Sokak hayvanlarına yönelik Ağustos 2024'te yürürlüğe giren yasal düzenlemeye karşı başlatılan “Yaşatan Yasa İstiyoruz” kampanyası, Türkiye genelinde büyük bir katılıma ulaştı. Yaşatacağız Platformu tarafından Change.org üzerinden yürütülen kampanyada 1 milyon 108 bin imza toplanırken hayvan hakları savunucularının talepleri yeniden gündeme geldi. İzmir'de de hayvanların yaşam hakkına dikkat çekmek amacıyla gerçekleştirilen etkinlikler devam ediyor. Son olarak 1 Kasım'da Bornova'da düzenlenen yürüyüşte hayvan haklarına ilişkin mesajlar verilirken ülke genelinde toplanan imzaların kasım ayı içerisinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne teslim edilmesi hedefleniyor.

İzmir'de hayvanların yaşam hakkı için yürüdüler

İzmir Yaşam Hakkı Savunucuları, 1 Kasım Dünya Vegan Günü kapsamında Bornova'da yürüyüş düzenledi. Bornova Büyükpark Hükümet Konağı Meydanı'nda bir araya gelen katılımcılar, Küçükpark'a kadar yürüyerek hayvanların yaşam hakkına dikkat çekti. Etkinlikte hayvanların korunması, yaşam hakkının savunulması ve hayvanlara yönelik uygulamalar konusunda toplumsal farkındalığın artırılması gerektiği vurgulandı. Bornova'daki yürüyüş, hayvan hakları konusunda İzmir'de devam eden toplumsal hareketliliğin son örneklerinden biri oldu.

1 milyon 108 bin imza toplandı!

Yaşatacağız Platformu'nun başlattığı “Yaşatan Yasa İstiyoruz” kampanyası, Change.org Türkiye tarihinde 1 milyon imza barajını aşan dördüncü kampanya oldu. Toplam 1 milyon 108 bin kişinin destek verdiği çalışmada, sokakta yaşayan hayvanlara ilişkin mevcut düzenlemenin değiştirilmesi isteniyor. Kampanya kapsamında toplanan imzaların kasım ayı içerisinde TBMM'ye ulaştırılması planlanıyor. Platform, bu girişimle hayvanların yaşam hakkını önceleyen yeni bir yasal düzenlemenin Meclis gündemine alınmasını amaçlıyor.

“Kısırlaştır, aşılat, yerinde yaşat” çağrısı

Kampanyanın temel talepleri arasında sokakta yaşayan hayvanlara yönelik toplama uygulamaları yerine kısırlaştırma, aşılama ve yerinde yaşatma yaklaşımının benimsenmesi bulunuyor. Yaşatacağız Platformu, hayvanların yaşam hakkının korunmasını esas alan politikalar geliştirilmesini savunurken mevcut yasal düzenlemenin değiştirilmesi gerektiğini belirtiyor. Platformun taleplerinde yerel yönetimlerin hayvanların sağlık, bakım ve korunmasına yönelik sorumluluklarını etkin biçimde yerine getirmesi de öne çıkıyor.

İzmir'de daha önce de eylemler düzenlendi

İzmir'de hayvan hakları savunucuları, yıl boyunca çeşitli etkinliklerle sokak hayvanlarının durumunu gündeme taşıdı. Dünya Hayvanları Koruma Günü kapsamında 4 Ekim'de Alsancak Tren Garı önünde bir araya gelen yaşam hakkı savunucuları, sokak hayvanlarına yönelik düzenlemeleri ve barınak koşullarını protesto etti. İzmir Barosu da aynı gün hayvan haklarına ilişkin bir etkinlik düzenledi. Kentte gerçekleştirilen bu buluşmalar, hayvan haklarına yönelik tartışmaların yalnızca ulusal düzeyde değil, yerel ölçekte de sürdüğünü ortaya koydu.

Gözler kasım ayında Meclis'te

Türkiye genelinde toplanan 1 milyon 108 bin imzanın kasım ayı içerisinde TBMM'ye teslim edilmesi bekleniyor. Yaşatacağız Platformu, Meclis'e yapılacak başvuruyla 2024 yılında değiştirilen Hayvanları Koruma Kanunu'nun yeniden ele alınmasını ve sokak hayvanlarının yaşam hakkını esas alan yeni bir düzenleme hazırlanmasını talep edecek. Kampanyanın ulaştığı imza sayısı, konuya ilişkin toplumsal taleplerin büyüklüğünü ortaya koyarken başvurunun ardından Meclis'te nasıl bir süreç işletileceği merak ediliyor.

Beydağ'daki kalker ocağı halkın kantarında
Beydağ'daki kalker ocağı halkın kantarında
İçeriği Görüntüle

İzmir'deki hayvan hakları savunucuları da süreci takip ediyor

Bornova'da gerçekleştirilen son yürüyüş ve kentte daha önce düzenlenen etkinlikler, İzmir'de hayvan haklarına ilişkin çalışmaların devam ettiğini gösteriyor. Türkiye genelindeki imza kampanyasının Meclis'e taşınmasıyla birlikte gözler, hayvanların korunmasına yönelik taleplerin yasama sürecinde nasıl değerlendirileceğine çevrilecek. İzmir'de 1 Kasım'da yapılan yürüyüşün ulusal imza kampanyasının doğrudan bir parçası olduğuna ilişkin açıklama bulunmazken her iki girişimde de hayvanların yaşam hakkının korunması talebi öne çıkıyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