İzmir'in bereketli ovaları bu yıl yalnızca sıcak hava ve kuraklıkla değil, derinleşen ekonomik krizle de mücadele ediyor. Kentin en önemli tarım merkezlerinden Torbalı, Menemen, Bergama, Kınık, Tire, Ödemiş ve Bayındır'da üreticiler artan maliyetler karşısında ürünlerini zararına satıyor, bazı ürünleri ise hasat etmeyi dahi ekonomik bulmuyor. Son günlerde peş peşe çıkan orman yangınları ise tarımın geleceğine yönelik kaygıları daha da artırıyor.

Krizin merkezi Torbalı oldu

Türkiye'nin önemli tarım merkezlerinden Torbalı Ovası'nda sezon buğday hasadıyla başladı ancak üretici daha ilk üründe zarar etti. Toprak Mahsulleri Ofisi'nin buğday için açıkladığı 16,50 TL'lik alım fiyatına rağmen üreticiler ürünlerini serbest piyasada 12,5-13 TL arasında satmak zorunda kaldı. Yaz döneminde karpuz ve sanayilik domateste de tablo değişmedi. Düşük fiyatlar nedeniyle birçok üretici ürününü tarlada bıraktı. Yaklaşan pamuk hasadı öncesinde de endişe büyüyor. Üreticiler, pamuğun maliyetinin en az 15 TL altında alıcı bulduğunu belirtirken, ayçiçeğinde ise fiyat belirsizliği sürüyor.

Aynı tablo Bakırçay Havzası'nda da yaşanıyor

Sorun yalnızca Torbalı ile sınırlı değil. Salçalık domates üretiminin yoğun olduğu Bergama ve Kınık'ta da üreticiler fabrika fiyatlarının maliyetleri karşılamadığını söylüyor. Kilogram başına üretim maliyetinin yaklaşık 5 liraya ulaştığı bölgede fabrikaların düşük alım fiyatı açıklaması ve yüzde 20-30'a varan fire kesintileri nedeniyle çiftçinin eline geçen gelir 3 liraya kadar düşüyor. Bunun üzerine birçok üretici gelecek yıl salçalık domates ekmemeyi tartışıyor.

Küçük Menderes Havzası alarm veriyor

Ödemiş, Tire ve Bayındır'da da benzer bir tablo yaşanıyor. Yazlık karpuzun satış fiyatı, işçilik ve nakliye giderlerinin altında kalınca birçok üretici ürününü tarlada bırakmayı tercih etti. Bölgenin önemli geçim kaynaklarından süt üreticiliğinde de maliyet baskısı artıyor. Elektrik, yem ve mazot fiyatlarındaki yükseliş, çiğ süt fiyatlarının üzerinde seyredince hayvancılık yapan işletmeler de ekonomik olarak zorlanıyor.

Girdi maliyetleri katlandı

İzmirli üreticilerin en büyük şikâyeti ise üretim maliyetleri. Mazot fiyatlarının yaklaşık 80 TL'ye, gübre fiyatlarının ise 30 TL seviyelerine ulaşması, ekimden hasada kadar tüm maliyetleri artırdı. Özellikle sanayilik domateste işçilik ücretlerinin ulaştığı seviyeler nedeniyle elde edilen gelir, çoğu zaman yalnızca hasat masrafını karşılıyor. Bu nedenle birçok üretici ürünü toplamak yerine tarlada bırakmanın daha az zarar ettirdiğini ifade ediyor.

Rekolte var, kazanç yok

2026 sezonunda yağışların olumlu seyretmesi nedeniyle özellikle buğday, arpa ve zeytinde verim geçen yıla göre yükseldi. Zeytinde "var yılı" yaşanırken, birçok üründe tarladaki potansiyel üretim arttı. Ancak yüksek rekolte, üreticinin gelirine yansımadı. Düşük alım fiyatları ve artan hasat maliyetleri nedeniyle ürünün önemli bir bölümü ekonomik olarak pazara sunulamadı. Başka bir ifadeyle tarlada ürün vardı ancak çiftçinin cebine gelir girmedi.

Yangınlar tarımı ikinci kez vuruyor

Ekonomik sorunlara son günlerde orman yangınları da eklendi. Bergama'daki Kozak Yaylası başta olmak üzere Ödemiş, Selçuk, Dikili, Bornova ve çevresindeki yangınlar hem tarım arazilerini hem de üreticilerin geleceğe yönelik umutlarını tehdit ediyor. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın İzmir için yaptığı "yüksek yangın riski" uyarısı sürerken, üreticiler yalnızca ürünlerini değil, zeytinliklerini, hayvanlarını ve yılların emeğini korumaya çalışıyor.

İzmir’de sosyal medya operasyonu
İzmir’de sosyal medya operasyonu
İçeriği Görüntüle

Destek beklentisi büyüyor

Üreticiler, mevcut tabloyla tarımın sürdürülebilir olmadığını dile getirirken gözler Tarım ve Orman Bakanlığı'nın açıklayacağı yeni destek paketlerine çevrildi. Bakanlığın hasat döneminin ardından mazot ve gübre desteklerini güncel maliyetler doğrultusunda yeniden değerlendireceğini açıklaması umut yaratsa da çiftçiler, desteklerin miktarı ve ödeme takviminin bir an önce netleşmesini istiyor. İzmir'in tarım havzalarında ortak görüş ise aynı: Üretim devam ediyor ancak mevcut maliyetler ve fiyat politikaları değişmediği sürece gelecek sezon ekim alanlarının daralması ve birçok üreticinin tarımdan çekilmesi riski her geçen gün büyüyor.

Ekran Görüntüsü 2026 07 30 201131

Kaynak: AJANSLAR