9 EYLÜL TV’de moderatörlüğünü gazeteci Zafer Ertem’in yaptığı ‘Spor Servisi’ programının bu haftaki konuğu eski milli kaleci, kaleci antrenörü ve teknik direktör Ercan Ertemçöz oldu. Çocuk yaşta hayranlıkla izlediği Göztepe efsanesi Ali Artuner’den öğrendiklerini yıllar boyu kendine örnek alan Ertemçöz, kaleciliğin yalnızca top tutmak değil, takımın arkasındaki lider olmak olduğunu hatırlattı. Deneyimli futbol adamına göre günümüzde genç kalecilerin gelişmesinin önündeki en büyük engellerden biri yeterince maç oynayamamak. Ertemçöz “kaleci kaleye geçtikçe gelişir” derken genç kalecilerden deneyim kazanmadan üst düzey performans göstermesinin beklenemeyeceğini de ifade etti.
AZ DAHA GOLCÜ OLACAKTIM
Ercan Ertemçöz futbola mahalle aralarında futbol oynayarak başladığını hep arkadaşlarının boyunun uzun olması nedeniyle kendisini kaleye geçirdiğini söyleyerek söze şöyle başladı. ‘’Sokak aralarında akranlarımızla da büyük ağabeylerle de maç yapardık her fırsatta beni hemen kaleye yerleştirirlerdi. Sonrasında kendimi Göztepe minik takımında buldum. Erdal hoca rahmet olsun bir gün idmanda yanıma geldi, boyumun da uzun olmasından etkilendi sanırım ‘sen santrafor musun evlat’ dedi. Ben ‘Hayır kaleciyim’ dedim, ‘geç o zaman kaleye’ dedi. O anda santraforum desem belki de futbol yaşantım golcü olarak sürecekti. Ama doğru tercih yapmıştım yıllar boyu da bu tercihin güzelliklerini yaşadım. idolüm hep Ali Artuner’di. Onu çocukken Göztepe’nin toprak sahasında çok izlemiştim. Ondan çok şeyler öğrendiğimi anımsıyorum. 17 yaşımda A takım, genç milli takım derken yılları bir bir geride kaldı.’’
KARŞIYAKA HARİÇ, HEPSİNİN KALESİNE GEÇTİM
İzmir’de profesyonelliği doyasıya yaşadığını da hatırlatan Ertemçöz, ‘’ Göztepe’nin 11, Altay’ın 4, İzmirspor ve Altınordu’nun ise 1’er yıl kalesini korudum. Evet yolum Karşıyaka ile hiç kesişmedi ama ben de eşimi Karşıyaka’dan transfer ettim. İzmir kulüplerinde inanılmaz deneyimler ve tecrübeler kazandım. O meşhur 1980-81 sezonundaki Karşıyaka maçında Göztepe kalesindeydim. O maç berabere bitti, şampiyonluk sonraki maçta geldi. Biz Balıkesirspor’u 3-2 yendik ama öldük öldük dirildik. 2-1galipken öyle şanssız bir gol yedim ki sormayın. Ama yıkılmadım, herkese moral veren de ben oldum. Beni hırslı gören arkadaşlarım maça daha çok asıldı. Maçın bitimine 2 dakika kala Sadullah’ın golü her şeyi sildi süpürdü. Karşıyaka Bandırma’da galip gelemeyince şampiyon biz olduk. Bir anda baktım kale önünde bayılmışım. Soyunma odalarına nasıl gittiğimi hatırlamıyorum’’ dedi.

KALECİLİK EN ACIMASIZ POZİSYONDUR
Kaleciliğin futboldaki en acımasız pozisyonlardan biri olduğunu söyleyen Ertemçöz, kalecilerin yaptığı hataların diğer mevkilere göre çok daha ağır sonuçlar doğurduğuna dikkat çekti. Ertemçöz’ün görüşleri şöyle: ‘’Bir hücum oyuncusunun kaçırdığı pozisyonları takım arkadaşları bir şekilde telafi edebilir. Orta saha oyuncusunun hatasını savunma, savunmanın hatasını ise kalecinin kapatabilir. Ancak kaleci hata yaptığında top zaten ağlarla buluşmuştur. Bu nedenle kalecinin 10 kurtarış yapıp tek hata yaptığı maçta bile bütün eleştirilerin o tek hata üzerinden şekillenebilir. Ama forvet öyle mi! Seyirci senin kaçırmandan bıkmaz, nasıl olsa ‘bir şekilde atar’ der. Umut hep tazedir. Golcüye çok prim verilir, futbolun prensleri onlardır. Bir de kalecinin maç boyu konsantrasyonunu aynı seviyede tutması da zordur. Ondan ben de kaleci yalnız adamdır diyorum. Sözün arkasındaki gerçek üstlendiği ağır sorumluluktur.’’
“YETENEK VAR, SABIR YOK!”
Günümüzün teknik direktörü Ertemçöz Türk futbolundaki sabırsızlık tartışmasının kalecileri inanılmaz olumsuz etkilediğini belirtip şu ifadeleri kullandı: ‘’Gerçek şu, konumuz kale olduğuna göre kaleci istediği kadar kaliteli olsun, yetenekli olsun deneyim kazandıracak ortam yaratamazsanız onun gelişmesine tanık olamazsınız. Kaleci filenin önüne geçmek zorunda. Onu sadece antrenmanda denemek de uzun vadeli çözüm değil. Sabırlı olacaksınız. Eğer sizce de yetenekse sınavını da maçta vermeli. Bir kalecinin antrenmanda gösterdiği performansla maç stresini taşıması arasında büyük fark vardır. Genç bir oyuncuya sorumluluk verilmeden A takım seviyesine hazır olup olmadığı anlaşılamaz. Bu nedenle genç kalecilerin hata yapma hakkının da olması gerekir. Benim yıllara dayanan deneyimimden çıkardığım sonuç, ‘oynatmıyorsanız, kaleci yetiştiremezsiniz’ düşüncesidir.’’
