aşırı coğrafyalarla kurduğu güçlü ticari bağları açıkça gözler önüne seriyor.

Bölgedeki deniz odaklı yaşamın kökleri ise çok daha derinlere, günümüzden 7 bin yıl öncesine kadar uzanıyor. Nitekim 7 bin yıllık katmanlarda yürütülen çalışmalarda, Ege Denizi'ndeki Melos Adası menşeli volkanik cam olan obsidyen parçalarına ulaşıldı. Metal devri öncesinde kesici ve delici alet yapımında stratejik öneme sahip olan obsidyenin, adadan ham madde olarak getirilip yerleşikteki atölyelerde işlendiği belirlendi. Bu bulgular, bölge insanının milattan binlerce yıl önce Ege Denizi'ni aşarak kıtalararası bir hammadde ve ticaret ağı kurduğunu doğruluyor.

14.09.2026 26F0D06E 8Dc2 4444 B950 4Ebce9179838

Türkiye'nin ilk su altı liman kazısında zamana direnen miras

Bölgeyi dünya ve Türkiye arkeolojisinde benzersiz kılan en temel nitelik ise 2000 yılından bu yana kesintisiz süren su altı liman kazısı çalışmaları oluşturuyor. Türkiye'deki ilk su altı liman araştırması olma ünvanını taşıyan projede, bu yıl özellikle antik mendirek yapısı ve limanın kullanım evrelerinin tarihlendirilmesi üzerine yoğunlaşıldı. Su altındaki taşlık mendireğin farklı noktalarında gerçekleştirilen sondajlar, limanın inşa sürecine dair yeni veriler sundu.

Deniz altındaki çalışmalarda amfora ve seramik parçalarının yanı sıra, zeytin ve üzüm çekirdekleri ile fındık gibi iyi korunmuş organik atıklar da elde ediliyor. Adeta antik dönemin ekonomik kalbini açığa çıkaran bu buluntular, tuzlu sudan arındırılma işlemlerinin ardından titizlikle birleştiriliyor. Parçalarının tamamlanması bazen 10 yılı bulan bu eserler, kuşaktan kuşağa devredilen restorasyon ve belgeleme çalışmalarıyla insanlık mirasına kazandırılmaya devam ediyor.

Kaynak: BÜLTEN