SEMİ TEKTAŞ/İzmir’de Kiraz Devlet Hastanesi’nde yaşandığı öne sürülen olaylar, sağlık sistemine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Bir hekimin resmi ifadesine yansıyan iddialarda, kurum yönetimine yönelik ciddi suçlamalar yer aldı. Söz konusu ifadeye göre, hastane yönetiminin çalışanlar üzerinde baskı kurduğu, usulsüz uygulamaların hayata geçirildiği ve hastane koşullarında önemli eksiklikler bulunduğu öne sürüldü. İddiaların hem çalışan güvenliği hem de hasta hakları açısından dikkat çekici olduğu değerlendiriliyor. İddialar arasında, hekime sahte rapor yazdırılmak istendiği yönündeki beyan da yer aldı. Bu talebi reddeden hekimin daha sonra başka bir hastaneye görevlendirildiği ileri sürüldü. Hekimin yaşanan sürecin ardından Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) şikâyette bulunduğu, ayrıca Bayındır Devlet Hastanesi Başhekimliği’ne de ifade verdiği öğrenildi.

“MİT bağlantısı” ve psikolojik baskı

İfadede, hastane yöneticisinin MİT bağlantısı olduğu izlenimi vererek çalışanlar üzerinde baskı kurduğu öne sürüldü. Çalışanların “odaların dinlendiği” yönünde uyarıldığı ve bu durumun kurum içinde tedirginliğe yol açtığı ifade edildi.

“Sahte rapor baskısı” ve yalnızlaştırma

Hekim, sahte rapor yazmayı reddettiği gerekçesiyle hedef alındığını ve yalnızlaştırıldığını öne sürerken birlikte çalışan sağlık personeli de dolaylı baskıya maruz kaldı.

İzmirliler dikkat! 6 Mayıs'ta 12 ilçede elektrikler kesilecek
İzmirliler dikkat! 6 Mayıs'ta 12 ilçede elektrikler kesilecek
İçeriği Görüntüle

“Menfaat karşılığı işlem”

İfadede, bazı işlemler karşılığında köylülerden menfaat talep edildiği yönünde duyumlar aktarıldı. Ayrıca hastane araçlarının kişisel kullanımda yer aldığı ve resmi imkânların amacı dışında kullanıldığı öne sürüldü. Hastane çalışanlarının, yöneticilerin özel işlerinde görevlendirildiği ve bu kapsamda teknik personelin inşaat ve tarımsal işlerde kullanıldığı ileri sürüldü.

“Deprem yardımları engellendi”

6 Şubat depreminin ardından başlatılan yardım faaliyetlerinin engellendiği de iddialar arasında yer aldı. Yardım organizasyonlarının kapatılması yönünde talimat verildiği öne sürüldü. Hekim, başka bir hastaneye gönderilmesini usulsüz görevlendirme olarak nitelendirilirken ayrıca uzman eksikliğine rağmen başka bir ilçeye görevlendirilmesinin mevzuata aykırı olduğu savunuldu.

“Tehdit” ve şiddet girişimi

İfade tutanağında, yöneticinin bir eğlence mekânı üzerinden hekime yönelik şiddet girişiminde bulunmak istediği yönünde bilgilerde yer aldı.

Döner sermaye ve mali denetim iddiaları

Döner sermaye sistemine ilişkin kurulun oluşturulmadığı ve ödemelerin denetimsiz yapıldığı ileri sürüldü. Ayrıca bazı işlemlerin başka hastaneler üzerinden yürütüldüğü de ifade yer aldı. Mahkeme kararının uygulanmaması nedeniyle icra süreci başlatıldığı ve bu süreçte devletin yaklaşık 65 bin TL zarara uğratıldığı belirtildi.

Kamera görüntüleri tartışması

Acil serviste yaşanan bir olay sonrası kamera kayıtlarının, yetkisiz kişilere izletildiği öne sürüldü. Bu durumun hem bilgi güvenliği ihlali hem de sağlık çalışanlarının güvenliği açısından risk oluşturduğu ifade edildi.

Yangın sonrası malzemeler nereye gitti?

Hastanede çıkan yangın sonrası sağlam kalan bazı malzemelerin akıbetine ilişkin soru işaretleri de ifade tutanağında yer aldı. Bu malzemelerin hastane dışına çıkarılmış olabileceği öne sürüldü.

Sahte belge düzenlendi

Hekimin sözleşmesinin yenilenmemesi sürecinde sahte belge düzenlendiği iddiası da dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı.

“Tuvalet yok, su yok”

İfade tutanağında, hastanede altyapı eksiklikleri de dikkat çekti. Uzman sayısının sınırlı olmasına rağmen tuvalet yetersizliği yaşandığı, ayrıca mesai sonrası ve hafta sonu içme suyu bulunamadığı ve hastanenin tek asansörünün uzun süre çalışmadığı ve bu durumun hasta sevklerinde ciddi sorunlara yol açtığı belirtildi. Özellikle ağır hastaların taşınmasında büyük zorluk yaşandığı ifade edildi.

Muhabir: SEMİ TEKTAŞ