İzmir'de son günlerde etkisini gösteren yağışlı hava, barajlardaki su seviyelerinin ne kadar yükseldiği sorusunu gündeme getirdi. İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nün (İZSU) son ölçümleri ile 31 Ekim tarihli veriler karşılaştırıldığında barajlar arasında dikkat çekici farklılıklar ortaya çıktı. Özellikle İzmir'in içme suyu temininde önemli bir yere sahip Tahtalı Barajı'ndaki sınırlı artış, yağışların su rezervlerine neden aynı ölçüde yansımadığını yeniden tartışmaya açtı.

Tahtaliiii

Tahtalı Barajı'nda dört günde yalnızca 0,03 puanlık artış

31 Ekim tarihinde Tahtalı Barajı'nın aktif doluluk oranı yüzde 41,43 seviyesindeydi. İZSU'nun 3 Kasım tarihli son ölçümünde ise bu oran yüzde 41,46 olarak kaydedildi. Böylece aradan geçen dört günlük dönemde barajın aktif doluluk oranında yalnızca 0,03 puanlık artış yaşandı. Barajdaki kullanılabilir su miktarı 119 milyon 19 bin metreküp olarak ölçüldü. Bu tablo, Tahtalı'nın yağışlı dönemde henüz belirgin bir yükseliş göstermediğini ortaya koydu.

Ekran Görüntüsü 2026 11 04 191805

İki barajda su azaldı, ikisinde yükseldi

İzmir'in diğer barajlarında ise farklı bir tablo oluştu. Balçova Barajı'nda 31 Ekim'de yüzde 39,04 olan doluluk oranı yüzde 37,64'e gerileyerek 1,40 puan düştü. Gördes Barajı'nda da doluluk yüzde 28,35'ten yüzde 28,07'ye indi. Buna karşılık Ürkmez Barajı yüzde 60,49'dan yüzde 62,37'ye yükselirken Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı'nda doluluk yüzde 49,74'ten yüzde 51,54'e çıktı. Veriler, son günlerdeki yağışların İzmir'deki bütün barajlara aynı şekilde yansımadığını gösterdi.

İzmir'de 240 odalı tatil köyüne tepki: Koruma adı altında talan!
İzmir'de 240 odalı tatil köyüne tepki: Koruma adı altında talan!
İçeriği Görüntüle

Ekran Görüntüsü 2026 11 04 191829

Yağmur yağıyor ama barajlar neden hemen dolmuyor?

Yağışların baraj seviyelerine etkisi yalnızca kent merkezine düşen yağmur miktarıyla belirlenmiyor. Barajları besleyen akarsu havzalarına düşen yağışın miktarı, süresi, şiddeti, toprağın nem durumu ve suyun yüzey akışına geçme hızı belirleyici oluyor. Uzun süre kurak kalan topraklarda yağışın bir bölümü öncelikle toprağın nem açığını karşılayabiliyor. Toprak nemi arttıkça sonraki yağışların akarsulara ve barajlara ulaşan bölümü de artabiliyor. Ancak bu süreç her havzada aynı hızda gerçekleşmiyor. Toprağın yapısı, eğim ve yağış şiddeti de suyun ne kadarının yüzeyden akacağını belirliyor.

tahtali-su

Prof. Dr. Doğan Yaşar daha önce uyarmıştı

Türkiye Bilimler Akademisi Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, Mayıs 2026'da yaptığı değerlendirmede Tahtalı Barajı'nda yılın ilk aylarında yaşanan yavaş yükselişi toprağın kuraklığıyla ilişkilendirmişti. Yaşar, 26 Ocak'a kadar barajdaki yükselişin sınırlı kaldığını belirterek, “Çünkü toprak suya o kadar açtı. Toprak bu suyu hep çekti” ifadelerini kullanmıştı. Toprağın doygunluğa ulaşmasının ardından barajdaki günlük artışların hızlandığını anlatan Yaşar, yağışların su rezervlerine yansımasında toprak neminin önemine dikkat çekmişti. Yaşar'ın söz konusu değerlendirmesi, 2026 yılının ilk aylarına ilişkin gözlemlerini içeriyor. Kasım ayındaki son dört günlük değişimin doğrudan aynı nedenle yaşandığını söylemek için ise güncel toprak nemi ve havza yağış ölçümlerinin birlikte incelenmesi gerekiyor.

Betonlaşma da yağmur suyunun kaybında etkili

Prof. Dr. Doğan Yaşar, daha önce yaptığı bir başka açıklamada ise kentlerde artan betonlaşmanın yağmur suyunun toprağa sızmasını engellediğine dikkat çekmişti. Yaşar, “Yağmur yağıyor ama su toprağa girmiyor” sözleriyle geçirimsiz yüzeylerin yer altı su kaynaklarının beslenmesini olumsuz etkilediğini vurgulamıştı. Özellikle asfalt ve betonla kaplı alanlarda yağmur suyunun önemli bir bölümü yağmur suyu drenaj sistemleri aracılığıyla akarsulara veya denize taşınabiliyor. Ancak kent merkezindeki bu durum ile Tahtalı Barajı'nın doğal su toplama havzası birbirinden ayrı değerlendirilmeli. Kentteki betonlaşma tek başına Tahtalı'daki son günlerde yaşanan sınırlı artışın nedeni olarak gösterilemiyor.

Yağışın nereye düştüğü kritik önem taşıyor

İzmir merkezinde etkili olan bir sağanak, Tahtalı Barajı'nı besleyen havzada aynı miktarda yağış yaşandığı anlamına gelmiyor. Barajın dolabilmesi için su toplama alanına düşen yağışların dereler ve diğer doğal akış yollarıyla baraj gölüne ulaşması gerekiyor. Ayrıca barajdan içme suyu temini amacıyla yapılan çekimler de toplam su miktarını etkiliyor. Bu nedenle yağışlı günlerde dahi bazı barajlarda doluluk oranı düşebiliyor. Ürkmez ve Alaçatı'da artış görülürken Balçova ve Gördes'te gerileme yaşanması, her havzanın kendi koşullarıyla değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Tahtalı'nın dolması için ne gerekiyor?

Tahtalı Barajı'nın son günlerdeki doluluk oranı, İzmir'in su rezervlerinin yönetiminde yalnızca yağış miktarının değil, yağışın zamana ve havzalara dağılımının da önemli olduğunu gösteriyor. Baraj seviyelerinde belirgin bir yükseliş yaşanabilmesi için havzaya yeterli miktarda yağış düşmesi, bu yağışların akarsular aracılığıyla baraja ulaşması ve su girişinin tüketim ile diğer kayıpları aşması gerekiyor. Önümüzdeki günlerde yaşanacak yağışların Tahtalı üzerindeki gerçek etkisi ise İZSU'nun yeni ölçümleriyle netleşecek.

Kaynak: HABER MERKEZİ