REFLEKS YETMEZ, KALECİ TAKIMIN BEYNİ OLMALI.
Modern futbolda kaleciden artık yalnızca top kurtarmasının beklenemeyeceğini belirten Ertemçöz, liderlik özelliğini ön plana çıkardı. Kalecinin savunmayı yönlendirmesi, takım arkadaşlarını uyarması ve oyunun tamamını okuyabilmesi gerektiğini söyledi. Çocukluk yıllarında izlediği efsane kaleci Ali Artuner’i hep örnek gösteren Ertemçöz, kalecinin sahadaki lider rolüne de dikkat çekti ve bunun yanında kuvvet, çabukluk ve kuvvette devamlılığın da kalecinin temel özellikleri arasında bulunduğunu ifade etti. Ertemçöz, ‘’Modern futbolla birlikte kalecileri ayak tekniği de büyük önem kazandı. Hatta günümüz futbolunda kalecinin ayak tekniğinin sahadaki diğer oyuncularından bile daha üst düzey olması gerekir. Bence günümüzde artık kaleciler sadece kaleyi değil, takımın tüm savunmasını yönetmek zorunda olmalıdırlar’’dedi.

YABANCI SERBESTLİĞİ GENÇLERİMİZİN DÜŞMANI
Türk futbolundaki yabancı oyuncu politikasına da açıkça karşı çıkan Ertemçöz, bu konu ile ilgili de görüşleri şöyle: ‘’Gerçek şu, yabancı kaleci ve oyuncu tercihi bizim gençlerimizin en büyük düşmanı. Bizim dönemimizde takımlarda sınırlı sayıda yabancı oyuncu bulunuyordu. Bu durum altyapıdan gelen futbolculara daha fazla fırsat sağlıyordu. adığını söyledi. Bugün yüksek maliyetlerle yabancı futbolcular transfer edilip tercih edilirken genç oyuncular altlarda beklemek zorunda kalıyor. Üstelik yabancı kalecilerin hepsi kaliteli de olmayabiliyor özellikle yabancı kaleciler için transfer kararı performans kriterlerine göre verilmeli. Kalecilerin kurtarış oranları detaylı ölçülmeli. Yani sonuçta milyonları yabancı kalecilere harcarken kendi çocuklarımızı kulübede bekletmek bana doğru gelmiyor. Bugün ‘süper lig’de yer alan takımların kalelerinde görev alan yerli kaleci sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor.’’
ALTYAPI VARMIŞ GİBİ YAPMAK YETMEZ…
Deneyimli teknik adamın Türk futboluna yönelik en çarpıcı mesajlarından birisi de altyapı yatırımları konusunda geldi. Ertemçöz, milyonlarca euroluk transferlerin konuşulduğu bir ortamda altyapının çok daha düşük maliyetlerle futbolcu yetiştirebileceğini savundu.
“En ucuz sermaye altyapıdır” diyen Ertemçöz’ün hedefindeki bir başka başlık ise altyapı organizasyonları oldu. Deneyimli teknik adam görüşlerini şöyle noktaladı: ‘’U18, U17 ve U16 takımlarının bulunması tek başına altyapı sistemi anlamına gelmez. Asıl mesele, A takım ile altyapının aynı futbol anlayışında buluşması gerekir. Profesyonel takım teknik direktörü ile altyapı sorumlularının sürekli iletişim halinde olmalılar. Genç futbolcunun bir sistem içerisinde yetiştirilmeli ve A takıma çıktığında farklı bir futbol anlayışıyla karşılaşmamalı. Bu sistem kurulmadığı sürece de altyapıdan profesyonel takıma oyuncu geçişinin sağlıklı olmaz. Bence altyapı tabelada değil, sahada ve sistemde yaşamalı.’’
Mini yorum
Zafer Ertem
KALECİLERİN DİKKATİNE!...
Ercan hoca ile dostluğumuz 80’lı yıllara dayanır. Biz yeni yetme spor muhabiriyken o Göztepe kalesinde fırtınalar estiriyordu. Yıl 81 ya da 82 idi sanırım, Hürriyet Ege tarafından 20 günlük Göztepe’nin Romanya kampı için görevlendirilmiştim. Göztepe özel turnuvada üç Rumen takımı ile maç yapmış üçünü de kazanmış kalede Ercan hoca turnuvanın yıldızı olmuştu. O günlerden belliydi Ercan Ertemçöz’ün Göztepe’nin efsane kalecileri arasına gireceği. Şanssızlığı İzmir dışına çıkamamasıydı bir şans bulsaydı gelişimi farklı olurdu kesin. Röportajda mesleğine yönelik doneler ve genç kalecilere verdiği mesajlar çok kıymetli, yine 80 milyonluk ülkede hala neden 5-6 Türk kaleci etrafında dönüyoruz sayılarını artıramıyoruzun nedenleri de yanıt buluyor.




